Dijital Pazarlama Bloğu; Clicks’us Digital olarak kahve molalarınızı değerlendirmeniz için oluşturduğumuz güncel marketing yazılarımız.

4 Altın Bilgi ile Landing Page Optimizasyonu

4 Altın Bilgi ile Landing Page Optimizasyonu yazımda aslında performans reklamları ile uğraşan herkesin bildiği fakat genelde ihmal edilen detaylardan oluşan optimizasyonlardan bahsedeceğim. Bu sebeple makalenin başlığını “4 Altın Bilgi ile Landing Page Optimizasyonu” olarak belirledik.

Müşterilerimiz için ayda binlerce lira CPC ve CPL reklamlara yatırım yapıyoruz. Bu yüzden sürekli olarak Landing Page tarafında kendimizi geliştirmek zorundayız. Asıl sorun kaliteli ve göze hoş gözüken bir Landing Page’den ziyade dönüşüm alabilecek bir varış sayfası oluşturmak oluyor.

Reklamlar ve kampanyalar araçlar tarafında belirli bir noktaya geldikten sonra, daha fazla optimize edilecek durum kalmayınca işin teknik tarafta daha fazla neler yapabilirim boyutu kalıyor. Bu boyuta kadar geldiyseniz herşey şimdi daha zor diyebilirim.

Bu durumda sizin işinizi kolaylaştıracak bazı bilgiler verelim bakalım…

Öncelikle sanmıyorum ama hiç bilmeyen varsa eğer ;

LP ( Varış Sayfası, Sonuç Sayfası ) Nedir ?

kısaca LP olarak yazımızın bundan sonraki tarafında devam edecek olduğumuz, web sitemize yönlendirdiğimiz ziyaretçileri yönlendirdiğimiz sayfalardır. Yüksek performanslı reklamlar yönetiyorsanız, ana siteye ziyaretçi yönlendirmek her zaman işinize gelmeyebilir. Çünkü her bir tekil ziyaret çok önemlidir ve bunların dönüşüm gerçekleştirmesi için her yolu denersiniz. Ay sonu rakamlarda % 1 + 1 – oynama bile performansınızı ve hedeflerinizi ciddi olarak etkileyecektir. Genellikle çok fazla reklamlarını gördüğünüz markalar LP kullanır. açık ve ya kapalı bir form ile data toplama gayreti gösterirler. Bütün performans buna göre ölçüler. Zaten diğer türlü performansdan ziyade biraz süreç branding olarak adlandırılabilir.

LP ne demek kavradığımızı düşünüyorum; şimdi gelelim en eğlenceli taraflara…

Daha fazla performans için taktiklere gelecek olursak;

1- Otomatik doldurulan alanlar

Sadece bize özgü bir durum değil, internette hepimiz tembeliz. İlk bakışta belki Türk insanına çok yakışan bir özellik olsa bile, Dünyanın her yerinde bu durum bu şekilde. İnsanlar kendilerine çok çok faydalı olduğuna inanmadığı anlarda, zaman harcayarak sitede vakit dahi geçirmezler. Vakit geçirmekten ziyade biz e-posta,telefon gibi bilgilerinide bizlerle paylaşmalarını istediğimiz noktada, bütün bu süreçleri çabucak yapabilecekleri bir yapı oluşturmak durumundayız.

Genel bir kural olarak, kullanıcıya bir işlemi yapmanız ve tamamlamanız ne kadar basit olursa, kullanıcıların daha fazla harekete geçmesi ve o işlemi tamamlaması o kadar çok olasıdır.
“Form alanlarını otomatik seçme” seçeneğini etkinleştirmek bu fikrin harekete geçirilmesine mükemmel bir örnektir. Açılış sayfasına ulaştığınızı ve şu formlardan birini gördüğünüzü düşünün.

Yukarıda bulunan örneğe iyice baktığımızda bir fark göremiyor olabilir. Ama burada süreç kayıt olmak için formu doldurmaya başladığımızda anlaşılıyor. Tıpkı Google, Facebook, Youtube gibi büyük sitelerin arama mantığı ile aynıdır. Dünyada otomatik tamamlama olarak bilinen bu durum biz internet kullanıcıların üşengeçliğinden ötürü ortaya çıkan tatlı bir durumdur ve bunu kabul edelim hepimiz severiz.

Bu doğrultuda ilk adım olarak kolay doldurulabilir, mümkünse full otomatik tamamlanan formlar oluşturmak ilk tüyomuz olacak.

Wishpond’in Pazarlama Müdürü Kevin Ho’nun analizine göre otomatik dolduran ve otomatik doldurulmayan alanlar ile ilgili yapılan A/B testleri sonucu %56’lık bir dönüşüm farkı olduğu ortaya çıkmış. Rakam inanılmaz değil mi? Ufak bir detay ama bütün performansınızı etkileyebilir.

2- Tıklayınca açılan pop-uplar

Form alanlarını optimize ederken hepimizin aklından “Acaba e-posta çok mu gereksiz oldu?” , “Telefon numarasını istemezsek eğer, daha mı çok lead toplarız” gibi fikirler geçmiştir. Peki komple form alanlarını kapatım bir buton koyma fikrini hiç düşündümüz mü?

Bu durum görsel anlamda bize yer kazandıracak, yani kocaman bir form alanı yerine ufak bir bilgi ve CTA butonu ekleme firsatı sağlayacak. Ve aklımızda şu olacak, bu sayfaya kadar gelmiş bir kullanıcı bir üzerine sizin yazdığınız CTA butonuna basarak harekete geçiyorsa, o formu doldurmadan bırakmaz. Tabi 1.maddede söylediklerimide dikkate almak gerekiyor.

yani demek istediğim tam olarak bu resimde gördüğünüz gibi. Bir çarpıcı test sonuç resminide hemen şimdi paylaşıyorum.

Buradan çıkartacağımız tek bir net sonuç varsa o şudur ; Kullanıcılar neye dönüşüm yapacağını bilerek formu açarsa, daha fazla dönüşüm elde ederiz. “Hemen E-kitabı İndir!” , “Uygulamayı Ücretsiz Yükle” ,”Şimdi Üye Ol” gibi CTA butonlarını oluştururken gerçekten kullanıcılara hayal satmak yerine ciddi anlamda bu butona basarsanız size bu havuçu sunacağız dememiz gerekmekte. Diğer türlü bu dataların ve test sonuçlarının emin olun hiç bir anlamı yok.

3- Kullanıcı deneyimlerini takip edin

Ciddi bir reklam bütçeniz var ve bunun çöpe gitmesini istemiyorsanız, sitenize gelen trafiğin efektifliğinden emin olamıyorsanız. Her koşulda bu trafiği güzel analiz etmeniz gerekmektedir. Son zamanlarda bu konu ile ilgili bir çok ek araç çıkıyor. Bu gibi durumları ücretsiz olarak yandex metrica ile bile yapabilirsiniz. Daha profesyonel bir şey istiyorsanız Hotjar bu konuda şu sıralar çok popüler. Direkt olarak kullanıcıların neler yaptığını / neler yapmadığını / neler yapamadığını! video olarak ekran görüntüsü kaydı alarak dahi size sunabilir.

Bütün bu veriler ışığında CTA butonunu, Başlık yazınızı nerelere koyacağınıza karar vermek size kalıyor. Bizim gibi dataları seviyorsanız. Bu araçlar her zaman yan cebinizde bulunmalı. Yandex Metrica’nın da dediği gibi “Çok Yönlü Web Analizi!”

4- Ayrılırkan Pop-up gösterme

Web sitenizi ziyaret eden kullanıcılara onlar tam sayfanızdan çıkarken pop-up göstermek mantıklı bir çözüm. Ama bunun kendi içerisinde dikkat edilmesi gereken yanları var. Kullanıcıya spam yapmamak gibi mesela,

Bu ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Ama şaşmaz bir gerçek varki insan psikolojisi bilmiyorsanız satış yapamazsınız. Satış aslına bakarsanız sadece dışarıda birilerini ikna etme sanatı değildir. Web sayfanıza kadar gelmiş bir ziyaretçiyi, belki potansiyel bir müşteriyi ikna ederek bilgilerini alabilme sanatıdır.

Pop-up olarak bir CTA gösteriyorsanız sağ üst köşede açık bir şekilde çıkış simgesi bulundurmak hem alttaki sayfanıza değer katacak, hem insanları zorlamayarak, zararlı bir marka izleniminden sizi kurtaracak. İnternet çöplüğünde çok fazla spam trafik bulunuyor. Herkes bu durumlara aşina. Bu sebepten kalitenizden ödün vermeyerek lead toplama konusunda fark yaratabilirsiniz.

Nasıl bir pop-up koyacağınızı tahmin etmek için  3.maddeye geri giderek tam olarak çıkışlar nerede yaşanıyor tespit etmeniz gerekiyor. Örnek olarak bir e-ticaret sitesi yönetiyorsanız ve çıkışların büyük çoğunluğu Sepette gerçekleşiyorsa burada bir güven sorunu var demektir, ya da tatmin edilemeyen müşteriler bulunuyor anlamına geler bu durumda “x ürünüde sepetine ekle %10 indirim kazan” tarzında bir CTA ile yönelmek kullanıcıyı tekrar sitenizde tutmaya yetebilir. Aynı örnekten gidersek eğer tam ödeme adımında çıkış işlemi gerçekleşiyorsa belki kredi kartı ile ödemek istemeyen ama kapıda ödeme seçeneğiniz yok diye giden kullanıcılardan bahsediyoruzdur. Bunlara “Kredi kartı ile ilk alışverişte kargo bedava” diyebiliriz.

Elbette bütün bunları net olarak söylemek için çıkışların hangi sayfalardan yapıldığını, çıkan kullanıcıların demografik olarak ortak özelliklerini ve daha bir çok metriği iyice analiz etmek gerekiyor. Bir çırpıda yazıldığı kadar kolay olmayan bu analizler, ilerde markanız ve satışlarınız için büyük yatırım olacaktır.

Google, Google Search Console Yeni Tasarımını Denetiyor!

Şimdilik bütün Google Search Console kullanıcılarına olmasa bile test grubunda olan kullanıcılara Google yeni arayüzü ufak ufak test ettiriyor. Bizim hesaplarımızdan bazılarına bu tarz bir uyarı gelmiş. Sizlere Google Search Console Yeni Tasarımı ile ilgili bir kaç görsel sunmak isteriz.

Search Console Yenileniyor!

Google Search Console yeni arayüzü, bir yıldan kısa bir süre önce piyasaya sürülecek gibi duruyor. Yenilenen yapıda en çok dikkatimizi çeken mobil ağırlıklı hata ayıklama seçeneklerinin bulunması. Mobile uygun test seçenekleri , AMP istatistikleri gibi neredeyse tamamen mobile ağırlık vermiş bir Search Console karşımıza çıkıyor.

Bazı kullanıcılara çok daha önceden sunulan test hesabı Türkiye’de yeni yeni tanıtılmaya başlandı. Gelen mesajı aşağıda iletecek olursak ;

Dear site owner,
Thank you for using Search Console!
We are currently asking users for feedback to understand your experience with the AMP issues / report in the beta version of the new Search Console.
We would appreciate it if you could take some time to complete this survey.
Thanks, The Search Console team

AMP Önemi

Bize gelen yenilik duyurusunda görüldüğü gibi, bizim test etmemiz için sunulan kısım AMP kısmı 🙂 Sizin için ekran görüntülerini paylaşalım.

Search Console Ana Ekranı

AMP-HATA

Search Console’un yeni arayüzü On-Page bir SEO aracını andırıyor. Ortak çalışma, İstatistik verileri, Düzeltilen hatalar gibi bir çok yeni özellik bizi bekliyor.

 

HTTP’den HTTPS’ye Geçiş Hakkında

Google-SSL

Https’ye geçiş ile ilgili Search Console’de bilgilendirme yapıldı. Google geçtiğimiz hafta itibariyle Webmaster Search Console‘de site yöneticilerine SSL‘e dair bir mesaj iletti. Http kullanan sitelerin Https’ye geçmesi ile ilgili iletilen bu mesajda Ekim 2017 itibari ile Google Chrome’n SSL’e sahip olmayan sitelerde uyarı göstereceği bildirildi. Kısacası Google artık SSL sertifikasını zorunlu hale getirmek için bir adım daha attı. Daha önceki yıllarda da SSL’in SEO‘ya etkisini 2014 yılında yayınlandığı “HTTPS as a ranking signal” başlıklı makalesinde takipçileri ile paylaşmıştı. Zaman içerisinde SSL’e verilen değer çeşitli güncellemelerle daha da belirgin hale gelmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde de SSL’i zorunlu hale getirebilmek açısından bir adım daha atarak site sahiplerine Https’ye geçmeleri yönünde bir uyarı yaptı diyebiliriz.

İşte Webmaster Search Console‘deki Mesaj ;

Ekim 2017 SSL

Bu açıklamadan ile ilgili olan  Search Console yardım sayfasında Https’in önerildiğini  açıkça görebilirsiniz.  Ek olarak Https’in kullanımı ve uygulanması ile ilgili bilgilere de ulaşabilirsiniz.

Peki Google Neden SSL’i Zorunlu Hale Getirmeye Çalışıyor Olabilir?

Aslında Https protokolü siteden ziyade kullanıcıyı korumaya yönelik bir güvenlik sistemidir. Google, SERP’te yer alan sitelerin kullanıcı güvenliğine önem verdiğini görmek istiyor olabilir. Dolayısıyla veri gizliliği kapsamında kullanıcı verilerinin güvenliği ve gizliliği konusunda hassas davranıyor olabilir. Bu yüzden de SSL’i zorunlu hale getirmek için adımlar atıyor olabilir.

Http’den Https’ye Geçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

SSL’e Geçiş Nasıl Olmalıdır?

Bir SSL sertifikasının siteye entegrasyonu sırasında dikkatli olunmalıdır. Yanlış veya eksik yapılan işlemler hem motivasyon kaybına hem de maddi kayıplara yol açabilir.

  • Tüm site kayıpsız bir şekilde SSL’e geçilmelidir.
  • SSL yönlendirmesi 301 kalıcı yönlendirme ile yapılmalıdır.
  • Standart sertifika 128 bit ve 256 bit veri şifreleme özelliğine sahiptir. Eğer kapsamlı ve büyük bir siteniz yoksa standart SSL kullanabilirsiniz.
  • Wildcard sertifika site ile birlikte tüm subdomainlerinizi de kapsayabilecek bir imkan sunar. Eğer büyük ve kapsamlı bir siteniz varsa Wildcard SSL kullanmalısınız.
  • SSL sertifikasının geçerlilik süresi önemlidir. Süre bitmeden uzatılmalıdır.
  • Sertifika kullanılan adres için alınmalıdır. Yani www.orneksite.com’u mu kullanıyorsunuz yoksa orneksite.com’u mu kullanıyorsunuz veya kullanacaksınız buna karar verip o şekilde alınmalıdır. Aksi takdirde sorunlar çıkabilir.
  • SSL’e geçtikten sonra Google Analytics kullanıyorsanızYönetici – Mülk Ayarları” bölümünde bulunan “Varsayılan URL” bölümünü “HTTPS” olarak güncellemeyi unutmayın.
  • Sitemap.xml ve Robots.txt kontrollerinizi yapın.
  • Search console’a SSL sertifikalı versiyonunu ekleyin. Ancak burada dikkat edilmesi gereken çoğu sitede canonical yapısı sayfaların kendinedir. Dolayısıyla Google’a baz almasını söyleyeceğiniz linki bildiren bu yapıyı Https’ye çevirdikten sonra Search Console ayarlarını gerçekleştirin ve bir süre Http olan yapıyı silmeyin.
  • Google’de “SSL Test” diye arattığınızda bir çok SSL test platformu çıkıyor. Bu platformlar aracılığı ile SSL’i test edebilirsiniz.
  • Http’den Https’ye geçtikten sonra Search Console’u daha sık ziyaret edip “Tarama Hataları” bölümünde SSL kaynaklı bir hata var mı yok mu kontrollerinizi yapmayı unutmayın.

Http’den Https’e geçiş ile ilgili benim unuttuğum veya sizin eklemek istediğiniz olursa aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz.

Google-SSL

SSL’e geçmeyi de unutmayın… 🙂

Mükemmel İşletme Instagramı İçin İpuçları

Kevin Systrom, Instagram’ı 2012’de 1 milyar dolara sattığında, severek kullandığımız Instagram bugün geldiği halinden uzak bir noktadaydı. Zaman içerisinde fazlasıyla büyüyen ve gelişen Instagram, sosyal medyanın kale platformlarından biri olmayı ve hayatımızın tam ortasına girmeyi başardı. Her yeni çıkan özellik bizleri daha fazla Instagram kullanmaya itti. Hatta Türkiye’de InstaStory kullanımı bu sene içinde çıkmasına rağmen yoğunluğu ile Instagram yönetimini dahi şaşırtmış durumda.

2017 itibariyle dev platformun istatistikleri şu şekilde ;

  • 700 milyon aktif instagram kullanıcısı
  • Günlük 400 milyon tekil kullanıcı
  • 250 milyon aktif günlük InstaStory kullanıcısı.

Rakamlar çılgınca gelebilir. Cümlenin başında Kevin Systrom’a atıfta bulunmamızın sebebi bu. Kim bilebilirdi bu denli bir platforma dönüşeceği.

Fakat yazımı “Mükemmel İşletme Instagramı İçin İpuçları” seçmemin asıl temel sebebi, kullanıcıların % 80’inin Instagram’da bir işi & işletmeyi takip etmesi ve bu da potansiyelini bir sosyal paylaşım platformundan öte pazarlama platformu olabileceğini gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.

Birçok işletme için sorulması gereken soru öncelikle görsel içeriğe odaklanan bir uygulama üzerindeki satış etkisini en üst düzeye çıkarmak için pazarlama stratejilerini nasıl olmalıdır?

İşletmeler için Instagram yazımızda, herhangi bir işletmenin marka bilinirliğini artırmak, potansiyel müşterileri çekmek ve topluluğun etkileşime geçmesi için teşvik etmek için Instagram’ı nasıl kullanabileceği konusunda bilgi edineceğiz.

Instagram’a İşletmenizi Kaydetme

İşletmenizin Instagram’da olması avantajlarını elde etmek için önce aşağıdaki adımlarla uygulayama kayıt olmanız gerekiyor. Instagram’a kayıt olmak için tıklayın.

  1. Instagram’ı edinip, Email adresiniz ile kayıt olun.
  2. Ücretsiz bir işletme profili oluşturun.
  3. Mesai saatleri, adres ve ilgili iletişim bilgileri gibi bilgileri ekleyin.
  4. Paylaşıma başlayın

Bitti. Bu kadar 🙂 Buraya kadar işlemler oldukça hızlı ve kolay. Ünlüler, ev markaları veya tanınmış kişiler, hesaplarında doğrulanmış bir rozet alabilir; Bu açıdan işletmeniz için rozet almanız önemli. Instagram’ın belli şartları var. Arada bir aracı yok direkt olarak Instagram ile iletişime geçerek rozet sahibi olabiliyorsunuz.

Bu konuyla ilgili verebileceğimiz tek tüyo, web sitesi ve diğer sosyal medya hesaplarının bağlı ve ilişkili olması olabilir.

Instagram hesabını edindiğinize göre, topluluğunuzu yönetmeye hazırsınız demektir. O zaman başlayalım…

İşletmeniz için Instagram Neden Önemlidir?

  • Görsel içerikler, yazılı içeriklere göre %65 daha fazla akılda kalıcı oluyor.
  • Bütün küresel internet tüketiminin %80’i video olarak biliniyor.
  • Günümüzün modern tüketicileri bir satış işlemi gerçekleştirmeden önce video analizleri değerlendiriyor.(kendinizden pay biçin)

Facebook içinde işletme sayfaları oldukça önemli fakat Instagram üzerinden yapılan paylaşımların daha çok yerine ulaştığı aşikar. 10 kat daha fazla görünüyor!

Instagram’a kayıt olmak için tıklayın.

Sanıyorum Instagram’ın işletmeler için önemi net olarak anlaşıldı. Şimdi başlayabiliriz.

İşletmeniz veya Ürünleriniz için Markalı Hashtag Oluşturun

Ürününüzü kullanan kullanıcılara, ürününüzü kullandıklarında fotoğraflarında etiketlemek için kısa ve hatırlaması kolay bir #hashtag verin. Örneğin, Redbull’un #PutaCanOnIt, Instagram ve Twitter’da tamamen viral bir şekilde büyüdü.

Hashtag İçin Araştırma Yapın

Neyse ki, Instagram ile ilgili hashtag araştırmak oldukça basittir. İşletmenizle alakalı hangi hash tag’ları en çok kullandığınızı yalnızca yazarak aratın, sonuçlar direkt karşınıza çıkacaktır. Bunu daha profesyonel şekilde yapmak isterseniz bu durumu çözmesi için geliştirilen bir çok analiz aracı mevcuttur. Bunları deneyebilirsiniz. Çünkü burada bulunan asıl risk sahiplenmek istediğiniz hashtag’in daha önce başka bir marka tarafından sahiplenmiş olup / olmamasıdır. Eğer böyle bir negatif sürece giderseniz bu işin içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Daha önce hiç kullanılmamış bir etiket belirlemek bu kampanyaların başlangıcı için önemlidir. Aksi halde başlamadan biter.
Mesela alttaki resim, ne kadar kötü ve itibar zedeleyici değil mi ?

Instagram Bio’yu Mantıklı Kullanın

Biliyorsunuz Instagram üzerinden link çıkışı yapılmıyor. (bio hariç) İşyerinizdeki özel tekliflere, yarışmalara veya hediye fırsatlarına bağlantıları sadece Instagram Bio kısmına koyabiliyorsunuz. Bu kısımda bu tarz fırsatlara yer vermek, kullanıcıları sizi takip etmeye teşvik edecektir. Ayrıca, dikkat çekici hashtag’ınızı bir kampanyaya burada yer verebilirsiniz. Genelde çoğu kişi gönderinin altına “bioda bulunan linke tıklayın” şeklinde yönlendirmeler yapar. Bu da mantıklıdır. Bunları atlamamak gerekiyor. Çünkü timeline’a biodaki link düşmediği için timeline’a düşen yaratıcı bir resimin altından linke yönlendirme yaparak sitenize trafik sağlayabilirsiniz.

Tutarlı Olun

Daha önce Sosyal Medya Yöneticisi ile ilgili Altın kurallar yazımızda değinmiştik. Bu kısımı dikkatlice okumanızı öneririz.

Trendleri Takip Edin

Realtime Marketing kolay bir iş değildir. Fakat gündemi ve trendleri takip eden bir Sosyal Medya Yöneticisi, aslında zaten gündemin içinde olduğu için viral etki yaratacak içerikler hazırlamakta çok fazla zorlanmayacaktır. Biraz yaratıcılık, biraz tasarım, zekice bir metin… işlem tamam.

InstaStory Kullanın

Instagram hikayelerinin kullanımını ve izlenme sayılarını yazımızın başında belirtmiştik. Burası bir cevher, burası bir pazar yeri 🙂 Tekrar değinmek gerekirse, Instagram öyküleri Snapchat’ın günlük kullanıcı sayısını (250 milyon günlük kullanıcı sayısını) aştı. Storyler yalnızca 24 saatlik bir süre boyunca bulunmakla birlikte, kısa ömürlü olmaları Instagram’ı kullanan işletmeler için bir avantaj olabilir. Burada strateji geliştirmek artık size kalmış durumda. 24 saatlik kampanyalar, özel günler vb.. Ek olarak onaylı ve 10.000 takipçi üzerindeki hesaplar InstaStory üzerinden link verebilmekte. En can alıcı kısım burası. Daha fazla methetmeye gerek yok sanırım…

Yüksek Kaliteli Resimler Kullanın

Aslında olayın doğası gereği, yani Instagram mecrasının iletişimi gereği bunu yapmamız gerekiyor. Bilindiği gibi bir resim paylaşım platformu. Paylaşmaya değer göreceğiniz resimleri paylaşın ya da şöyle diyelim kitlenizin görmesine değer olacak resimeler paylaşın. Sevilen bir Instagram sayfası olmak sadece işin ticari boyutu değil organik takipçi anlamında fayda sağlayacaktır.

Daha Fazla…

  • Çalışanlarınızın, işletmenizin hayvanları varsa, bunları paylaşın. İnsanlar hayvanlara bayılır!
  • Web sitenizin mobil anlamda kullanıcı deneyiminin üst seviyede olduğuna emin olun. Instagram’dan göndereceğiniz trafiğin tümü mobil olacağı için bu kısım oldukça önemli. https://www.clicksus.com/blog/mobil-seo-4-adimda-basari/ bu bağlantı kısa vadade işinizi görecektir.
  • Takipçilerinize önemli kilometre taşlarını anlatın. Yeni ofis, yeni ekip elemanı, iş ilanı, yeni alınan iş, yeni tasarlanan ürün gibi. İnsanlar merak ediyor!

Bütün bu veriler sonrasında sizin işletmeniz hala Instagram kullanmıyorsa hemen şimdi başlayın.

3 Altın Kural: Daha İyi Sosyal Medya Yöneticisi Olun!

Sosyal Medya Topluluk yöneticisi olarak asıl amacınız, markanızı sosyal paylaşım ağlarında savunmak, potansiyel müşterileri çevrimiçi bir toplulukta bulup meşgul etmek ve müşterinin markayla olan ilişkisini derinleştirmektir. Kulağa kolay geliyor değil mi? Herkes yapar gibi düşünüyorsunuz. Fakat göründüğü kadar elbette basit değil!

Topluluk yönetimi zorludur. Topluluğu anlamak, dinlemek, iletişimi sürekli sağlamak zorludur.

Aslında bir markanın sosyal medya iletişimini yönetmeye başladığınızda, müşteri beklentileri gittikçe daha zorlayıcı hale geliyor ve müşteri marka bilinirliğini bu zamana kadar olduğundan daha fazla kontrol ediyor. (bu en doğal hakkı.)

Sosyal Medya Topluluk Yöneticisi olarak, markanın topluluğunu yalnızca markayla ilişkilendirmekle kalmaz aynı zamanda topluluk genelinde markanın hedeflerine yine markanın iletişim dili ile ulaşmak önemlidir. Bütün bu süreçlerin yönetimi sorumluluk ve titizlik gerektiriyor.

İyi Müşteri Deneyimi Oluşturun

Aşırı yoğun bir dünyada yaşıyoruz, burada kullanıcılar sınırsız içeriğin dengesinde kaybolabiliyorlar. Bir gün içerisinde standart bir internet & sosyal medya kullanıcısı sayısız kampanya ve söylem görebiliyor. Hayatın akışında sizin markanızın iletişimi burada kaybolabilir. Bütün bu kargaşa aslında insanların tam aradıklarını, ihtiyaç duyduklarında bulmalarını zorlaştırıyor. İyi bir müşteri deneyimi oluşturmak için, müşterilerin markanızın içeriğini kolayca tanımlayabilmesi ve markanın diline aşina olması gereklidir. Sosyal medya kullanıcısının, sizin markanız olduğunu anlayabilmesi, ayırabilmesi için tutarlı marka mesajları, benzer bir görünüm ve his sağlamalısınız. Her platformda mesajlaşma ve içeriğin türünü o belirli platformu kullanarak kitleye hazırlayın. kısaca dijital reklamcılığın altın kuralı olan “Doğru kişiye, Doğru zamanda, Doğru mesajla” mottosu ile çalışmaları sürdürün. Tutarsız davranışlar sosyal medyada konumlanmayı zorlaştırmaktadır. Toparlamak gerekirse bir marka diliniz olsun. ( Ülker ve mutluluk gibi.)

Sohbete Teşvik Edin

Sosyal medya ağları için hazırlanmış pek çok mesaj türü vardır ve her ağ, belirli bir mesajlaşma tipiyle daha uyumludur. Her durumda, müşterinin mesajı değerli ve ihtiyaçlarına göre alakalı bulması önemlidir. Facebook üzerinde paylaştığınız metin LinkedIN için hiç uyumlu olmayabilir. Öncelikle bu metinleri dikkatli seçmek ve her mecranın kendi kitlesi ve alışkanlıklarına göre topluluğu markanızla etkileşime sokabilecek yapıda güncellemeler paylaşmalısınız. Bunun dışında özel günlerde verilen özel gün mesajları aslında herkesin yaptığının bir tık üstüne çıkmalısınız. 23 Nisan günü herkes aynı metni paylaşıyor. Siz bunu farklılaştırmayı ve viral etki yaratmayı deneyin! Emin olun bu konularda farklılık göstermek sizleri 1 adım öne taşıyacaktır.

İtibarı Geliştirmek İçin Verileri Kullanın

Her sosyal medya platformunda, itibar yönetimi yapmak için elbette mevcut olan itibarı ölçmek gerekmektedir. Bütün bunları ölçümlemek için çok sayıda analiz aracı bulunuyor. Bu araçları sık sık kullanın, kitleniz hakkında daha fazla fikir sahibi olun. Yaş, cinsiyet, sıklıklı yaptıkları eylemler, sizle beraber beğendikleri sayfalar gibi… Bu anlayışları bir başlangıç ​​ve sürekli etkileşim ölçütü olarak kullanın.

Diğer yandan sosyal medya analiz araçları, markanızın başarıyı nasıl ölçtüğünü anlamanıza yardımcı olur ve çabalarınızın başarılı olup olmadığını öğrenir, iyileştirme fırsatı verir ve size uygulanabilirlik sağlamak için bilgi verir. Kısacası KPI… Marka için bir KPI şablonu belirleyin ve bunu sürekli takip edin. Başarılı olup olmadığını açık yüreklilik ile ölçün, bunu tekrar edin.. En iyisini buluna kadar.

Görüyorsunuz değil mi? Sanıldığı kadar kolay değilmiş…

Başarıyı ölçmenize yardımcı olacak birkaç analitik araçların bir listesi:
Google Analytics – reklam yatırım getirinizi ölçmenizi ve sosyal ağ sitelerini izlemenizi sağlar.
Sprout Social – değerli eğilimleri ortaya çıkarmak için sosyal medya yönetimi bilgilerinizi izlemenize, ölçmenize ve bunlarla etkileşime girmenize yardımcı olur.
Hootsuite – tüm sosyal medya pazarlama çabalarınızı tek bir gösterge panosundan yöneterek zaman kazanmanızı sağlar.
Sprinklr – müşterileriniz için daha iyi ve kişisel deneyimler yaratmak için müşteri odaklı ekipleri bir araya getiren bir sosyal katılım platformudur.
Bit.ly – size Webin çevresindeki sık kullanılan bağlantılarınızı kısaltmak, paylaşmak, yönetmek ve analiz etmek için.

Hepsini Bir Araya Getirin

Tabii, zaten yoğun olan programda itibar yönetimi için bu görevinizi yerine getirmek zor olacaktır. Yukarıda yazılan maddeler 3 değil 33 bile olabilir. Ama iyi bir başlangıç yapmak istiyorsak bu temel maddeler üzerine yoğunlaşmak fayda sağlayacaktır. Sosyal Medya Müşteri topluluğunuz ve markanız arasındaki bağlantıyı daha fazla güçlendirmek istiyorsanız emin olun fazlasını yapmanız gerekecektir.

Faydalı 3 SEO Chrome Eklentisi

SEO meraklılarının dikkatini çekecek bu eklentilerle SEO’ya dair gerçekleştireceğiniz aksiyonları bilimsel verilere dayandırabilir ve hataları açıkça görebilirsiniz. Genel olarak kullanılan pek çok SEO aracı mevcut tabi ki ancak daha pratik ve daha hızlı çalışma yapmak isteyenlere yönelik internet tarayıcılarında kullanılabilen birçok araç mevcut. 2017 senesinde en popüler olanları derlediğimiz bu içeriği okuduktan sonra SEO’ya dair sizlerin de kullandığı tarayıcı eklentileri varsa yorum bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz.

SEO CHROME EKLENTİLERİ

1 – MOZBAR

400.000 üzeri yüklemeye sahip olan MOZBAR on-page konularına dair faydalı olabilecek bilgiler veriyor.  Pek çok metriği içerisinde barındıran MOZBAR genel bir overview ile de incelemek istediğiniz site hakkında sizleri bilgilendiriyor.

mozbar-chrome-seo-eklenti

2 – Ayima Redirect Path

Bu eklenti ile girdiğiniz sitedeki yönlendirmeleri, yönlendirme hatalarını, sunucu hatalarını vb. pek çok şeyi basitçe görebilirsiniz. Aşağıdaki görsel örnek mevcuttur.

ayime-path-seo-chrome-eklenti

3 – SEO META in 1 CLICK

Bu eklenti ile on-page tarafta H etiketi hiyerarşisi, meta düzenleri vb.  SEO konularını açıkça görebilirsiniz. Daha detaya inersek görselleri, linkleri, canonical URL yapısını, meta tagları, sayfa hızlarını da eklentinin içerisinde bulabilmeniz mümkün. Aşağıdaki görselde zaten eklentinin içerisinde neler bulabileceğinizi net olarak görebilirsiniz.

SEO-Meta-In-Meta-Chrome-Eklenti

Başlangıç seviyesi hızlı ve pratik analizler için hem zamandan kazanabileceğiniz hem de on-page ile ilgili düzenlemelere dair fikir sahibi olabileceğiniz bu eklentiler 2017 Google Chrome ‘da kullanılan en popüler ve faydalı eklentiler olarak literatürde yerini almış durumda.

Youtube Rakiplerimin Anahtar Kelimelerini Nasıl Görebilirim?

Youtube etiketlerini aslında bütün web sitelerinin keyword etiketlerinde olduğu gibi kaynak kod üzerinden görüntüleyebiliyoruz. Bu yazımızda bilinçli bir şekilde SEO ile uğraşan herkesin bilebileceği fakat Youtube video içerik üreticisi arkadaşlarımızın belki gözünden kaçan bir noktaya değineceğiz. Biliyorsunuz Youtube arayüzünde videonun açıklama kısmı gözükmekte fakat video sahibinin yazdığı anahtar kelimeler gözükmemektedir.

YouTube etiketlerini herhangi bir videonun görüntüleme kaynağı kodundaki <meta name=”keywords” content=”[keywords]”> alanından görebilirsiniz.

youtube-keyword-meta

Peki nasıl,

Sayfa kaynağını açtıktan sonra, “keywords” meta etiketi için CTRL-F’yi yaparak arama yapabiliriz. Youtube üzerinde üstteki resimde gördüğünüz gibi hem description hem keyword kısmını görebiliyoruz. Description kısmı zaten Youtube arayüzünde videonun altında gözüken kısım.

Bu kadar basit…

 

Google Mobil için Görsel Aramalara Rozet Güncellemesi Getirdi.

Google, artık görsel arama sonuçlarındaki bir resim, GIF veya videonun ne olduğuna dair köşesinde küçük bir rozet bulunduracak.

Görsellere rozet eklemek, arama yapan bir kullanıcının görüntünün arkasındaki verileri anlamasına henüz görseli açmadan yardımcı oluyor. Yani direkt olarak bilgiyi paylaşıyor.

Google bu güncellemesi ile ilgili olarak : “Bu rozet güncellemesi, herhangi bir aramanın sonraki adımların veya daha derin bilgilerin mevcut olduğu resimleri ortaya çıkarmanıza yardımcı olacak ” gibi bir açıklama getirdi. Konuyla ilgili Google resmi bloğunda yapılan açıklama şu şekilde. https://www.blog.google/products/search/new-badges-help-you-discover-and-take-action-image-search/

Desktop tarafa bu güncelleme gelir mi henüz bir açıklama yok ama şuan mobil kullanım oranını düşünürsek rahatlıkla hepimizin karşılaşacağını söyleyebiliriz.

Mobil Rozet Güncellemesi Nasıl Çalışıyor?

cupcakes-pr2-1501593226

Örneğin “Krep Tarifi” araması yaptığımız zaman, görsel kısımda rozetlere bakarak içeriğin detyalı bir tarif mi sadece bir fotoğraf mı ya da video içeren bir tarif mi olduğunu anlayabileceğiz.

NOT: Yemek tarifinden ziyaden Google artık modadan, nasıl yapılır sorgularına kadar görsel tarafta bu şekilde yanıtlar vererek hızlıca son kullanıcıya bilgiyi ulaştırmaya devam edecek gibi. Bu durum içerik üreticilerinin canını sıkmış olsa dahi henüz tüm mobil dünyada yayında değil. Belki sadece bir denemedir.

Güncelleme şimdilik çok çaplı bir şekilde yayına alınmadı sadece android işletim sistemine sahip telefonlarda, mobil web sürümlerinde aktif olarak kullanılacak.

SEO Maliyeti Nedir ?

Dijital Pazarlama yatırımlarınıza yön verirken aklınıza takılan en ciddi sorulardan bir tanesi belki “hangi mecraya, ne kadar bütçe ayırmalıyım?”

Bu blog yazımızda, SEO için ne kadar para harcamalısınız tadında bir derleme sunmak istiyoruz. SEO Maliyeti Nedir ?  başlığını atarak çarpıcı bir giriş yapmak istedik.

Dijital kanalların en meşhur sorularından bir tanesi “SEO Fiyatlandırması”, “SEO Maliyeti” ya da “SEO kaç paraya yapıyorsunuz” gibi komik sorular.

seo-farkMaalesef SEO bir e-posta kampanyası yapmak kadar kolay bir işlem değil. Bu sebepten standart maliyetler hiç bir zaman olmuyor. Bir E-Posta Pazarlama şirketiyseniz ve 1000 kişilik bir e-posta gönderimi maliyetiniz belliyse, doğal olarak 1 milyon kişiye mail attıracak müşterinize hemen fiyat çıkartabilirsiniz. Fakat SEO bu kadar kolay değil. Bir çok dijital pazarlama faaliyeti organik trafiği doğrudan ve ya dolaylı bir şekilde etlileyeceği için raporlaması dahi diğer mecralara göre çok daha karmaşık ve zordur. Kısacası bu bile başlı başına bir iştir.

SEO maliyeti doğrudan potansiyel anahtar kelime zorluğu ve harcanacak mesaiye göre farklılık gösterir. SEM tarafından bir kaç tüyo ile açıklamak gerekirse, çok pahalı bir anahtar kelime için, AdWords’te tıklama başına 25 TL olabilecek ulusal sıralamanın yerel olarak yönlendirilmiş bir anahtar kelimenin sıralamasından daha fazla maliyeti olacaktır.

Ne demek istiyorum…

“E-Kitap” kelimesi ile

“Kişisel Gelişim E-Kitap” kelimesi arasında bulunan fark gibi…

ya da

“Beyaz Eşya” kelimesi ile

“Beylikdüzü Beyaz Eşya” kelimesi gibi…

Tabi yerel seo çalışmalarıda kendi içinde ayrılır. Yerel tarafta bile başlı başına major bir kelime ile rekabet anlamında kapışabilecek anahtar kelimeler olabilir. Popülerliğe bağlı olarak ile,ilçeye,statüye göre bir çok yerel seo faktörü mevcuttur. Kadıköy hazır ofis ile Beylikdüzü Hazır Ofis rekabeti bir değildir. Doğal olarak fiyatlaması bir olmayacaktır.

Bütün bu benzersiz durumlar SEO fiyatlamasını etkiler. Bu arada karıştırılmaması gereken bir durum SEO Paketi satanlardan aldığınız standart fiyatta bulunan SEO paketleridir. Bunlar standart fiyatlardan oluşur, adı üzerinde pakettir. Paket halinde her siteye aynı işlemler uygulanır ve satılır. Rekabet, geçmiş vb gibi hiç bir mikro format göz önünde bulundurulmaz.

SEO çalışmalarına harcayacağınız parayı, size geri dönüşü ( ROI ) hesaplamasını çok iyi yaparak belirlemelisiniz. Bu yazının asıl amacıda bu bilinci edindirmek.

SEO Fiyatı : Maliyetleri Ne Belirler?

SEO fiyatlandırması yaparken aşağıdaki değişkenleri dikkate almak zorundasınız:
  • Durum : Şu an neredesin?
  • Hedef : Nerede olmak istiyorsun?
  • Zaman : Ne kadar hızlı hedefine ulaşmak istiyorsun?

Yalnızca bu üç unsura bakarak herhangi bir ajans (biz dahil), işletmenizin seo harcamasının ne kadar olacağını hesaplayabilir.

Örneklerle gidelim…

  • Potansiyel SEO Müşterimizin, yerel işletme sitesi şu an ana hedef anahtar kelimenin (ve varyasyonlarının) 15. sırada yer alıyor.
  • Birinci sayfadaki rakipler daha fazla bağlantıya ve daha yüksek otorite ölçümlerine sahipler. (Doğal olarak.)
  • Rakipler yerel SEO’ya daha fazla yatırım yapmış durumda ( Business Page Otoritesi, Yerel Dizinler vb…)

Bu bilgilerle bazı metrikler belirleyebiliriz:

  • Abartmadan, rakiplerimizi detaylı inceleyerek alınabilecek en iyi backlinkleri edinmek.
  • Yerel SEO Stratejisi geliştirip, rakiplerimizden daha iyi bir Yerel SEO çalışması yapmak.
  • Bütün bunları başarmak için düzgün bir roadmap.

SEO fiyatlamasını belirlemek için müşterinin şuan içinde bulunduğu durum ve pazardaki rakiplerinin durumana göre bir zaman çizelgesi , harcanacak mesai ve harcanacak para konuları bir araya koyarak, şirket politikaları gereği ( ya da freelance ) bir fiyat belirleyebilirsiniz.

NOT :  Aslında fiyatlama metriğimize ekleyebileceğimiz çok sayıda değişken vardır ve rakiplerimizin ne yaptığını her zaman bilemiyoruz, ancak gerekli çalışma seviyesini aşağı yukarı hesapladıktan sonra net bir maliyet konuşulabilir.

Ve maliyetlerimizi belirlerken atlamamız gereken bir diğer durum. Yaptık bitti anlamında işlere bakılmamasıdır. Belirli hedeflere ulaştıktan sonra. Hedefte bayrak sallayan siz olmalısınız. SEO rekabeti çok hareketlidir. Yeni rakipler, yeni bloggerlar herkes sıralama yarışının içinde bulunuyor. Biz hedefimize ulaştıktan sonra o hedefte kalmak en az ulaşmak kadar önemlidir. Ve SEO ciddi anlamda sabır işidir. Bir projeye başladığınızda belki ilk 3 ay hiç kıpırdama dahi göremeyebilirsiniz. ( bkz: https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:6289072593744072704 )

Yüksek Kaliteli SEO vs Ucuz SEO

Bu bizi burada diğer anahtar değişkene götürüyor: KALİTE. Küçük bir hikaye, SEO endüstrisinde halen bol olan niteliksel sorunlardan bir tanesi. 100 TL’ye SEO yapacağını iddia edenler 60.000 USD x AY fiyata SEO danısmanlığı verenler. SEO Sektörünün asıl sorunu olan bu mantıksız fiyatlama ve hadsizlik konusu aslında.

Bu hafta, yerel performans reklamlarını yönettiğimiz müşterimiz bizi çağırdı ve yerel bir SEO firmasından aldığı bir satış çağrısı detaylandırdı. Bu firma ya da firmacık onlara SEO hizmeti satmaya çalışıyordu ve geri bağlantı kurmak için kullanacakları süreci ayrıntılandırdı. Müşteriye anlattıkları tam olarak süresi dolmuş – alakalı domainleri bulmak canlandırmak ve backlink kaynağı olarak kullanma işlemi. Anlatılan tam olarak buymuş. Aslında Paravan Blog Networku diyebiliriz. Bu arada siteleride SEO ajansı barındırıyormuş. Yani onlarla çalışmayı bıraktıkları andan itibaren backlinklerin hepsi düşecek anlamında bir risk taşıyor. Müşteri paravanlar için briefleri siz verin ben alayım siz kurun mantığını kabul ettirememiş.

Bir şekilde müşteriyi ikna edip SEO hizmetini sattılar, Aynı gün içerisinde 20 tane paravan site açarak anında backlink vermeye başladılar. Siz buna ister backlink havuzu, ister PBN, ister spam backlink calisması diyin. Bilinçli bir SEO uzmanı ya da Ajansının belki Anti-SEO saldırısı için kullanacağı bir yöntemi kullandılar. Sonuçlar şaşırtıcı şekilde iyi geldi. Fakat tehlike çanlarının çaldığının farkında değildiler. Bu arada bu hizmeti sitelerin maliyetleri hariç 250 TL x Ay gibi bir rakama yapmışlar. Ciddi ciddi 250 TL ile nasıl bir pazarlama kampanyası yürütülebilir aklımız almıyor.

Bu arada SEO anlamında tek yaptıkları bu tarz link tarlaları oluşturmak. Ben müşterimize 2 maksimum 3 ay verdim. 3 ay sonra sitesi spama girdiğinde en azından farkında olsun diye.

Müşteri sitesinin On-Page anlamda herhangi bir eksiğini gidermeye yönelik bir hareket asla yaşanmamış. Zaten 250 TL gibi bir rakama bu çok zor. En basit SEO toolunun bile fiyatı bundan çok daha pahalı.

Burada paket satın alma, adınıza yapılanlardan siz sorumlusunuz. Ucuz bir SEO şirketi istihdam ederseniz ve konular ile ilgili araştırma yapmazsanız, işler düzgün çalışmadığında (veya cezalandırıldığında) bu durumda çok fazla sorununuz olur. Bütün marketing süreçlerinizi etkileyecektir. Bilinçli olmak için master yapmaya gerek yok. Google Webmaster Blog’unu takip etmeniz yeterli. Neyin yanlış , neyin doğru olduğunu gayet açık bir şekilde dönem dönem blog yazısı yazarak açıklıyorlar sağolsunlar.

Eğer konular ile ilgili araştırma yapmadan bir işe kalkışıyorsanız sonuçlarına katlanmak zorundasınız. İyi haber şu, bir çok site maalesef SPAM yapıyor. Geçici hedeflere ulaştıktan sonra cezalandırılıyorlar. Bu kriz aslında, işini iyi yapanlar için bir fırsat.

Güncelleme Beni Etkiledi Beyler Sizde Ne Var Ne Yok?

Yıllardır Google algoritma güncellemesi yapar ( yılda ortalama 200 küsür, irili ufaklı.) Her güncellemeden sonra forumlarda, bloglarda isyan edenleri görebilirsiniz. ” 1.sayfadaki sitem artık yok”, “bu güncelleme bizi etkiledi çok saçma bir güncelleme” , “7 anahtar kelimem sıralama kaybı yaşadı” gibi bir çok tartışma konusu açılır. Bu krizlerde her zaman işini iyi yapan, yukarıda bahsettiğimiz metrikler ile çalışan.( durum, hedef , süre ) kişiler ve kurumlar ayakta kalır ve üste çıkar. Onları tekrar indirmek güç olur. Bu bilinçti olan herkese SEO fiyatlarının aşağı yukarı ne kadar olacağını tahmin edebilir. Sektörün ROI kısmını iyi kavrayarak, yani organikten gelen bir hedefin size getirisinin ne olduğunu iyi analiz ederek SEO bütçenizi oluşturmalısınız. Bu sektörünüze göre değişir.  Hisse senedi satan bir firma hisse senedi oyuncusu bir LEAD topluyorsa elbette maliyet kazanca göre paralel olacaktır ve SEO maliyetleride artacaktır. ( zaten rekabet doğal olarak kendini gösterir.)

Bu kadar yeter. SEO Fiyatları Ne Kadar?

Veriler tamamen bizim araştırma ekibimize aittir. Sorumluluk Clicks’us Dijital üzerindedir. Herhangi bir kesinlik payı asla yoktur.

SEO fiyatları –  UK

  • £150-£300 aylık — orta sınıf, küçük işletmeler için SEO
  • £300-£500 aylık — orta sınıf fakat rakibi olan işletmeler için SEO
  • £500-£1,000 aylık — yeni kurulmuş uluslararası rekabete sahip şirketler için SEO
  • £1,000-£2,000 aylık — Endistrüyel rakipleri olan bütük şirketler için SEO
  • £2,000 üzeri aylık — Kapsamlı SEO çalışmaları, uluslararası hedeflemeler, on-page off-page optimizasyonlar dahil.

SEO fiyatları –  US

SEO Ajanslarına yapılan anket sorularının eşiğinde (kaynak:SEL)

Anket Sorusu: Müşterilerinize kestiğiniz aylık SEO faturası kaç paradır?

  • 10% — $500 ‘dan az
  • 27% — $500-1,000
  • 29% — $1,000-2,500
  • 20% — $2,500-5,000
  • 15% — $5,000-10,000

Türkiye’de SEO Fiyatları

Ülkemizde SEO fiyatları belki dünyanın heryerinden çok daha fazla değişkenlik göstermekte. Kapsamlı SEO yaptığını söyleyipte 200 TL isteyenlerden tutunda. Büyük ve zaten sektör devi olan kurumlara 65.000 TL x Ay fatura kesenlere kadar biliyoruz. Marka olarak dahi bilmekle beraber burada yazamamaktayız.

SEO paket fiyatları ile SEO hizmeti fiyatlarını karıştırmadığımız sürece, en ideal fiyat ile SEO bütçenizi belirleyeceğinizden eminiz.

Daha detaylı bilgi almak, acaba benim bütçem ne olmalı diyorsanız sorularınızı yanıtlamak için hello @ clicksus.com adresine maillerinizi bekliyoruz.

Mobil SEO : 4 Adımda Başarı

Mobil first-indexing algoritması ve dünya genelinde mobil kullanımın artması ile birlikte kusursuz bir mobil site ve kusursuz yürüyen mobil seo çalışmaları şart oldu. Mobil tarafta hakkınızı alabilmeniz için bu yazımızda sizlere mobil seo sırlarını paylaşıyoruz.

Mobil First-İndexing Nedir?

Kısaca bahsetmek gerekirse sırasıyla, web sitelerinin desktop versiyonu Google dizinine ekleniyor sonrasında mobil arama dizinine ekleniyordu. Fakat şartlar değişti, 2015’den beri bu sinyaller veriliyordu. 2016 sonlarıda doğru bu iddaa ciddi ciddi kendini göstermeye başlamıştı. bu konu ile ilgili en net kaynak için Google Search Consoleokuyabilirsiniz. Google artık bir web sitesinin hem mobil hem de desktop SERP tarafında nasıl gözüktüğünü belirlemek, daha doğrusu sıralamasını belirlemek için artık mobil taraftan faydalanacak. ( ilk olarak )

Olması gerekenin bu olduğundan hiç şüphe yok, sektörü ve kategori ne olursa olsun artık mobil ziyaretçi sayısı desktop tarafını geçmiş durumda.

Kısaca artık mobil siteniz için SEO çalışmaları yapmak, daha doğrusu mimari olarak on-page seo çalışmaları yapmak birincil vazife haline dönüştü. Testlerde bu konuda çok katı sonuçlar göstermekte. Mobil hız, mobil kullanım hepsi birer kriter. ( AMP‘yi atlamamak lazım.)

dünya üzerinde mobil kullanım

dünya üzerinde mobil kullanım

Bütün sonuçlar eğer mobil tarafta başarılı değilseniz ciddi anlamda trafik kaybı yaşayacağınızı işaret ediyor. Meslektaşlarımızın yaptığı araştırmalar, mobil taraf açısından satın alma oranlarının (satışa teşfik, ilk temas dahil) daha yüksek olduğunu ve bunların % 50′ sinden fazlasının akıllı telefonlar kullanılarak en az bir satın alma kararı vermek için kullanıldığını gösteriyor. Daha çarpıcı bir sonuç yerel arama sonuçlarında mobilden telefon aramalarına yönlendirmenin %70’in üzerinde olduğunu belirtiyor.

Kısacası Mobil SEO‘ya önem vermemiz gerekiyor, bu kadar anlatmamın tek sebebi bu peki neler yapabiliriz biraz onlara göz atalım.

1 Mobil Uyumluluk Testleri

mobil-uyumluluk

Sitenizin mobil tarafta nasıl gözüktüğünü gerçekten Arama motorlarının sevdiği yapıda bir mobil şablona sahip olup-olmadığını test etmelisiniz. Ve bunu sayfa bazında değerlendirmeniz gerektiğini unutmayın. Standart olarak herkes sadece anasayfasını mobil testlere sokarak başarılı olduğu kaanatına varıyor fakat bir iç sayfanız anasayfanız ile aynı performansı gösteremeyeblir, bu yüzden bütün sitenizin mobil uyumluluğunu kontrol etmelisiniz

Nasıl yapabilirsiniz?

Herhangi bir audit tool ile bunu gözlemleyebilirsiniz ( önemli nokta audit edecek bot cinsini mobil olarak seçmeniz gerekecektir, belki mobil için ekstra bir proje oluşturmak gerekecektir. Doğrusu budur.)

mobil-bot

mobil-bot

Bilindiği üzere Google Search Console kullanabilirsiniz fakat büyük yapıda binlerce sayfaya sahip bir siteniz varsa tek tek her sayfaya bunu yapmak yorucu olacaktır 🙂

Not : Tüm kaynaklarınızı taranabilir tutun ( JS, CSS bütün yapıları taranabilir yapıda tutmalısınız, özellikle yapılan bir hata mobil tarafta css vb kaynaklar bot tarafından blocklanmakta, bu durum botun rahat dolaşımınıda zorlaştırma, bunları görünür yapmalısınız.

Not2 : Mobil sitenizde flash kullanmayın!

Not 3 : Mobil sayfa yükleme hızlarını kontrol edin, genelde desktop versiyon kontrol edilip diğerleri atlanıyor. İhlam etmeden mobil yüklenme hizlarınızı ekstra kontrol edin

#iyibilgi : Araştırmalara göre mobil tarafta ziyaretçiler 3 saniden sonra siteyi çoğunlukla terk etmekte!

Son olarak, bulduğunuz bazı mobil sorunları gidermek için, kullanılabilirlik ilerleme durumunuzu Google Search Console‘dan izleyin. (Search Traffic > Mobile Usability)

2 Mobil SEO için Mobil Anahtar Kelime Araştırması

mobil-keyword-arastirmasi

mobil-keyword-arastirmasi

Insanlar genellikle Desktop versiyon ile Mobil versiyon arasında farklı anahtar kelime sorguları ile arama yaparlar. Bunun birden fazla sebebi olsa bile en bilinen sebep aslında sesli arama yapılmasıdır. ( Mobil aramaların %20’den fazlası sesli arama sonucunda ortaya çıkıyor) geri kalan faktörlerden en büyüğü ise mobil aramaların genellikle acil durumlarda yapıldığı ve daha acil sorgular doğurduğu anlamına geliyor. “en yakın postane” gibi…

Google bunları 4 ana başlıkta toplamış durumda ( https://think.storage.googleapis.com/images/micromoments-guide-to-winning-shift-to-mobile-download.pdf)

  1. Bilmek istiyorum
  2. Gitmek İstiyorum
  3. Yapmak İstiyorum
  4. Satın Almak İstiyorum

Nasıl Yapabilirsiniz?

şeklinde oluşuyor. Yine altın değerinde aracımız olan Webmaster Search Console ile arama sorguları kısmından mobil sorgularınızı kontrol ederek, mobil tarafta anahtar kelime araştırmasına başlamak için ilk adımı atabilirsiniz.

mobil-karsilastirma

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi mobil sıralamalar / desktop sıralamalara göre daha iyi performans göstermekte, fakat ziyaretçi çekerken desktop sıralamalar daha başarılı olmuş, burada optimize edilmesi gereken mobil CTR oranları. Belki mobil tarafta metalarda sıkıntı çıkıyordur. Bu şekilde verileri analiz ederek kendi rotanizi çizebilirsiniz.

Ve tabi sıralama araçlarınızı mobil olarak ayrı çalıştırarak bunu ekstra ölçebilirsiniz. Biz bunun için SemRush kullanıyoruz. Oldukça başarılı çalışmakta.

3. Mobil bulunabilirlik  için AMP’yi düşünün

amp-seo-mobil

AMP’yi düşünün diyorum çünkü AMP projesi aslında her site için uygun olmayabilir. Ama sürekli güncellenen bir haber bloğu & forum sitesi gibi bir yapınız varsa kesinlikle AMP’yi düşünün, yukarıda bahsettiğim gibi 3 saniye kurulunu unutmayarak AMP’nin hızından faydalanın ve başarı elde edin. Bu kadar basit.

Ayrıca AMP sayfalarının daha çok tıklama aldığı ispatlandı.

Buyurun;

screen-19

Sıralama + CTR başarısı gayet açık ve net.

4. Yerel SEO’ya odaklanın

Araştırmalar mobil tarafta yerel seo’nun parlayan bir yıldız olduğunu hep söylüyor. Bu şaşırtıcı bir durum değil. Aramaların %80’e yakını ” yanımda, yakınımda” tarzında olduğuda kanıtlanan bir gerçek. Bunu biz değil Google söylüyor. Bu şekilde aramaların çoğunluğu göz önüne alındığında zaten Google algoritma geliştirici mühendis arkadaşlarımız “Oto elektrikçi” gibi sorgulardada GPS’den konum alıp “bana en yakın oto elektrikçi” sonuçlarını çıkartmakta.

Yerel SEO tarafında yapacağının aslında sınırsız madde var fakat daha önce Yerel SEO sıralamanızı etkileyen faktörler makalemizi yazmıştık, buraya destekler nitelikte bir yazı okumanızı öneririm.

Sık Yapılan Mobil SEO Hataları

Bütün bu süreçlerin işlenmesi halinde bile sık yapılan SEO hataları mevcut, bunlara değinmek gerekirse eğer;

  • Farkında Olmadan Engellenen Resim,CSS,JS dosyaları : Googlebot’un sitenizde kullanılan tüm kaynaklara kolayca erişebildiğinden ve tüm sayfaları doğru bir şekilde oluşturabildiğinden emin olun.
  • Gösterilemeyen İçerik : Bazı mobil tarayıcılarda gösterilemeyen video ve animasyonlar olabiliyor özellikle Flash(yukarıda bahsetmiştik) bası akıllı telefonların tarayıcılarında çalışamayabilir. Bu durumda bu telefonu kullanan kullanıcılarda olumsuz bir kullanıcı deneyimi haliyle olumsuz bir mobil seo süreci görebiliyoruz. Çözüm çok net “Flash içerik kullanmayın
  • Antipatik Mobil Pop-Uplar : Mobil sayfanızda atlatılması zor pop-uplar kullanmaktan uzak durun. Hatta bu konunun öneminden şöyle bahsedelim, Google kendi webmaster bloğunda bu konuyla ilgili, kullanıcılara bu tarz aşırıya kaçan reklam içerikleri bulunduran siteleri cezalandıracağını direkt söyledi.
  • Yavaş Açılan Mobil Sayfalar: Yukarıda işlediğimiz bir durum, en önemli durumlardan biri.  Mobil SEO yapmak istiyorsanız, mobil sayfanızı hızlandırın hatta gerekiyorsa AMP’ye geçin.
  • Desktopa Tam Karşılık Gelmeyen Mobil Sayfalar : Eğer responsible bir web tasarım kullanıyorsanız bu tarafı pas geçebilirsiniz ama bazı projelerde mobil ayrı desktop ayrı dizinlerde tutulduğu için mobil – desktop geçişlerinde bu durum hayati önem taşıyor. Desktop olan her sayfanızın mobil tarafta olmasına özen gösterin. ( yalnızca mobilde 404’e düşme, alakasız iç linklemeler vb…)

Son Olarak

Mobil first-indexing ve bahsettiğim bütün durumlar neticesinde mobil seo yapmak artık kaçınılmaz bir hal aldı. Bütün bu yazdıklarımızın dışında elbette farklı stratejilerde geliştirilecektir.

Her zaman olduğu gibi bu blog yazımızın altınıda kendi düşüncelerinize iletirseniz daha faydalı bir içerik oluşturmuş oluruz! Yorumlarınızı bekliyorum!