BilgeAdam’la Beraber İTÜ’de SEO Anlattık.

Mayıs 14, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Bu hafta sonu İstanbul Teknik Üniversitesi Arı Teknokent 2’de BilgeAdam akademinin düzenlediği Dijital Medya Zirvesinde Clicks’us olarak bulunduk. Birbirinden değerli anlatıcılar ile birlikte katılımcılara dijital pazarlamanın farklı alanları sunumlarla anlatıldı. Google Adwords’den SEO’ya, SEO’dan Growth Hacking’e kadar bütün konulara değinildi.

 

Dijital Medya Zirvesi 2018

Ajansımızın direktörü Özgür GÜNDÜZ’ün de SEO anlattığı zirvede yapılan sunumun linkini buradan paylaşacağız. Aslında SEO 30-40 dakika içerisine sığdırılabilecek bir yapıda değil fakat temel olarak ne demektir, neden gereklidir, ne yapmamak gerekir gibi konulara değinildi.

dijital medya zirvesi 773x1030 - BilgeAdam'la Beraber İTÜ'de SEO Anlattık.

Dijital Medya Zirvesi SEO Sunumu


SEO sunumu ile ilgili görüş ve yorumlarınızı bu blog altında bizlere iletebilirsiniz.

Korona Günlerinde Dijital Pazarlamanın Önemi

Mart 30, 2020 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Önümüzdeki aylarda, işletmeler dijital stratejilerine her zamankinden daha fazla bağımlı olacaklar. Malum Korona Virüsü vakaları her geçen gün artarken canlı etkinlikler, konferanslar, yüz yüze ticaret imkansız hale geldi. Bu da iş yaşamını oldukça olumsuz etkiliyor. Bundan en az zararla kurtulmak ve firmaların bu sürece dayanabilmesi için de dijital pazarlama her zamankinden daha fazla önem kazanıyor.

B2B şirketleri özellikle ağ oluşturmak ve müşteri ilişkileri kurmak için yıllık fuar ve sergilere güveniyorlar. Özellikle dijital olmayan endüstrilerde ve küçük işletmelerde bu durum daha da zorlayıcı olacaktır. Yıllardır süregelen müşteri kazanma yöntemlerini tamamen değiştirmeleri dijital dünyaya hızlı bir giriş yapmaları gerekecektir. Örneğin bu dönemde ağızdan ağıza(WOMM) denilen en geçerli, en güçlü pazarlama yönteminden bir sonuç gelmeyecektir. (Tabi bu yöntemi dijital dünyada kullanabilecekleri bir ajans ile çalışırlarsa durum değişir.)
Daha büyük şirketler de ise durum biraz daha farklı olsa da kayıplar yine büyük olacaktır. Örneğin iptal edilen etkinlikler sebebiyle kendilerini potansiyel olarak milyonları kaybetme konumunda bulabilirler. Kaldı ki bu yılki hazırlıklara harcanan zaman ve masrafları geri alamayacaklar, ancak belki sigorta ve esnek iptal politikaları onları biraz rahatlatabilir, yine de çok ciddi bütçe kayıplarıyla karşı karşıya olmaları kaçınılmaz olacaktır.

Korona Virüs Süresince Dijitaldeki İletişimin Önemi

Dijital Pazarlama’nın burada açık bir kazanan olması muhtemeldir ve daha önce Facebook sayfası olmayanlar da dahil olmak üzere şirketlerin sosyal pazarlama, içerik pazarlama, SEO ve influencer liderliğindeki kampanyalara geçmeleri gerekecektir. Tabi burada dijital dünyaya ne kadar hızlı adapte olduğunuz büyük önem taşıyor. Normalde sosyal medyayı kullanmayan ve müşterileriyle sadece yüz yüze iletişim kuran bir B2B tedarikçisiyseniz bu dönemde esneklik gösterip hızlı bir şekilde dijital dünyaya uyum sağlamanız gerekmektedir. Bu da hızlı bir şekilde web ve sosyal medya kanallarını oluşturmanız anlamına geliyor. Yaşamakta olduğumuz bu sürecin gidişatına bakacak olursak yakın bir tarihte müşterilerinizin elini sıkarak onlarla yüz yüze görüşemeyeceğinizi göz önünde bulundurmanız, buna göre önlemlerinizi almanız gerekiyor.

Satış ziyaretleri veya etkinliklerde değil, ofisle (hatta evle) sınırlı olmak, pazarlamacıların dijital stratejiler geliştirmek için daha fazla zamanları olduğu anlamına gelir. Bu, müşterilerinizin nerede çevrimiçi bulunabileceğini ve farklı yaklaşımların ve taktiklerin başarınızı nasıl etkileyebileceğini araştırmak anlamına gelir.

Önümüzdeki bu zorlu sürecin, ne kadar süreceğini bilmediğimiz sosyal mesafe günlerini yaşarken, kaybedilen fırsatların yerini nasıl alacaklarını düşünmeye hazır olmayan herhangi bir şirket için telafisi neredeyse imkansız bir dönem olacağı kesinlikle doğrudur.

İşletmeler dijital pazarlamaya geçişi stratejik olarak ele aldıkları sürece, bunun sadece acil durum planı görevi görmesi için bir neden yoktur. Dünya sonunda normale döndüğünde dijital pazarlama uzun vadeli değer sağlamaya devam edebilir ve elbette şirketleri gelecekteki herhangi bir sorunla başa çıkmak için de daha esnek hale getirecektir.

Dijital Pazarlama Performansınızı Düşüren 5 Neden

Mart 16, 2020 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Dijital Pazarlama Performansınız İle İlgili Bunlara Dikkat Ediyor Musunuz?

Dijital Pazarlama ve Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) mevcut web sitenize sürekli trafik akışı sağlayarak mevcut satışlarınızı arttırma potansiyeline sahiptir. Tabi eğer doğru kullanılırsa.

Neden olmadığını merak ediyorsanız ve kampanyalarınız da yetersiz kalıyorsa, muhtemelen yanlış bir şey yapıyorsunuzdur.

Ayrıca, bu hatayı yapan ilk kişi siz olmamanız da muhtemeldir. İşte böyle bir durumda, dijital pazarlamanızın yetersiz kalmasının ilk beş nedenini açıklıyorum.

1 – Trafik alıyorum ama dönüş alamıyorum diyorsanız;

Donusum almak - Dijital Pazarlama Performansınızı Düşüren 5 Neden

İşletmelerin karşılaştığı en yaygın sorunlardan biri, web sitelerini tıklayan veya sosyal medya hesaplarını ziyaret eden potansiyel müşterileri satışa dönüştürememeleridir. Bu durumda trafiğiniz artıyor ancak geri dönüşler olmuyorsa bakmanız gereken noktalar şunlardır:

  • Pazarınızı tanıyın

Mevcut müşteriniz her pazarlama kampanyanızın temelini oluşturur. Eğer müşterinizi tanımıyorsanız, ne istediğini bilmiyorsanız ve onayını alamıyorsanız, o zaman doğru hedef kitlenize hitab ettiğinizi, etkileşim sağladığınızı kim söyleyebilir?

  • Daha iyi metinler yazın

Eğer öne çıkmak istiyorsanız, iyi metin yazarlarına yatırım yapmanız gerekir ve bunlar ucuz olmasalar da bilmelisiniz ki yapacağınız bu yatırımın firmanıza, firmanızın reklam ve pazarlamasına katacakları ile kısa zamanda kendi değerinin üzerinde bir getirisi olacaktır. Bu metinler blog makalelerinizi, tüm platformlardaki pazarlama metinlerinizi, açılış sayfalarını, e-postaları vb. içerir. Bunlar tutarsızsa, kötü yazılmışsa ve hedef kitlenizi dikkate almazsa, istediğiniz etkileşimi alamazsınız.

  • Verdiğiniz mesajlar tutarlı olsun

Satışlarınızı arttırmak için potansiyel müşterilerinize yapmış olduğunuz teklifleriniz ve sizi diğer rakiplerinizden ayırdığını düşündüğünüz satış stratejiniz(kampanyalarınız) yeterince net olmaz doğru ifade edilmezse, potansiyel müşterilerinizde kafa karışıklığına sebep olur ve sizden uzaklaşmalarını sağlar. Daha fazla bilgi için dönüşüm oranı optimizasyonu hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.

2 – Yanlış Metriklere Bakma;

Dijital Metrikler - Dijital Pazarlama Performansınızı Düşüren 5 Neden

KPI’lar, kampanyalarınızın çalışıp çalışmadığını anlamanıza yardımcı olur. Bununla birlikte doğru metrikleri izlemek zamanınızı ve paranızı en doğru şekilde değerlendirmenizi sağlar. Eğer yanlış metrikleri izlemekteyseniz yapmanız gerekenler şöyledir:

  • Odağınızı sıralamalardan(rankings) dönüşlere ve hedeflere geçirin

Anahtar kelimeleri kullanmak reklam açısından en yararlı araç gibi görünse de potansiyel müşteri dönüşlerini yalnızca bu verilere dayanarak çıkarmamanız gerekir. Telefon aramaları, e-posta tıklamaları, web sitenizdeki formların doldurulması, indirmeler, canlı sohbet vb. gibi daha değerli dönüşleri izlemek faydalı olacaktır. Bunları ölçmek size en iyi performansı gösteren kanalları söyleyecektir, böylelikle bütçenizi hangi kanala yönlendireceğiniz konusunda da sizlere referans olacaktır.

  • Niteliksel verilere de bakın

Sayılar yalan söylemez, ancak niteliksel verilere de bakmakta fayda vardır. Bu sebeple hedef kitlenize müşteri memnuniyeti anketi yapın veya yüz yüze görüşerek onların sizin hakkınızda ne düşündüğünü öğrenin, onları dinleyin. Böylece sayıların size söyleyemeyeceği hatalarınızı ilk ağızdan öğrenip hızlı şekilde aksiyon alabilirsiniz.

3 – Kampanya için yanlış kanalları kullanma;

marketing kanallari - Dijital Pazarlama Performansınızı Düşüren 5 Neden

Öncelikle müşteri kitlenizi iyi tanımanız gerekiyor. Şayet tüketicinizi iyi araştırmazsanız, ne kadar iyi sosyal medya pazarlaması yaparsanız yapın arzu ettiğiniz dönüşleri almanız mümkün olmayacaktır. Ziyaretçilerinizi iyi tanımalı ve web sitenizin personasını iyi çıkarmalısınız. Daha sonra performans planını bunun üzerine yapabilir ve performans pazarlamasını efektif kullanabilirsiniz.

Çözüm

  • İzleyicilerinizi anlayın – Bundan kaçış yok! Müşteri kitlenizi iyi araştırmanız, tanımanız ve anlamanız şart. Eğer tanıdığınızı düşünüyorsanız ve buna rağmen arzu ettiğiniz dönüşleri alamıyorsanız o halde onlara kim olduklarını sorun, dijital dünyada nerede takıldıklarını öğrenin, reklamlara ya da kampanyalara hemen dönüş yapıyorlar mı yoksa önce güven mi duymak istiyorlar. Bunlara yanıt bulup güçlü bilgiye ulaştığınızda hangi platformlara yatırım yapmanız gerektiğinin cevabını da bulmuş olacaksınız.

4 – Gerçekçi olmayan beklentiler

beklentiler 2020 - Dijital Pazarlama Performansınızı Düşüren 5 Neden

Bir kampanyaya başlamadan önce hedefinizi doğru ve gerçekçi verilere dayandırmanız gerekiyor. Birçok firma sahibi az yatırım yapıp gerçekçi olmayan sonuçlar hedefleyip sonrasında hayal kırıklığı yaşıyor.

Çözüm

  • ‘Smart’ tekniğini kullanın – Yani hedefiniz kesin ve net tanımlanmış olsun, ölçülebilir olsun, alıcılar tarafından kabul edilebilir olsun, mümkün olsun ve zamana bağlı olsun.
  • Sabırlı olun – Dijital pazarlama kampanyalarının sonuç vermesi zaman alabilir. Mesela Seo ve içerik pazarlamasının sonuç verdiğini görmeniz aylar alabilir hatta Sosyal Medya pazarlaması bundan da uzun sürebilir. Bu uzun soluklu oyunda yatırımlarınızın karşılığını ne zaman göreceğiniz konusunda gerçekçi ve sabırlı olun.

5- Zorlu SEO yarışı

SEO BLOG - Dijital Pazarlama Performansınızı Düşüren 5 Neden
Özellikle yüksek rekabet gücüne sahip bir alandaysanız SEO teknik ve göz korkutucu olabilir.

  • Çözüm
  • Rakiplerinizden farklı olduğunuz yönleri ortaya çıkarın – Rakiplerinizi kontrol edin ve neler yaptıklarını gözlemleyin. Onlardan farklı olarak ne yapabileceğinize bakın ve farklı bir stratejiyle ilerleyerek ya da bir boşluğu doldurarak fark yaratın. Mesela youtube kanalında yüksek tıklama alan makalelerin üzerine video ekleyebilirsiniz veya rakiplerinizin yazmadığı konu başlıklarında blog yazıları hazırlayabilirsiniz.
  • Güncel Kalın – Düzenli olarak değişen algoritmaları, güncellemeleri ve Seo endüstrisinin söylediklerini takip etmek sizi birkaç adım öteye taşır; böylelikle stratejilerinizi değişen durumlara göre uyarlayabilir ve ayarlayabilirsiniz.
  • Web sitenizi uygun şekilde optimize edin – Eğer siteniz arama motorunda rakiplerinizin altında yer alıyorsa bunun başlıca sebeplerinden biri iyi optimize edilmemiş olmasıdır. Bu sorunu gidermek ve neye ihtiyacınız olduğunu görmek için bir SEO denetimi yapmayı düşünmek isteyebilirsiniz. Bu doğrultuda işini bilen bir SEO ajansı ile çalışmak sizi ileri taşıyacaktır.

ROI Nedir? Örneklerle Anlatıyoruz.

Şubat 27, 2020 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Merhabalar, bu yazımızda temel olarak dijital dönüşüm oranları ile ilgilenenlere destek olabilmeyi amaçlıyoruz.

Yatırım Geri Dönüş Oranı (Return of Investment) Nedir?

Dönüşüm süreci için etkili olan, en anlaşılır tanımı ile birlikte Yatırım Geri Dönüş Oranı dijital pazarlama işlemi sonrasında elde edilen miktarın yüzdelik olarak ifade edilmesidir. Başka bir deyişle dönüşüm sonrasında kazanılan paranın, harcanan paraya olan yüzdelik oranını anlatmaktadır. Dönüşüm süreci sonunda ne elde edildiğini ve hangi koşullar altında ne kadar karşılık alındığının görülmesi açısından oldukça önemli bir süreci ifade etmektedir.

Yatırım Geri Dönüş Oranı Hesaplama Nasıl Yapılır?

donusum hesaplama - ROI Nedir? Örneklerle Anlatıyoruz.

Yatırım geri dönüş oranı hesaplaması gelir – maliyet / maliyet şeklinde ifade bulmaktadır. Kısaca kâr’ın maliyete oranı diyebiliriz. Örnek vermek gerekirse

  • Sitenizden her sattığınız işlemde 100 TL kazanıyorsunuz.
  • Sitenize bir kullanıcı sokmanın maliyeti 0.50 krş,
  • Sitenize giren 50 kullanıcıdan 1’i müşteriniz oluyorsa,
  • 50 oturum sağlarsanız 100 tl kazanıyorsunuz anlamına gelir.
  • Fakat 50 oturum sağlamanız için harcamanız gereken reklam bütçeside 50 X 0.50 KRŞ = 25 TL oluyor.

Bu durumda ROI hesaplayacak olursak (100-25) / 25 = “3”

Özetle 1’e 3 oranında bir ROI demektir bu.

Yatırım Geri Dönüş Oranı Ölçmenin Önemi Nedir?

Her fırsatta yatırım geri dönüş oranı kolay yöntemler ile hesaplanmayabilmektedir. Bu sürecin başından sonuna kadar takip edilmesi ve sunduğu avantajlardan yararlanmak gerekmektedir. Yatırım geri dönüş oranı ölçüm önemi yapılan her hamlenin geleceğe etkisinin ne olacağını ifade etmektedir. Ziyaretçi sayısı yüksek ama beklenen dönüşüm sağlanmadığı durumlarda harcanan yatırımın en etkili şekilde geri dönmesini sağlamaktır. Dönüşüm oranı optimizasyonu hesaplamalarının en temel metriğidir ROI.

Sitenin ya da mobil uygulamanın gelişimini, ilerleyişi takip etmek ve makul bir yol programı çizmek adına yatırım geri dönüş oranının ölçülmesi gerekmektedir. Özellikle e-ticaret ile uğraşanların ne kadar harcama yaptıkları ve dönüşüm sonucunda ne kazandıklarını görmek açısından bu işlem hayati öneme sahiptir.

Doğa Sigorta Dönüşüm Rakamlarını %465 Arttırdı!

Şubat 27, 2020 içinde Genel

Doğa Sigorta 2013 yılından beri ülke çapında 1850’den fazla profesyonel acentesi, brokerleri ve bankasürans kanalları, geniş servis ağı ile hizmet veren sigorta şirketidir. Güven Doğasında Var mottosuyla 2017 sonunda, gerek prim üretiminde gerek hizmet kalitesinde sektörün ilk 10 şirketi arasında yer almıştır.

Clicks’us Digital olarak 2018 Ekim ayında başlayan Doğa Sigorta maceramız 1. yılını geride bıraktı. Bir yıllık süreçte organik dönüşüm anlamında ciddi bir başarı yakaladık.

1 Yıllık SEO Dijital Dönüşüm Grafiği

Doga Sigorta Yillar Grafigi - Doğa Sigorta Dönüşüm Rakamlarını %465 Arttırdı!

Bu süreçte majör olarak nitelendirdiğimiz hatalara öncelik vererek düzelttik.

  • Web sitesindeki yazılımsal hatalar, kullanıcı deneyimi hataları vb. bir çok sebep yüzünden potansiyelimizin büyük bir kısmını kullanamıyorduk.
  • Yazılımsal hataların giderilmesi, kullanıcı odaklı arayüz geliştirmeleri ve en önemlisi SEO geliştirmeleri ile siteye giren ziyaretçi sayılarımızı arttırdık ve ziyaretçilerin poliçelerini rahatça oluşturma imkanı sağladık.

Böylece Doğa Sigorta web sitesinden kesilen poliçe sayısını %465 oranında arttırdık.

Anahtar Kelimelerimizin Ortalama Pozisyon Değerleri Grafiği

Doga Sigorta Anahtar Kelime Grafik - Doğa Sigorta Dönüşüm Rakamlarını %465 Arttırdı!

Takip ettiğimiz 90 anahtar kelimemizin ortalama pozisyon değeri başladığımızda 12 civarı seyrederken güncel değerlere baktığımızda 5 civarı seyretmektedir.

2020 YouTube Pazarlaması için Tam Kılavuz

Aralık 9, 2019 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

2020 yılında YouTube’da pazarlama yapmayı planlıyorsanız, öncelikle bununla ilgili gerekli bilgiye sahip olmanız gerekiyor. YouTube’un 50 milyondan fazla içerik oluşturan YouTuberları, düzenli olarak video hazırlıyor. Bu nedenle, içeriğinizin göze çarpması gerekiyor.


Dikkat! YouTube kullanıcılarını eğlendirirken markanızla ilgili farkındalığı nasıl artıracağınızı iyice düşünmeniz gerekir.
Korkutucu gelse de doğru yöntemler ile başarmak mümkündür. YouTube’da pazarlama için 9 adımlı bu kılavuzu bitirdiğinizde, nasıl başlayacağınız konusunda iyi bir strateji yöntemi elde etmiş olacaksınız.

Üç ana temele odaklanacağız:

  1. YouTube kanalınızı oluşturmak  ve optimize etmek.
  2. Oluşturduğunuz veriler ile kitlenizi/rakiplerinizi anlamak.
  3. YouTube reklamları ve etkileyici stratejiler ile YouTube’da reklam vermek.

Şimdi, içeri girelim 🙂

9 adımlı YouTube pazarlama stratejisi

Adım 1. İşletmeler için bir YouTube kanalı oluşturma

Başlamadan önce Google’da bir Marka Hesabı açın.Neden Youtube Marka Hesabı açmalıyız? Normal google hesabı kullanarak YouTube kanalınızı oluşturduğunuzda, yalnızca bir kişi Google Hesap sahibi olarak kanala giriş yapabilir.  YouTube hesabınızı bir Marka Hesabı olarak oluşturduğunuzda, birden çok yetkili aynı anda giriş yapabilir.

YouTube kanallarında çok fazla detay olduğundan daha iyi yönetilebilir olması için en az bir veya iki kişiyi görevlendirmek gerekmektedir.

YouTube işletme hesabı oluşturmanıza yardımcı olacak “ İşletmeler İçin YouTube Hesabı Nasıl Oluşturulur? makalemizi inceleyebilirsiniz.

Adım 2. Kitlenizi Öğrenin

İşiniz için YouTube kanalınız, kanalınızla ilgili bir çok istatistik içeren Analytics sekmesine erişmenizi sağlar. Kanalınız ve kitlenizin davranışları hakkında , görüntüleme sayınız, ortalama izlenme süresi, elde edilen gelirler ve videolardaki etkileşim oranı dahil olmak üzere bir çok bilgiye sahip olabilirsiniz.

Analytics sekmesi, abone demografilerinizde de değerli veriler içerir.

Abonelerinizin kim olduğunu bildiğinizi düşünseniz bile, demografi sekmesi altında bulduğunuz konuya çok dikkat edin. Bu veriler, varsayımların ötesine geçmenize ve doğru kitleye ulaştığınızdan emin olmanıza yardımcı olacaktır.

Aşağıdaki gibi soruları yanıtlamak için İzleme Süresi ve Demografi analizlerini izleyin:

  • Videolarınızın nerede ve ne zaman görüntülendi?
  • İzleyicileriniz kaç yaşında?
  • Görüntüleyen kullanıcılar çoğunlukla hangi cinsiyette?

Kitle analizlerini izlemek bir kazan-kazandır stratejisidir. Abonelerinizle ilgili varsayımlarınız varsa, bu harika! Çünkü; artık doğru kitleye ulaştığınızdan eminsiniz.

Varsayımlarınız yanlışsa, içerik stratejinizi istediğiniz kitleye ulaşmak için ayarlayabilirsiniz. Öte yandan, ürününüzün tüm pazarlama ekibiniz için beklenmedik bir demografik bilgi girdiğini öğrenebilirsiniz.

Videolarınızdaki yorumları okuyarak ve yöneterek, kitleniz hakkında kalitatif bilgilere kavuşabilirsiniz. Yorumları okumak her zaman eğlenceli değildir, ancak burada bulduğunuz bilgiler, hem YouTube’da hem de YouTube dışında, pazarlama stratejinizin farklı yönlerini değerlendirmek için çok faydalı olacaktır.

İpucu: YouTube Topluluk Sayfası kitleniz hakkında bilgi bulmak için underrated alandır. Profilinizdeki Topluluk sekmesinin altında, doğrudan aboneleriniz ile etkileşimde bulunabilirsiniz. Kitlenizin nasıl düşündüğüne dair daha derin bir anlayış kazanmak için sorular yayınlayın veya anket oluşturun.

Adım 3. Rakiplerinizi Araştırma

YouTube’daki  rakiplerinizin önüne geçmek istiyorsanız, rekabet analizi önemlidir. Neyse ki, potansiyel fırsatları tanımlamak için ihtiyacınız olan birçok bilgi kendi kanallarında mevcut.

Rakiplerinizin YouTube kanallarına göz atın ve hangi videoların en çok ve en az görüntüleme sayısına sahip olduğunu not edin. Bu videolara göz atın, kitlenizin ne tür içerik izlediklerini ve neyi yapmadıklarını öğrenin. Sonrasında kendi stratejilerinizi kurgulayın.

Kendi videolarınızda yaptığınız gibi, rakiplerinizin video yorumlarını okuyun.

YouTube arama optimizasyonlarında hangi anahtar kelimeleri kullandıklarını görmek için rakip video açıklamalarını okuyun. YouTube’un arama sayfalarındaki sıralamasını ve önerilen video akışlarını artırmak için benzerleri kullanın.

Not: Rakiplerinizin videolarınızda reklam sunmadığından emin olun!

Adım 4. Favori kanallarınızı öğrenin

YouTube’da kendi geçmişinizi izlediğinizde kendinize sorun: Bu videoda ne dikkatimi çekti? En iyi kanalla geri dönmemi sağlayan şey nedir?

Favori YouTube kullanıcılarına dikkat etmek, görüntüleme, abonelik ve katılım sağlamak için izledikleri teknikleri ve en iyi uygulamaları ortaya çıkaracaktır. Favori YouTube kullanıcılarının stratejilerini kendi YouTube’unuzu artırmak için uyarlayabilirsiniz.

Adım 5. Görünürlük için SEO kriterlerini uygulayın

YouTube videolarınızdan yüksek değer elde etmek istiyorsanız, arama için optimize edilmiş olması gerekir.

YouTube’da daha fazla görüntüleme elde etmek için başlığı ile bu konu hakkında ayrıntılı bir makale yazdık incelemek isteyebilirsiniz.

Doğru başlığı doğru anahtar kelimelerle seçin

Başlığın video konusuyla alakalı olduğundan emin olun. Harekete geçirici başlıklar kurgulayın.

YouTube video başlıkları en çok 70 karakter içerebilir. Arama sayfalarında başlığınızın yarıda kalmaması için 60 veya daha azını öneriyoruz.

Dikkat çekici küçük resim yapın

Bir video yüklediğinizde, küçük resim olarak kullanılacak bir görsel seçebilirsiniz. Bununla birlikte, içeriğinizin öne çıkmasına yardımcı olacağı için, küçük resminizi oluşturmanızı ve bu resmin video içeriğini yansıttığından emin olmanızı kesinlikle öneriyoruz.

İlgi çekici bir video açıklaması yazın

Video içeriğinizin kısa bir açıklaması web sitenizi, sosyal medya hesaplarınızı ve hashtag’ler içermelidir.

Video açıklaması için  en önemli noktaların bir özeti:

  • Maksimum 5000 karakter kullanın (muhtemelen bu kadarına ihtiyacınız olmayacak).
  • Başlık ve açıklamada önemli anahtar kelimelere yer verin.
  • Görüntüleyenlerin alakalı noktaları kolayca bulabilmeleri için zaman damgalarına bir “içerik sayfası” ekleyin.
  • Kanalınızdaki farklı oynatma listelerine bağlantı verin.
  • 15 hashtag ekleyin.

Video açıklamanıza hashtag ekleyin

Hashtag, içeriğinizi YouTube’da daha fazla aranabilir kılar. Kapsamlı bir liste yerine az sayıda alakalı hashtag seçin.YouTube’un etiketleme kurallarına göz atmayı unutmayın.

Adım 6.  Videolarınızı planlı yükleyin.

Bir platform olarak, YouTube neredeyse televizyon kadar popüler. Üstelik, abonelerinizden birçoğu YouTube kanalınızı bir TV istasyonu gibi ele alacak.

Profesyonel olun ve düzenli bir programda içerik paylaşın. Abonelerinize, her cumartesi öğle saatlerinde yeni bir video yayınladığınızı söylediğiniz takdirde bunu kesinlikle aksatmamanız gerekecektir.

Adım 7.  Kanalınızı optimize edin

Videolarınızı optimize ettikten sonra, YouTube kanalınızın kendisini optimize etmeniz gerekir. Kanalınızda tutarlı bir deneyim sağlayarak, daha fazla görüntüleme ve daha da önemlisi bu görüntülemeleri kalıcı abonelere dönüştürebilirsiniz.

YouTube profiliniz için:

  • Anahtar kelime açısından zengin bir biyografi
  • Göz alıcı bir banner resmi (2560 x 1440 piksel, 2MB maks.)
  • Web sitenize ve sosyal medya profillerinize bağlantılar
  • Yer ve iletişim bilgileri

oluşturun.

Ayrıca, YouTube profilinize Öne çıkan kanalların bir listesini de ekleyebilirsiniz . Öne çıkan kanallar abonelerin ilgilerini çekerek sayfanıza değer katacaktır.

Videolarınızı farklı dillere çevirin

YouTube’a göre, bir YouTube kanalının görüntülemelerinin %60’ından fazlası, içerik oluşturucunun kendi ülkesinin dışındadır. Siz de YouTube videolarınıza altyazı ekleyerek erişiminizi genişletin.

Maliyetli olacağını düşünüyorsanız, korkmayın 🙂

Aslında, hayran kitlenizden ücretsiz çeviriler yapabilirsiniz! Bunu yapmak için videolar için topluluk katkılarını açmanız gerekir:

  • Sağ üstte hesap adınızı tıklayın ve İçerik Stüdyosu’na gidin.
  • Soldaki menüde Çeviriler ve Çeviri> Topluluk Katkıları‘nı tıklayın .
  • Topluluk katkılarını etkinleştirmek için tüm videolar için aç‘ı tıklayın.

Adım 8. YouTube reklamlarını deneyin

YouTube kanalınız, kullanıcıların içeriğinizi görebileceği yegane yer değil. Paranız varsa YouTube reklamları için de ödeme yapabilirsiniz.

YouTube reklam çeşitleri neler?

  • Atlanabilir video reklamlar
  • Atlanamayan video reklamlar
  • Tampon reklamlar
  • Yer paylaşımlı reklamlar
  • Görüntülü reklamlar
  • Sponsorlu kartlar

Adım 9. Analiz edin ve uyarlayın

YouTube kanalınızı oluşturdunuz, düzenli olarak içerik yayınlıyorsunuz. Tebrikler – ama henüz bitmedi! Analiz etmek çok önemli eğer kendiniz analiz edemiyor ve bir uzman desteğine ihtiyaç duyuyorsanız bir sosyal medya ajansı ile çalışabilirsiniz.

YouTube kanalınızın bakımı ve büyümesi sürekli izleme gerektirir. Bu yüzden YouTube Analytics‘i kontrol edin :

  • Abone sayısında önemli değişiklikler
  • Yeni veya değişen kitle demografisi
  • Video oynatma yerleri ve trafik kaynakları
  • Cihaz raporları (mobil, masaüstü, akıllı TV’ler vb.)

Ek olarak, yorumlarınızı mutlaka okuyun. Bu, kitlenizin video hakkında tam olarak ne düşündüğünü ve kanalınızı tam olarak öğrenmenin en iyi yoludur. Bir sonraki videonun nasıl yapılacağı hakkında somut önerilerde bulunabilirsiniz!

youtubeda daha fazla goruntuleme nasil kazanilir - 2020 YouTube Pazarlaması için Tam Kılavuz

Etkili YouTube videoları oluşturmak için 6 ipucu

YouTube içeriklerinizi görüntülemeleri ve paylaşımları en üst düzeye çıkarmak için son derece etkili YouTube videoları oluşturmak için 6 ipucu hazırladık.

  1. YouTube’un video özelliklerini takip edin

YouTube için olması gereken video formatları yükleyerek başlayın.

  • Önerilen boyutlar: 426 x 240 piksel (240 piksel), 640 x 360 piksel (360 piksel), 854 x 480 piksel (480 piksel), 1280 x 720 piksel (720 piksel), 1920 x 1080 piksel (1080 piksel), 2560 x 1440 piksel (1440 piksel) and 3840’ye göre 2160 piksel (2160p)
  • Minimum boyut: 426 x 240 piksel
  • Maksimum boyut: 3840 – 2160 piksel
  • Desteklenen görünüm oranları: 16: 9 ve 4: 3
  • Önerilen teknik özellikler: .MOV, .MPEG4, MP4, .AVI, .WMV, .MPEGPS, .FLV, 3GPP veya WebM
  • Maksimum dosya boyutu: 128 GB
  • Maksimum uzunluk: 12 saat uzunluğunda
  1. Bazı iyi kayıt ekipmanlarına yatırım yapın

Bu ipucu oldukça basittir: Orijinal içerikleriniz için videolarınızı HD olarak çekin ve kaliteli bir mikrofona yatırım yapın. İçeriğiniz daha profesyonel görünecek ve hissedilecektir.

  1. Harekete geçin

Videonuzun ilk 15 saniyesi dikkat çekmek için çok önemlidir.

  • Özel fragman sunabilir,
  • Videonuzu özetleyebilir,
  • Bir kampanya veya çekiliş oluşturabilirsiniz.
  1. Daha uzun videolar

Gelin beraber bir istatistik yapalım.

Bu oldukça basit bir mantık:
Daha uzun videolar = daha fazla izlenme süresi=YouTube SEO için etkilidir.

  1. Canlı akış etkinliklerini programlayın

Canlı yayınlar, en sadık abonelerinizi ödüllendirmenin harika bir yöntemidir. Etkinlik zamanını tanıtın ve kitlenizle doğrudan iletişim kurmak için YouTube Canlı Akışı kullanın. Normal videolarınız hakkında geri bildirim almak için bile canlı akışları kullanabilirsiniz.

6.Bitiş ekranı ekle

Son ekranlar, görüntülemenizi genişletmek için gereklidir. Kanalınızdaki diğer videoları veya oynatma listelerini ziyaret etmek, abone olmak veya görüntüleyenleri web sitenize yönlendirmek için harekete geçirici mesajlar ekleyebilirsiniz.

Blog Yazılarınızı Nasıl SEO Uyumlu Hale Getirebilirsiniz?

Aralık 2, 2019 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

SEO, yani search engine optimization (Türkçe karşılığı ile “arama motoru optimizasyonu”), pazarlamacılar için oldukça önemli bir konu olduğunu söylemeye gerek olmadığını düşünüyoruz. Web sitenizi arama motorlarına uygun şekilde optimize ederseniz Google aramalarında daha üste çıkarsınız ve insanlar sitenize daha çok tıklarlar. Aslında en basit haliyle bu şekilde ifade edebiliriz.

Burada asıl soru; Blog yazıları web sitenizi gerçekten sıralamalarda yukarı çıkarır mı? Blog yazılarınızın web sitenizde SEO anlamındaki etkisi göz ardı edilemez. Ancak sadece blog yazısı yazmak sizi aramalarda birinci sıraya taşımaz. Günümüzdeki SEO çalışmalarının en önemli noktası ilişkili olması ve yazının amacıdır. Konu blog yazınıza geldiği zaman neyin önemli olduğunu, neyin olmadığını nasıl bilebilirsiniz? En güncel sıralamada yükselme taktikleri nelerdir ve sıralama nasıl korunabilir? Bu sorular her SEO çalışması yapan kişinin kafasında olan sorulardır. Bu yazımızda blog yazılarını SEO uyumlu hale getirmek için neler yapabileceğimizi anlatacağız. Anlık değişiklikler ve güncellemelerden dolayı SEO oldukça kafa karıştırıcı bir konu olabiliyor. Anahtar kelime kullanımı gibi temel konular SEO kavramını duymuş her kişi tarafından bilinir. Ancak işler bu kadar basit değildir. Yazının ilerleyen kısımlarında kafa karıştıran noktalara da değineceğiz. Blog yazınızı SEO uyumlu hale getirebilmek için yapabileceğiniz 12 farklı tüyoyu sizlerle paylaşıyoruz. Keyifli okumalar.

Okuyucunuzu İlgilendiren 1-2 Tane “Long-Tail Keyword” Kullanın

“Keyword” yani anahtar kelimeler SEO hakkında en temel bilgilere sahip olan kişilerin bile bloglarında kullanması gerektiğini bildiği, bloğunuzun konusunu yansıtan kelimelerdir. “Long-Tail Keywords” dediğimiz terim ise bir kelimeden veya iki kelime gruplarından oluşan anahtar kelimeler değil de daha uzun ve cümle yapısında olan anahtar kullanımlardır. Peki neden “long-tail keywords” SEO için önemli? Bu anahtar kelime grupları daha çok soruya dayalı olan ve bloğunuzun konusuna daha spesifik bir yaklaşım sunan gruplardır. Örneğin “blog yazmak” gibi bir anahtar kelime grubu yerine “blog yazıları nasıl yazılır” şeklinde “long-tail keywords” SEO açısından çok daha etkili ve bu konu ile ilgili arama yapan kişilerin okumayı tercih edeceği yazılardır. “Long-Tail Keywords”ler doğru trafiği almanız ve ziyaretçilerinizin dönüşüme dönmesi için çok daha faydalı olacaktır.

Sesli Aramalara Yönelik Anahtar Kelime Seçimi Yazımız İlginizi Çekebilir!

Anahtar Kelimeleri Blogunuzun Belli Yerlerinde Kullanın

Hepimiz blog yazısı yazarken konumuz ile alakalı anahtar kelimeleri yazının içerisinde kullanıyoruz. Asıl soru bu anahtar kelimeleri doğru yerde kullanıyor muyuz? Anahtar kelimelerinizi kullanmanızın etkili olacağı 4 temel yer var; başlık, paragraf, URL ve meta description dediğimiz alan.
Başlık
Neden anahtar kelimelerinizi blog başlığında geçirmeniz gerektiğine değinelim. Blog başlığı okuyucunun ilk gözüne çarpan ve ilk okuduğu nokta. Yani aslında okuyucunuzun bloğunuzu okuyup okumayacağına dair karar vereceği kapı diyebiliriz. Başlığınız bloğunuzun konusu ile ne kadar ilgili ise okuyucunuzun o kapıyı açıp bloğunuzu okumaya karar verme olasılığı o kadar yüksektir. Başlığınızda kullanılan anahtar kelimelere Google “title tag” demektedir. Başlık ve anahtar kelime ilişkileri arasındaki bir diğer önemli nokta ise anahtar kelimeleriniz mutlaka başlığınızın ilk 60 karakter arasında bulunmasıdır. Çünkü Google’da arama yapıldığı zaman görülen aramalarda 60 karakterden sonrası Google tarafından kesilir. Aslında Google karakterleri saymaz, piksel genişliğini ölçer. Google aramalarında 500-600 piksel arası gösterilir, bu da yaklaşık 60 karaktere eşittir. Eğer çok uzun bir başlığınız varsa anahtar kelimeleri başlığın en başında kullanmak SEO için en mantıklı hareket olacaktır.
Paragraf
Anahtar kelimelerimizin bulunması gereken en önemli yerlerden biri de konunun anlatıldığı paragraflardır. Ancak bu demek değildir ki her bulunan yere anahtar kelime yerleştirilmelidir. Bu kelimeler olabildiğinde doğal ve zorlamadan uzak olacak şekilde yerleştirilmelidir. Bloğunuzu yazmaya karar verdiğiniz zaman anahtar kelimelerinizi nerede kullanacağınızı elbet düşünmelisiniz ancak bu sizin önceliğiniz olmamalıdır. Blog yazısı yazarken asıl öncelik okuyucunuza okumak istediği konuyu aktarabilmek olmalıdır. Zaten bu amaçla yazdığınız yazılarda anahtar kelimeleriniz doğal olarak yerleştirilecek ve yazının optimize olmasını sağlayacaktır.
URL
URL, anahtar kelimelerinizin kullanılması gereken bir diğer önemli alandır. Arama motorları bloğunuzun veya gönderinizin ne ile alakalı olduğunu görmek için URL’nize bakar. Web sitenizdeki bütün URL’leri anahtar kelimeleri de içinde barındıracak şekilde düzenleyebilirsiniz.
Meta Description
Anahtar kelimelerinizin bloğunuzda kullanılması gereken en önemli yerlerden sonuncusu “meta description” dediğimiz alan. Meta description alanının amacı arama motorlarına ve okuyucunuza bloğunuzun içeriği hakkında bilgi vermektir. “Long-Tail Keywords” meta description alanında kullanarak blog yazınızın Google ve okuyucular tarafından görünmesini sağlayabilirsiniz. Aşağıdaki örnekte “phone” kelimesinin kullanıldığı Description alanını görebilirsiniz.

phones meta - Blog Yazılarınızı Nasıl SEO Uyumlu Hale Getirebilirsiniz?

Bloğun Mobil Uyumlu Olmasına Dikkat Edin

Cep telefonlarının hayatımızdaki yeri göz ardı edilemez. Yapılan araştırmalara göre görülüyor ki insanlar bilgisayardan çok telefonlarından aramalar yapmayı tercih ediyorlar. Google telefondan yapılan aramalarda ilk mobil uyumlu siteleri öne çıkarıyor. Peki bloğunuzu nasıl mobil uyumlu hale getirirsiniz? “Responsive design” denilen bir teknik ile tabii ki. “Responsive design” yapılan bloglar 2 farklı URL’ye sahiplerdir ve böylece mobile uyumlu hale gelmiş olurlar. Bu URL’lerden biri bilgisayarlar için biri mobiller için kullanılır. Mobil uyumlu bloglar SEO için büyük avantaj bulundururlar. İki farklı URL’ye bölünmeyecek olan dönüşler bloğunuzun SEO değerini artırarak Google’da daha öne çıkmasını sağlayacaktır.

Ekran Resmi 2019 12 02 19.09.57 300x266 - Blog Yazılarınızı Nasıl SEO Uyumlu Hale Getirebilirsiniz?

Bütün Alanları Kullanın. “Meta Description” Optimizasyonu Yapın.

Yazının başlarında da bahsettiğimiz gibi “meta description” arama motorlarına ve okuyucuya blog hakkında bilgi verdiğiniz alandır. Birçok okuyucu bu alana bakarak siteye girip girmemeye karar vermektedir. “Meta description” için tavsiye edilen karakter sayısı yaklaşık 300’dür. 300 karakter içinde bloğunuz hakkında en doğru bilgiyi vermeniz gerekmektedir. Önceden de bahsettiğimiz gibi bu alanda “long-tail keywords” bulunması SEO anlamında oldukça önemli bir tüyodur. Ancak bilinmesi gerekir ki “meta description” alanına yazdığınız yazı her zaman olduğu gibi görünmeyebilir. Google bloğunuzun içinde anahtar kelimelerin bulunduğu diğer alanları, sizin ayarlamalarınız dışında, “meta description” alanında gösterebilir. Aslında bunun için yapabileceğiniz çok bir şey yok. Yapmanız gereken tek şey bu alanları olabildiğince optimize hale getirmek.

Görsellerinizi Görsel Alt Yazıları ile Optimize Edin.

Hiç kimse upuzun, dümdüz bir yazı okumak istemez. Aslına bakarsanız kimsenin buna zamanı ve sabrı yok artık. Bu yüzden bloğunuz içeriğiniz ile alakalı olabilecek görseller de içermelidir. Bu görseller blog yazısında baskınlık yaratmamalı, zorlamaymış gibi görünmemeli, doğal bir görünüm sağlamalıdır. SEO açısından bakacak olursak arama motorları sizin bloğunuzun görselleri ile ilgilenmez. Arama motorlarının ilgilendiği asıl alan görsellerinizin altında bulunan alt yazılardır. Genelde bu alan doldurulmadan geçilir ama aslında SEO için oldukça değerli bir alandır.
Arama motorları görselleri bizim gördüğümüz gibi görmezler, bu yüzden alt yazı eklemek oldukça önemlidir. Bu alt yazılar sayesinde arama motorları sizin bloğunuzun görselini görseller sayfasında gösterebilir. IMG5659 şeklinde ismi olan bir görselinizi bloğunuza eklemeden önce ismini görselle alakalı bir başlıkla değiştirebilirsiniz. Önemli olan alt metinlerin görseli tanımlayıcı özellikte olmasıdır. Görsel alt yazılarınızı yazarken görseli tanımlamanız, spesifik olmanız, anahtar kelimenizi kullanmanız ve bunları 125 karakteri geçmemesi gerekmektedir.

Çok Fazla Benzer Konu Etiketi Kullanmaktan Kaçının.

Konu etiketleri bloğunuzun düzenli görünmesine yardımcı olacaktır. Ancak çok fazla konu etiketi kullanılması ve bunların birbirine benzer olması aslında SEO açısından oldukça zararlıdır. Hatta arama motorları tarafından kopya içerikten dolayı cezalandırılabilirsiniz. Konu etiketi oluşturduğunuz zaman yeni bir sayfa oluşturmuş da olursunuz. Çok fazla benzer konu etiketi kullandığınız zaman aynı konuyu sitenizde birden fazla gösteriyormuşsunuz gibi görünür. Eğer çok fazla benzer konu etiketiniz olduğunu düşünüyorsanız konu etiketlerinizi 15-25 arasına indirin. Böylece kopya içerikten cezalandırılma endişenizi ortadan kaldırmış olursunuz.

Ziyaretçilerinize URL ile Kolaylık Sağlayın.

İnternet sitenizin URL’si ziyaretçilerinizin işini kolaylaştırmalıdır. Sitenizin yapısını URL yapısında doğru bir şekilde göstererek ziyaretçilerinize daha rahat sitenizde gezinme imkânı verebilir, aynı zamanda arama motorları bu tarz internet sitelerini severler. URL’niz sitenizin haritası gibi olmalıdır. Sitenizde bulunan başlıkları kategorize etmeli, okuyucunuzun nerede olduğunu ve yeni bir sayfaya nasıl geçiş yapacağını bilmesine imkân sağlamalıdır. Arama motorları bu alanları da dikkate alarak okuyucuya istediği bilgiyi gösterirler.

Mümkün Olduğunca Dahili Linkleme Yapın.

Dahili linkleme ile sitenizin içinden sitenizde bulunan başka bir sayfaya yönlendirme yapabilirsiniz. Eğer yazınızda daha önce sitenizde bulunan bir konudan bahsediyorsanız o alana önceki yazınızı linkleyebilirsiniz. O konu hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isteyen okuyucular için oldukça faydalı bir yönlendirme olacaktır. Okuyucunun yanı sıra arama motorları için de faydalı olan bu yöntem ile ilgili diğer yazılarınızı da öne çıkarabilirsiniz. Bu arada linklemeler ile ilgili inceleme yapabilmeniz için daha önce yazdığımız ücretsiz link araçları konumuzu okuyabilirsiniz.

Google Search Console Kullanın.

Google’s Search Console içinde Search Analytics Report adlı bir bölüm bulunuyor. Bu bölüm Google üzerinden gelen tıklamaları analiz etmenize yardımcı oluyor. Bu araç sayesinde hangi anahtar kelime ile kullanıcıların sitenize giriş yaptığını görebiliyorsunuz. Böylece blog stratejinizin ne kadar doğru olduğunu inceleme şansı bulabiliyorsunuz.

“Topic Cluster Model” Kullanın.

Blog yazarları tarafından en çok yapılan hatalardan biri her spesifik anahtar kelime için blog yazısı yazmak. Bu hata ziyaretçileriniz için oldukça düzensiz ve zor bir site deneyimi ortaya koymaktadır. Hatta bu durum kendi URL’leriniz arasında bile rekabet ortaya çıkmasına neden olmaktadır, çünkü benzer konular hakkında birden fazla blog oluşturmuş oluyorsunuz. Bloglarınız arasında düzeni sağlamak için “topic cluster model” yani konu kümeleri modelinden faydalanabilirsiniz. Bu modeli şu şekilde uygulayabilirsiniz:

  1. Sıralamaya çıkmasını istediğiniz konuyu seçin.
  2. Seçtiğiniz konu ile ilgili içerikler oluşturun.
  3. Oluşturduğunuz içerikleri birbirleri içinde linkleyin.

Bu üç adım ile sitenizin görüntüsünü ve kullanımını çok daha organize ve kolay hale getirebilirsiniz. Bu model sayesinde URL’leriniz birbiri ile yarışmaz, tam tersi birbirlerini Google’da yükselmek için desteklerler. Ziyaretçi açısından ise oldukça basit bir kullanım deneyimi oluşturabilirsiniz.

Daima “Evergreen Content” Yaratmaya Çalışın.

via GIPHY

Yarattığınız içeriklerin “evergreen content” olmasına dikkat edin. Peki “evergreen content” nedir? Zamanla etkisi azalmayan, değerini uzun süre koruyan içerikler anlamına gelir. “Evergreen content” ile yazılan yazılar zamanla sıralamada yer alması, yayınlanmasından çok sonra bile trafik alması ve aldığı trafikten kaynaklı olarak lead oluşturması açısından oldukça önemlidir. Bütün blog içerikleri “evergreen content” olmalıdır, hatta kullanılan görseller bile “evergreen” olmalıdır.

İçeriklerinizi Her Zaman Güncelleyin.

SEO için sadece yeni blog girişi yapmanız yeterli olacaktır gibi bir düşünceniz olabilir. Bu kısmen doğrudur ancak güncelliğini yitirmiş yazılarınız ile ilgili de çalışma yapmalısınız. Arama motorlarının sonuç sayfalarına yepyeni bir sayfa eklemek ve sıralama kazanmak uzun süre alır. Onun yerine bir içeriğinizi güncelleyebilir, önceki yazınızın avantajlarını yeni içeriğinizde kullanabilirsiniz. Bu işlem hem sıralamalarda üste çıkmanızı sağlayacak hem de ziyaretçi ve lead sayınızı da artıracaktır. Üstelik bunları yepyeni bir sayfada elde edeceğinizden çok daha hızlı elde edebileceksiniz. Güncellenmiş yazılarınızın ömrü daha uzun olacak ve sonuçları çok daha iyi olacaktır. Daha önceden “evergreen content” olan ancak bazı kısımları güncelliğini yitirmiş yazıları güncelleyip düzenleyerek tekrar “evergreen content” hale getirebilirsiniz. Buradaki tüyo aslında şudur: eğer sitenize uymuyorsa ve güncelleme anlamsızsa kaldırın gitsin.

Sosyal Medyada Kriz Yönetimi Nasıl Yapılmalı?

Temmuz 19, 2019 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Sosyal medya bir markayı en üste taşıyabileceği gibi, bir kriz çıkması sonucunda, içinden çıkılamayacak bir hale getirerek markanın değer kaybetmesine de sebep olabilir. Hayatın her alanında olduğu gibi dijital dünyada da krizler çıkması olasıdır, asıl önemli olan ve markanın kalitesini gösteren şey o krizin nasıl yönetildiğidir. Kriz her zaman bir markanın çöküşüne neden olmaz, hatta doğru yönetilen bir kriz sayesinde o markanın prestiji bile artabilir. Gerçek hayatta da olduğu gibi, önemli olan bir olayın olmuş olması değil ona verilen tepkidir. Doğru tepki ile en kötü durumda bile, kriz fırsata çevrilebilir.

Sosyal medyada karşınıza kriz çıkmaması çok ütopik bir durumdur, hatta neredeyse imkansızdır. Peki bu krizler nasıl yönetilmelidir? Sosyal medya tüm dünyaya açık bir platform olduğu için doğru stratejileri izlemeniz çok önemli, çünkü birileri sizi mutlaka izliyor. Bunun için de sosyal medya kriz yönetimi stratejileriniz olmalı ve bu stratejileri doğru uygulamalısınız. Eğer bunu başarırsanız hiç şüpheniz olmasın ki sosyal medya dünyasının kralı sizsiniz 😉

Sosyal Medya Krizlerinin Nedenleri

sosyal medya kriz yonetimi - Sosyal Medyada Kriz Yönetimi Nasıl Yapılmalı?

Birçok marka sosyal medya sayesinde dünyaya birkaç saniye içinde ulaşabiliyor. Peki bu kadar hız iyi bir şey mi? Atılacak bir tek yanlış adım markanızı büyük zorluklar yaşatabilir. Özellikle sosyal medya platformları marka sayfalarında hata kabul etmez. Atılan yanlış adımlar sonucu marka çok sert geri dönüşler alabilir ve bu da markanın itibarını zedeleyebilir. Bu konuda sosyal medya yönetimi çok büyük önem taşımaktadır.

1. Yazım ve Noktalama Hataları

En basit hatalar olarak yazım hatalarını örnek verebiliriz. Çok masum, kabul edilebilir görünüyor değil mi? Ancak yazım hataları insanların gözüne en çok batan, marka ile dalga geçilmesine neden olan hatalardır. Bu yazım hataları bazen bir ekin yanlış kullanılması ile ortaya çıkan masum bir hata olabilirken bazen cümlenin bambaşka bir anlama gelmesine neden olarak daha büyük sıkıntılar ortaya çıkarabilir. Yanlış anlaşılmalar özellikle noktalama hatalarından ortaya çıkabilir. Yanlış yere koyulan veya koyulması gereken yere koyulmayan bir virgül bile cümlenin tüm anlamını değiştirerek paylaşımın çok yanlış anlaşılmasına neden olabilir.

2. İletişimsizlik

Her ne kadar markanızı dijital dünyada yönetiyor olsanız da müşterilerinizin gerçek kişiler olduğunu unutmamalısınız. Binlerce takipçinizin olması tabi ki önemli ama asıl kritik olan takipçilerinizle iletişiminiz. Ürününüz veya hizmetiniz hakkında herhangi bir sorun yaşayan veya merak ettiklerini sormak isteyen bir takipçiniz veya potansiyel müşterinize zamanında, doğru ve saygılı bir cevap vermezseniz emin olun bunlar markanıza kötü yansıyacaktır. Ürününüzü veya hizmetinizi beğenmeyen ve bunu markanızın sosyal medya hesapları üzerinden veya kişisel hesabı üzerinden dile getiren kişilere ılımlı ve çözüm odaklı yaklaşmalısınız. Doğru iletişim kurarak hem krizi başarılı bir şekilde yönetir hem de müşteri kaybetmemiş olursunuz.

3. Taklit Etmek

Sadece sosyal medyada değil her alanda taklit etmek yanlış bir davranış. Ama sosyal medya dünyasında yapılan taklitler hemen fark ediliyor ve yayılıyor. Rakiplerinizden önde olmak için farklı çalışmalar yapabilirsiniz ancak bu çalışmalar asla taklit boyutuna ulaşmamalı. Üzerinde çalışacağınız özgün görseller ve videolar size organik takipçi kazandıracak ve dijital dünyada öne çıkmanızı sağlayacaktır.

4. Sahte Takipçi ve Beğeni Almak

Her marka binlerce takipçisi olsun, hesaplarında bol bol etkileşim olsun ister. Ama bunu sahte takipçi ve beğeni satın alarak yapmak ne kadar mantıklı önce bir düşünmek lazım. Takipçi sayınız 100 iken 1000’e çıkarabilirsiniz ancak beğenileriniz 50 civarlarında kalabilir. Bu durum ise hem organik takipçilerinizin gözünde markanızın değerini azaltacak hem de hesaplarınızın kapanması riski ile karşı karşıya kalmanıza neden olacaktır. Bizim yegâne tavsiyemiz orijinal, yaratıcı, gündemi takip eden ve yansıtan paylaşımlarda bulunarak organik bir takipçi kitlesi kazanmanız yönünde.

5. Paylaşım Sıklığını Yanlış Ayarlamak

Sosyal medya paylaşımları için bir paylaşım planınız olmalı. Bu yüzden kendinizi hep hatırlatmak zorundasınız. Haftada 1 veya 2 haftada 1 yapacağınız paylaşımlar dijital dünyada kaybolacaktır. Ama bu durum günde 5 kere paylaşım yapmanızı da gerektirmez. Az yapılan paylaşımlar gibi çok sık yapılan paylaşımlar da takipçi kaybetmenize neden olacaktır. Markanızın çalışma alanına göre doğru bir paylaşım aralığı belirlemeli ve ona mümkün olduğunca sadık kalmalısınız.

6. Gündemden Uzak Kalmak

Her gün yeni bir dünyaya uyanıyoruz. Her an başka bir olay yaşanıyor ve bu hıza yetişmek imkansız biliyoruz ancak sosyal medya dünyasında bir süredir devam eden, “trend” dediğimiz konulara markanızın kayıtsız kalmaması gerekir. Bu komik bir akım olabileceği gibi ulusal bir konu da olabilir. Ülke, dünya ve özellikle sosyal medya mecrasını iyi takip etmeli ve doğru tepkiyi doğru zamanda, doğru şekilde vermelisiniz.

7. Yanlış Hashtag Kullanmak

Hashtagler sosyal medya hesaplarındaki gönderilerin genel kullanıcı kitlesine ulaşması için kullanılan araçlardır. Markanıza uygun hashtag kullanımı ile sunmak istediğiniz ürünü veya hizmeti öne çıkarabilirsiniz. Ancak herkese ulaşma kaygısı ile onlarca hashtag kullanırsanız, bu paylaşımlarınızda görsel kirliliğe ve kalabalığa neden olacaktır. Bu noktada doğru sayıda ve konuda hashtag kullanmaya dikkat etmelisiniz.

8. Yorum Silmek

Sosyal medya hesaplarınızda gönderilerinizin altında olumsuz yorumlar mutlaka olacaktır. Bu yorumları görmezden gelmemeli veya silmemelisiniz. Bunun yerine yorumu yapan kişiye ulaşabilir, gerekirse özür dilemelisiniz. Sorun ile ilgileneceğinizi belirtmeli, yorum yapan kişiye mutlaka geri dönüş yapmalısınız. Böylece hem hatanızı kabul edebilen bir marka görünümü sergileyerek saygı kazanırsınız hem de potansiyel müşteri kaybını engellemiş olursunuz.

9. Fazla Lakayt Olmak

Markalar sosyal medya mecralarında ilgi çekmek adına sokak ağzı kullanmaya başladılar. Sosyal medya kitlesine hitap etmek için güzel bir strateji olmakla birlikte fazla lakayt ve zorlama yapılan paylaşımlar takipçi kaybetmenize neden olabilir. Bir de bununla birlikte çok fazla emoji kullananlar yok mu… Her şey ayarında güzel diyelim kısaca.

Sosyal Medya Kriz Yönetimi

sosyal medya krizlerinin nedenleri - Sosyal Medyada Kriz Yönetimi Nasıl Yapılmalı?

Yazımızın önceki bölümünde markanız adına sıkıntı olabilecek sosyal medya krizlerinin nedenlerinden bahsettik. Her ne kadar bu nedenlere dikkat etseniz de herhangi bir sorun çıkmama olasılığı yok denecek kadar az. Asıl önemli olan krizi nasıl yönettiğiniz. Yazımızın bu bölümünde olası krizlere karşı nasıl önlemler alabileceğinizden, bu krizlere karşı nasıl tepkiler verebileceğinizden bahsedeceğiz.

1- Kriz Öncesi

Öncelikle markanızın sosyal medya kimliğinin ne olacağına karar vermelisiniz. Hizmet verdiğiniz sektöre bağlı olarak samimi veya kurumsal dil tercih edebilirsiniz. Sosyal medyada ki insanlar sizi bu kimliğinizle tanıyacak ve ona göre tepkiler vereceklerdir. Kimliğinizi belirledikten sonra ona olabildiğince bağlı kalmalısınız, kriz anları da buna dâhil. Ancak samimi, komik bir kimlik oluşturduğunuzda gelen şikâyetlere ciddiyetten fazla uzak dönüşler yaparsanız kullanıcıları dikkate almıyor gibi bir görüntü yansıtmış olabilirsiniz. Doğru krize doğru tepki vermeye dikkat etmelisiniz.

Markanız için krizin kapsamını tanımlamalısınız. Bir gönderinin altına gelmiş bir kötü yorum kriz sebebi değildir. Ancak bu sayı 1 saatte 5 veya fazlasına çıkarsa, işte bu durumda kriz olarak değerlendirebilirsiniz.

Markanız hakkında konuşulanlardan haberiniz olsun. Sosyal medya hesaplarınızdaki yorumları, mesajları anlık olarak takip etmelisiniz. Markanızla alakalı anahtar kelimeleri belli başlı monitoring programlarından izleyebilir, hatta olası bir krizi patlak vermeden önce engelleyebilirsiniz.

Kriz yönergeleri/kriz planı oluşturmak kriz öncesi yapılması gerekenlerden olmazsa olmazıdır diyebiliriz. Bu plan içinde olası olumsuz yorumlara, mesajlara nasıl yanıt vereceğinizi belli kurallar çerçevesine koyabilirsiniz. Sosyal medya dünyası yazı dünyası olduğu için yazılan mesajların yanlış anlaşılma olasılığı çok yüksektir. Bu yüzden olabildiğince açık ve net cevaplar vermelisiniz.

2- Kriz Anı

Kriz sırasında çok büyük ihtimalle karşınızda sinirli bir kullanıcı olacak. Bunun farkında olmanız kriz yönetiminizin en önemli noktası olmalı. Öncelikle kullanıcının neye sinirlendiğini veya neden olumsuz yorumda bulunduğunu anlamalı, ona uygun olarak hareket etmelisiniz. Doğru değerlendirme bu noktada asıl amacınız olsun. Doğru değerlendirme yapabilirseniz doğru tepki verebilirsiniz.

Verdiğiniz cevaplarda şeffaf ve içten olmalısınız. Şeffaflık sizin kullanıcının fikrine açık ve anlayışlı olduğunuzu gösterecektir. İlgi gösterildiğini gören kullanıcının kafasında markanızla ilgili olumlu fikir oluşacaktır. Samimi olmayan, kalıp cevaplar kullanıcıyı oldukça rahatsız edecektir. Bu yüzden daha samimi ve içten cevaplar vermeli, kullanıcıya onun fikrini önemsediğinizi göstermelisiniz.

Zamanlama her şeydir! Krize zamanında müdahale etmezseniz çığ gibi büyüyüp altından kalkamayacağınız bir hal alacaktır. Gelen herhangi bir olumsuz durum veya mesajı olabildiğince hızlı değerlendirmeye almalı ve çözüm odaklı olarak hızlı bir şekilde kullanıcıya dönüş yapmalısınız.

Her markanın sosyal medya yayın takvimi olmalıdır. Ancak büyük krizler sırasında bu yayın takvimini izlemek markanıza ciddi zararlar verebilir. Özellikle büyük krizler sırasında sosyal medyadaki önceliğiniz mutlaka bu krizi çözmek olmalıdır. Kriz çözüldükten sonra rutin yayın takviminize dönebilirsiniz.

Gerekirse özür dileyin. Özür dilemek sanıldığı gibi markayı insanların gözünde küçük düşüren bir durum değildir. Tam tersi, markanın hatasını kabul etmesi oldukça çözüm odaklı bir hamledir. Yapılacak özür, kişiselleştirilmeden net ve doğru bir şekilde yapılmalı, samimiyetsiz durmamalıdır.

3- Kriz Sonrası

Bir krizi atlattıktan sonra hemen rahatlamayın. Aynı nedenden birçok kriz çıktığı sosyal medyada çok görülmüş bir olaydır. Bu yüzden krizi atlattıktan sonra “kriz neden oluştu?”, “kriz daha iyi yönetilebilir miydi?” şeklinde soruları sormalı ve kriz sürecini değerlendirmeye almalısınız. Yaşananlardan ders çıkararak olası krizlerin önüne rahatça geçebilirsiniz.

Kriz sonrası yapılan hatayı tespit ettikten sonra telafi noktası çok önemlidir. Bir kulağından girdi diğerinden çıktı durumu olmaması için hatanızı telafi edecek hamleler yapmalısınız. Uygun olduğu durumlarda kullanıcıyı da bu sürece katabilir, böylece kullanıcının fikrine verdiğiniz önemi gösterebilirsiniz. Kriz sonrası yapacağınız doğru hamleler markanıza tüketici gözünde itibar kazandıracaktır.

Sosyal medya dünyası dinamikleri her an değişen ve uyum sağlaması zor bir dünya. Markanız her an bir krizle karşılaşma riski altında ama bu krizi başarılı bir şekilde atlatmak tamamen sizin doğru stratejilerinize kalmış bir şey. Unutmayın, krizi fırsata çevirmek sizin elinizde!

Ağızdan Ağza Pazarlama (Word Of Mouth Marketing) (WOMM)

Temmuz 11, 2019 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Ağızdan ağza pazarlama tüketicinin sesidir ve geleneksel pazarlamadan kat kat daha güçlüdür. Toplum olarak, genellikle başkalarının fikirlerine daha çok önem verdiğimiz için bu yöntem diğer pazarlama yöntemlerinden çok daha fazla etkilidir. Temel mantığı hizmeti veya ürünü kullanan kişinin çevresine tavsiye etmesidir. Aynı zamanda bu pazarlama çeşidini hizmet veya ürünün satışını hızlandırma süreci diye adlandırabiliriz. Genelde kendi kendine gelişen bu süreci kontrol etmek mümkündür. Oldukça doğal, samimi ve dürüst bir pazarlama taktiğidir.

Gerçekten iyi bir ürün satıyorsanız olumlu-olumsuz düşünce ve yorumlar size maddi kazanç sağlayabilir. Arkanızda güçlü gönüllülerin oluşabilmesi için müşteri memnuniyetine ihtiyacınız vardır. Bu da faydalı ürün veya hizmet üretmekten geliyor tabii.

Müşteri birçok alternatif arasında seçim yapmakta zorlanmış durumdayken; akraba, arkadaş, iş arkadaşı, komşu, sosyal ortamdaki kişilerin tavsiye ettiği, önerdiği ürüne, hizmete veya markaya yönelmesi çok doğaldır. Bu sebeple satışlarınızın artması gözle görülür hale mutlaka gelecektir. Üstelik bunu düşük maliyetle elde etmiş olacaksınız.

Tahmin edersiniz ki firmaların kendi kendilerini anlattığı bir ortam çok inandırıcı gelmez. Ama bunu sizin adınıza başkaları yaptığında ürün hakkındaki bilgiyi arkadaş çevresinden, yakın çevreden alınca çok büyük ve objektif bir kitleye erişmiş olursunuz. Bu yöntemle sahip olunan bilgiyi genişletmek oldukça ucuz ve kalıcıdır.

WOMM; insanların aktif olarak yer aldığı forumlar ve sözlükler gibi sosyal mecralarda marka bilinirliğini artırıp güven duygusu sağlamak ve kullanıcıların referansını almak için kullanılan yöntemlerden biridir. Bu çalışmamız çeşitli web siteleri üzerinden gerçekleştirileceği için backlink yani referans bağlantı profilimizi de güncellemede etkili olmaktadır. Birçok siteden çalışma yaptığımız siteye link çıkışı sağlanmaktadır.

Sonuç olarak ağızdan ağza pazarlamanın markanıza kazandırdığı 4 önemli maddesi vardır;

  • Güvenilirlik
  • Müşteriye dayalı olması
  • Zaman tasarrufu
  • Para tasarrufu

Clicks’us Digital olarak kendi networkümüzde bulunan sözlük siteleri, forum siteleri, bloggerlar, haber siteleri ve kapalı sosyal medya gruplarına ilgili ürünü, hizmeti ya da markayı doğal gözüken yöntemlerle duyurarak ağızdan ağza pazarlama yöntemini uygulamakta ve takibini yapmaktayız.

Sizler de markanız hakkında konuşulmasını ve potansiyel müşterilerinizin sizi aradığında hakkınızda olumlu yorumlar yapıldığını görmek istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz!

İşletmeler İçin YouTube Hesabı Nasıl Oluşturulur?

Aralık 9, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

YouTube hesabı oluşturmaya hazır mısınız? İşletmeniz için bir YouTube hesabı oluşturmak istiyorsanız; bu içeriğimiz sizlere baştan sona olan süreç boyunca yol gösterecektir.

Unutulmaması gereken ilk temel şey, YouTube hesaplarının doğrudan Google hesaplarına bağlı olmasıdır. Dolayısıyla, YouTube hesabınızı oluşturmak için mevcut bir Google hesabınız olmalı veya bir YouTube hesabı oluşturmalısınız.

Sizin için sıfırdan bir YouTube hesabı oluşturmak için gerekli adımları uygulayarak başlayacağız.

Google hesabınız yoksa bir YouTube hesabı nasıl oluşturulur?

  1. youtube.com adresine gidin. 
  2. Sayfanın sağ üst köşesindeki “Oturum Aç“a tıklayın.
    isletmeler icin youtube hesabi nasil olusturulur - İşletmeler İçin YouTube Hesabı Nasıl Oluşturulur?
  3. Hesap oluştur” u seçin.
    1. Google hesabınızı oluşturmak için gerekli alanları doldurun. Google hesabınızı oluşturduktan sonra, YouTube ana sayfasına yönlendirebilirsiniz. Buradan:
    2. Sol taraftaki menüden “Kanalım” ı tıklayın.

isletmeler icin youtube 1 hesabia cma - İşletmeler İçin YouTube Hesabı Nasıl Oluşturulur?3. Kanalınız ve işletmenizi en iyi tanımlayan kategori için bir isim seçin. Bu ad altında bir Google+ sayfasının otomatik olarak oluşturulacağını unutmayın.

isletmeler icin youtube 1 hesabi nasil olusturulmali - İşletmeler İçin YouTube Hesabı Nasıl Oluşturulur?4. Bitirdiniz! Sonraki adımlarla ilgili daha fazla bilgi edinmek için bu gönderinin alt kısmına gidin.

Mevcut bir Google hesabıyla bir YouTube hesabı nasıl oluşturulur?

İşletmeniz için bir Google+ sayfası veya Gmail adresi oluşturduysanız, YouTube hesabınızı oluşturmak için kullanabileceğiniz bir Google hesabınız zaten var. İşletmeniz için bir YouTube hesabı oluşturmak için kişisel Google hesabınızı da kullanabilirsiniz. (Endişelenmeyin – ikisi arasındaki ilişki gizli kalabilir. Daha fazla bilgi için YouTube’daki bu açıklamaya bakın .)

Bunlar, işletmeniz için var olan bir Google hesabınızın olup olmadığını veya kişisel bir Google hesabı kullanıp kullanmadığınızı takip edeceğiniz adımlardır.

  1. youtube.com adresine gidin.
  2. Mevcut Google hesabınıza eklenmiş e-posta adresiyle giriş yapın.
  3. Sağ üst köşedeki profil simgesine tıklayın.
  4. İçerik Stüdyosu” nun yanındaki tekerlek simgesine tıklayın.

isletmeler icin youtube 1 - İşletmeler İçin YouTube Hesabı Nasıl Oluşturulur?

5.“Yeni bir kanal oluştur”a tıklayın.

isletmeler icin youtube hesabi acma 1 - İşletmeler İçin YouTube Hesabı Nasıl Oluşturulur?

 

6. Kanalınız ve işletmenizi en iyi tanımlayan kategori için bir ad seçin. Bu ad altında bir Google+ sayfasının otomatik olarak oluşturulacağını unutmayın.

isletmeler icin youtube 1 hesabi olusturma - İşletmeler İçin YouTube Hesabı Nasıl Oluşturulur?

Sonraki adımlar

Bir profil resmi ve kanal resmi ekleyin. Bir sosyal ağda oluşturduğunuz herhangi bir profil gibi, YouTube hesabınızın görünümü de işinizin doğrudan yansıtmalıdır. Profil görüntüsü eklemek, hesabınızın anında tanınmasına yardımcı olur ve kanal resmi eklemeniz size daha da fazla markalı görsel ve mesaj ekleme imkanı sağlar.

 

 

 

 

YouTube’da Daha Fazla Görüntüleme Nasıl Kazanılır?

Aralık 9, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Daha fazla YouTube görüntülemesi mi almak istiyorsunuz? İçiniz rahat olsun, tüm fırsatları bu yazımızın altında derliyoruz!

Daha Fazla YouTube Görüntülemesi Elde Etmenin 11 Yolu

1. Mevcut kullanıcıları abone olmaya teşvik edin

Videolarınızı izleyen ve keyif alan kullanıcılar, gelecekteki içerikler için harika bir potansiyel kullanıcı kaynağıdır. Abone olduktan sonra, her yeni içerik yüklediğinizde haberdar olmak isteyebilirler. Bu, yeni bir video yayınladığınız her zaman size anlık görüntüleme getirir.

Görüntüleyenleri abone olmaya teşvik etmenin en kolay yolu, abone olmalarını istemek. Videonuzun sonunda, kullanıcıların kanalınıza abone olmalarını isteyen bir harekete geçirici mesaj ekleyin. Video açıklamanıza, bunu yapmasını kolaylaştıran bir bağlantı ekleyin.

2. Kullanıcınıza ne görmek istediklerini sorun

İnsanlara neye ihtiyaç duyduklarını ve ne istediklerini sorduğunuzda ve sonra onlar için videolar hazırladığınızda, güzel sonuçlar ortaya çıkacaktır. Kullanıcınıza görmek istediği içeriği sunmak, onlarda sadakat oluşturmak ve daha fazla içerik için geri gelmesini sağlamak için en doğru yoldur.

Günümüzde bir çok YouTuber video içerikleri oluşturduklarında videolarının altındaki yorumları okuyarak çok ilginç fikirler alır ve uygulamaya başlar. Geri dönüşümü ise genelde tahmin edildiğinden çok daha fazladır. Örneğin, videoların sonuna veya başına kullanıcılara daha fazla görmek istedikleri şeylerin ne olduğu sorulur. Sonrasında kullanıcının istediği tarzda videolar düzenlenir.  

Basit, değil mi? Basit görünebilir fakat son derece etkili bir yöntemdir.

3. İnsanların izlemeye devam etmesi için oynatma listelerini kullanın

Kanalınız izleyiciler tarafından ziyaret edilmeye başladığında, beğendikleri içeriklerden daha fazlasını kolayca bulabilmeleri için bölümler ve oynatma listelerinden yararlanmalısınız.

YouTube Oynatma Listesi nasıl oluşturulur?

  1. Oynatma listesine eklemek istediğiniz ilk videoya gidin.
  2. Ekle‘ye tıklayın .
  3. Mevcut bir oynatma listesini seçin veya Yeni bir oynatma listesi oluştur‘u seçin (ve ardından bu çalma listesini adlandırın).
  4. Oynatma listenizin gizlilik ayarını seçmek için açılır kutuyu kullanın.
  5. Oluştur‘a tıklayın.

4. Diğer videoları veya kanalınızı tanıtmak için kartlar, bitiş ekranları ve filigranlar kullanın

Kartlar ve bitiş ekranları, bir kullanıcıyı diğer videolarınıza yönlendirmek ve onları daha fazla izlemeye teşvik etmek için fırsattır. Ve filigranlar kanalınızı tanıtmak için bir fırsat sunar.

Kartlar videonun kendisinde görülen pop-up‘lar gibi çalışır, videonun sonunda bir son ekran görüntülenir. Filigranlar, sağ alt köşedeki tüm videolarda aynı anda görünür.

Kartlar nasıl eklenir?

YouTube videolarınıza nasıl kart ekleyeceğinize dair genel bir bakış için bu videoya göz atın.

Daha fazla YouTube görüntüleme alındığı için, kanalınıza bağlantı vermek için bir kanal kartı kullanmak isteyeceksiniz. Ya da görüntüleyenleri diğer videolarınıza ve oynatma listelerinize yönlendirmek için bir video veya oynatma listesi kartı kullanabilirsiniz (örnek videodaki gibi bir anket kartı). Anket kartı özelliği ile görüntüleyenlere, ne görmek istediklerini sormak için harika bir yol olabileceğini unutmayın.

5. Arama motoru ve kullanıcı dostu başlıklar ve açıklamalar oluşturun

İnsanlar videolarınızı izlemeden önce, onları bulmaları gerekir.

Başlık ve açıklama yazarken insanların daha çok neleri aradığını görmek için youtube arama çubuğuna potansiyel anahtar kelimeleri girin. Aradığınız kelimeler ile ilgili güzel fikirler edinebilirsiniz.

Google AdWords Anahtar Kelime Planlayıcı başlığınıza ve açıklamanıza güçlü anahtar kelimeleri eklemenize ve keşfetmenize de yardımcı olur. Ancak videonuzla alakalı olmayan anahtar kelimeler eklememelisiniz. Şayet bunu yaparsanız YouTube sizi bu yüzden cezalandıracaktır. Aynı zamanda video açıklamanızda en fazla 15 hashtag ekleyebilirsiniz.

Arama sonuçlarında tam olarak görüntülendiğinden emin olmak için başlıkları yaklaşık 60 karakterde tutun. 

6. Küçük resimler kullanın

İnsanlar videolarınızı izlerken ilgi çekici küçük resim içeren videoya daha fazla bakmak ister.

Youtube’un Otomatik oluşturulan küçük resimlerden birini seçmek yerine, potansiyel yakalamak için özel bir resim yükleyebilirsiniz. YouTube’daki en iyi performans gösteren videoların %90’ı bunları kullanıyor.

Not: Özel küçük resminiz 1280 x 720 piksel ve 2 MB’dan küçük, JPG, .GIF, .BMP veya .PNG biçiminde olmalıdır.

Özel küçük resim nasıl eklenir?

Aşağıdaki video, özel küçük resmi nasıl oluşturacağınızı ve videonuza nasıl ekleyebileceğini göstermektedir.

YouTube hesabınızı henüz doğrulamadıysanız, özel küçük resim özelliğine erişebilmeniz için bunu yapmanız gerekir. Hesabınızı nasıl doğrulayacağınız aşağıda açıklanmıştır.

7. YouTube kanalınızı optimize edin

YouTube kanalınızı optimize etmek, tek tek videoları optimize etmek kadar önemli olabilir.

Aşağıda üzerinde durulması gereken bazı önemli alanlar yer almaktadır.

Sosyal kanallarınızı ekleyin: Güvenilirliği sağlamak için diğer sosyal kanallarınızı YouTube hesabınıza bağlayın.

Harika bir kanal simgesi oluşturun: Marka bilinirliği doğru bir şekilde yansıtılmalı. 98 x 98 pikselde harika görünen 800 x 800 boyutunda bir resim yüklemelisiniz.

Dikkat çeken bir kanal banner resmi ekleyin: Banner resminiz en az 2560 x 1440 piksel olmalıdır. Banner için YouTube’un İçerik Oluşturucu Akademisi’nde yardımcı olacak şablonlar bulabilirsiniz.

İlgi çekici bir kanal açıklaması oluşturun: Bu, kanalınızın hakkında sekmesinde veya herhangi bir izleme sayfasında kanal simgenize yerleştirdiğinde görünür. YouTube kanalınız için etkileyici bir marka bilinirliği oluşturmak için 1000 karaktere kadar, görüntüleyenlere neleri sunmak zorunda olduğunuzu ve niçin yeni içerik ürettiğinizi anlatabilirsiniz.

8. Kaliteli içeriğinizi bir kanal fragmanıyla sergileyin

Kanal fragmanı, kanal sayfanıza gelen tüm yeni ziyaretçilere gösterilen kısa bir videodur. Ne tür içerikler oluşturduğunuzu göstermek, sağladığınız avantajlardan bazılarını vurgulamak ve görüntüleyenleri abone olmaya teşvik etmek için harika bir yoldur.

9. YouTube Analytics’ten bilgi edinin

Herhangi bir pazarlama çabasıyla başarının anahtarı; en iyi neyin işe yaradığını öğrendiğinizde stratejinizi test etmek, izlemek ve ayarlamalar yapmaktır.

YouTube analizleri sayesinde, hangi videoların en iyi performans gösterdiğini, izleyicilerinizin ne kadar meşgul olduğunu ve hatta kitlenin demografik özelliklerini bile öğrenebilirsiniz.

10. Videolarınızı diğer kanallarda tanıtın

Başka bir sosyal kanalda mevcut bir kitleniz varsa, YouTube’a yeni bir video yayınladığınızda onları bilgilendirin. Örneğin, Instagram’da görünmek için videonuzun bir fragmanını oluşturmayı ve kullanıcıları tam video için YouTube kanalınıza (biyografinizdeki bir bağlantı aracılığıyla) yönlendirmeyi deneyin.

YouTube videolarını web sitenizin alakalı sayfalarına veya video içeriğine eşlik edip sergilemek için oluşturulmuş blog yayınlarına yerleştirmeyi deneyin.

Diğer fenomen YouTuberlar ile iletişime geçip, yayınladığınız videolardan veya kanalınızdan bahsetmesini isteyin.

11. YouTube reklamlarıyla denemeler yapın

Daha fazla YouTube görüntüleme elde etmenin bir diğer yolu, onlar için ödeme yapmaktır. YouTube reklamları, içeriğinizi başka şekilde kullanıcıların görmesini sağlar. Facebook’tan hemen sonra en yüksek ikinci dijital video reklam harcaması yüzdesini aşağıda görebilirsiniz.

Tüm bu bilgiler, daha fazla YouTube görüntülenmesi ve kullanıcı kazanmanıza yardımcı olacaktır. Ancak, harika içerikler üretmediğiniz sürece bu stratejilerin hiçbirinin YouTube varlığınızı artırmayacağını unutmayın.

Kitlenize gerçekten hitap eden videolar oluşturmak için zaman ve çaba sarf etmeniz gerekiyor.

 

Ciddiye almamanız gereken 10 dönüşüm optimizasyonu tavsiyesi

Kasım 22, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Hiçbir pazarlama uygulaması kolay değildir. Hangeldiyev dijital reklam ajansının kurucusu Atamyrat Hangeldiyev, bu makalede bazı popüler CRO (dönüşüm oranı optimizasyonu) kavram yanılgılarından ve bunların olağandışı gerçeklerinden bahsediyor.

Dönüşüm oranı optimizasyonu ile ilgili oldukça fazla içerik mevcuttur. Bazıları oldukça kalitelidir, ancak birçoğu maalesef aynı saçmalıkları anlatmaktadır. İşte bu saçmalıkları detaylıca inceleyelim.

Öncelikle şunu söyleyeyim, dönüşüm oranı optimizasyonu kolay bir şey değildir, satış ve pazarlama konularına da hakim olmanız gerekmektedir. Masanızın üzerindeki kalemi bile satamıyorsanız dijital pazarlamadan kesinlikle uzak durmanızı öneririm, çünkü bu işte amatörler asla başarılı olamaz, ya da evden eve dolaşıp bir şeyler satarak satış konusunda kendinizi yeterince geliştirdikten sonra dijital pazarlamaya adım atabilirsiniz.

Peki o zaman dönüşüm oranı optimizasyonu ile ilgili kavram yanılgılarına ve bunların olağan dışı gerçeklerine göz atalım.

  1. Yanlış Kanı: Herkes yapabilir

Dönüşüm optimizasyonunda iyi sonuç elde etmek için ekibinizde becerikli insanlara ihtiyacınız var. Dönüşüm oranı optimizasyonu ekibi genellikle şunları içermelidir:

  • İki veya üç dönüşüm optimizasyonu uzmanı
  • UX tasarımcı
  • Front-end developer
  • Müşteri araştırma uzmanı (part-time olabilir)
  • Analiz uzmanı (part-time olabilir)
  • Veri analisti (part-time olabilir)
  • Ürün veya program yöneticisi, işinize bağlı.

Tüm bu farklı iş türleri ve sorumlulukları ile, tek kişi hepsini nasıl yapabilir? Herkes Chuck Norris değildir.

  1. Yanlış Kanı: En iyi CRO uygulamaları mevcuttur

Herkes en iyi uygulamaları ister, ancak dönüşüm optimizasyonunda en iyi uygulama diye bir şey yoktur. Çünkü bir web sitesinde işe yarayan uygulama bir başka sitede çalışmayabilir.

Örneğin, CaffeineInformer ve Booking.com her ikisi de aynı gezinme menülerini test etmiştir, ve CaffeineInformer’de işe yarayan menü Booking.com’da iyi sonuç sağlamamıştır.

CaffeineInformer, hamburger menüsünü (üç çubuktan oluşan simge) kenarlıklı ve kenarlıksız geleneksel kelime menüsüne karşı test ederek sonuçları detaylıca yayınlamıştır. Kutulu menü sonuçlarının, kenarlıksız menüden daha sık tıklandığını ve hamburger menüsünün de kullanım göstermediğini görebilirsiniz.

ciddiye almamaniz gereken 10 donusum optimizasyonu tavsiyesi 2 - Ciddiye almamanız gereken 10 dönüşüm optimizasyonu tavsiyesi

Booking.com test sonuçlarını çalıştırdığında, kendi menü seçenekleri için tıklama sayısında bir fark bulamadılar:

ciddiye almamaniz gereken 10 donusum optimizasyonu tavsiyesi booking com - Ciddiye almamanız gereken 10 dönüşüm optimizasyonu tavsiyesiRakipleriniz size ilham verse de, sitelerinde kullandıkları şeyler çoğu zaman sizin sitenizde işe yaramayabilir. Yukarıdaki örnekte, bu küçük bir değişikliktir, ancak şirketlerin yüz binlerce dolara mal olan ve sitelerinde olumsuz bir etki yaratan bir değişiklik hakkında bahis yaptıkları görülmüştür.

Tavsiyem sektörünüzü takip etmek ve diğer sitelerden ilham almak, ancak sitenizde bir değişiklik yapmadan önce araştırma, prototipleme ve kullanılabilirlik testleri ile emin adımlarla yürümek (özellikle de proje büyükse). Hamburger menüsü gibi küçük bir şey ise, işe koyulun ve test edin, ama kendinize şunu sorun, bu değişiklik ile gerçekten ne elde etmeye çalışıyorum? Başlamak için konseptin geçerliliğini düşünün ve siteniz için sahip olduğunuz genel yol haritasına uyup uymadığına bakın.

  1. Yanlış Kanı: Dönüşüm oranı optimizasyonu A/B testidir

  • A/B testi dönüşüm oranı optimizasyonu sürecinin sadece bir parçasıdır.
  • Dönüşüm oranı optimizasyonu için kullandığımız metodoloji şöyledir:
    • İnce eleyip sık dokumak,
    • Varsayımda bulunmak,
    • Uygulamak,
    • Yaymak.

Dönüşüm oranı optimizasyonu yapmak için harcadığımız zamanın yüzde 70’inden fazlası, sürecin aşamasını dikkatle incelemektir (planlamak). Veriler tarafından desteklenmeyen plansız bir test genellikle iyi sonuç vermez.

Dönüşüm optimizasyonu hakkında konuştuğumuzda, tasarım düşüncesine, yenilikçiliğe ve yaratıcılığa odaklanmamız gerekir. Sonuçta, bir deneyimi optimize ediyor ve bu deneyimi site ziyaretçisi için yeni bir seviyeye getiriyorsunuz. Ziyaretçiyi yalnızca müşteriye dönüştürmekle kalmayıp, akılda kalacağı unutulmaz, eğlenceli bir deneyime sahip olduğundan emin olmak için karmaşık sorunlara çözüm getiriyorsunuz.

Bunu başarmak kesinlikle kolay değildir!

  1. Yanlış Kanı: Basit bir değişiklik bile elde edeceğiniz sonucu etkiler

Bazen basit bir değişiklik etkili olabilir. Ama kendimizi kandırmayalım: bu istisnadır, kural değil.

Sitenizdeki bir renk değişikliğinin dönüşümü yüzde 40 ila yüzde 50 oranında artıracağını sanmak iyi bir fikir değildir. Birisi bu konuda benimle tartıştığında, hemen “Test ne kadar sürdü?” ve “İstatistiksel güce ulaştı mı?” diye merak ederim.

BlueStout.com‘dan Allen Burt, Shane Barker‘ın blogunda bu konu ile ilgili şunu demiştir:

“Dönüşüm oranını nasıl artırabileceğimiz ve nasıl optimize edebileceğimiz hakkında konuşmayı seviyorum, çünkü çoğu site, özellikle de e-ticaret işi yapanlar bunu yanlış anlıyor. Bu kişiler dönüşüm optimizasyonunun tamamen A/B testi olduğunu ve farklı renkleri deneme ile ilgili olduğunu düşünmektedir. Gerçekte, küçük ve orta ölçekli işletmelerin %90’ı için, sitenizde dönüşüm oranını artırmak için yapabileceğiniz bir numaralı değişiklik, verdiğiniz mesajdır.”

Kestirmelerden uzak durun; kullanılabilirlik konularının ele alınması gerekir ve “Ödeme İşlemine Devam Et” ifadesi gibi kritik çağrıları ve renkleri test etmek uygun bir denemedir. Ancak, basit değişikliklerin sonuçlarınızda önemli bir etki yaratmasını beklemeyin.

Başarılı bir dönüşüm oranı optimizasyonu programının önemli bileşenlerinden biri, bunun arkasındaki yaratıcılıktır. Testlerle sınırları zorlayın, yeni şeyler deneyin, ve sıradanlığa alışmış olan ziyaretçiyi heyecanlandırın.

  1. Yanlış Kanı: A/B testi her şeydir

Geçmişte, en küçük butondan ana resme kadar her şeyde A/B testi uygulama ile ilgili güçlü bir vurgu vardı. Ama şimdi, işler değişti ve A/B testini farklı görmekteyiz.

Bazı şeylerin sadece sitede sabitlenmesi gerekiyor. Kullanılabilirlik sorununun anlaşılması veya sık karşılaşılan sorunların giderilmesi durumunda dönüşümlerin arttığını anlamak için A/B testi yapmaya gerek yok. Bir A/B testinin yapılmasının gerekip gerekmediğini belirlemek için gerekli olan tek şey basit bir araştırma olabilir.

Bir siteyi değerlendirirken, sorunları buluyoruz ve daha fazla eylemi belirlemeye yardımcı olması için bu sorunlara gruplar halinde çözümleri sınıflandırıyoruz. İşte dört temel grup:

  • Alanlar ve sorunlar test için değerlendirilir. Bunları bulduğumuzda, araştırma fırsatları grubuna yerleştiririz.
  • Bazı alanlar test edilmeye ihtiyaç duymaz, çünkü bunlar tutarsızlıktan muzdariptir ve sadece düzeltilmesi gerekir. Bu sorunları hemen düzeltilmesi gerekenler grubuna yerleştiririz.
  • Diğer alanlar yukarıdaki iki gruptan birine yerleştirmeden önce sorun hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamızı ve anlamamızı gerektirebilir, bu yüzden bunu daha fazla araştırma grubuna yerleştiririz.
  • Herhangi bir site değerlendirmesinde, bir etiketin veya etkinliğin bulunmadığını ve belirli bir sayfa veya öge hakkında yeterli bilgi sağlamadığını görebilirsiniz. Bu, sınıflandırma aracı grubuna yerleştirilir.
  1. Yanlış Kanı: İstatistiksel anlamlılık en önemli metriktir

Dönüşüm optimizasyonu ile ilgili şunu her zaman duyarız: Test yüzde 95 istatistiksel güveni sağladı, bu yüzden bu testi durdurmalıyız. Ancak, geriye dönüp teste baktığınızda, orijinal ve varyasyon arasında sadece 50 dönüşüm toplanmıştır (her biri için yaklaşık 25) ve test sadece iki gün sürmüştür.

Bu yeterli veri değildir.

Bir A/B testi başlatırken göz önünde bulundurulması gereken ilk adım örneklem büyüklüğünü hesaplamaktır. Örneklem büyüklüğü, testin yapılmasından önce ulaşmanız gerekeceğine inandığınız ziyaretçi sayısı, dönüşüm sayısı ve beklenen artışa dayanmaktadır.

Hubspot.com‘daki bir blog yazısında, WPEngine’nin Carl Hargreaves‘i şunları söylemiştir:

“Sayfanız için gerçekçi bir sayı seçmeniz gerektiğini unutmayın. Hepimiz test etmek için milyonlarca kullanıcıya sahip olmayı istesek de, çoğumuz bu lükse sahip değiliz. Hedef örneklem büyüklüğüne ulaşmadan önce testinizi ne kadar sürdürebilmeniz gerektiğini tahmin etmenizi öneririm.”

İkincisi, istatistiksel gücü düşünün. Minitab.com’a göre, “İstatistiksel güç, bir testin gerçekte var olan bir farklılığı (veya etkiyi) tespit etme olasılığıdır.”

Bir A/B testinin, varyasyonlar arasındaki dönüşüm oranlarındaki bir değişikliği tespit etme olasılığı, yeni tasarımın etkisine bağlıdır. Etki büyükse (dönüşümlerde yüzde 90’lık bir artış gibi), A/B testinde tespit edilmesi kolay olacaktır.

Etki küçükse (dönüşümlerde yüzde 1 artış gibi), A/B testinde tespit edilmesi zor olacaktır.

Ne yazık ki, gerçek etki büyüklüğünü bilmiyoruz! A/B testinin amaçlarından biri bunu tahmin etmektir. Etki büyüklüğünün seçimi her zaman biraz rastlantısaldır ve fizibilite hususları genellikle çok önemlidir.

  1. Yanlış Kanı: Bir seferde sadece bir şeyi değiştir

Bazı insanlar, değişimin etkilerini anlamak için yavaşça hareket ederler ve bir seferde bir değişiklik yaparlar. Test ederken, testle ilgili bir hipotez oluşturursunuz ve bu bir veya daha fazla unsuru içerebilir.

Şablonun ayarlanması (örneğin, yalnızca konumların değiştirilmesi ve ögelerin tasarımı) değil; Bu, ziyaretçilerin görebileceği ve hissedebileceği veriye dayalı değişikliklerle sonuçlanan verilerle desteklenen bir hipoteze karşı test yapmaktır.

  1. Yanlış Kanı: Her seferinde birden çok değişiklik yap

Yukarıdaki 7 numarada belirtilen olayın tam tersi. Bazen bir hipotezin bulanık hale geldiğini görürüz çünkü diğer değişiklikler tek bir test içinde yer alır. Bu, sonuçların güvenilirliğini ve hangi unsurun testi etkilediğini deşifre etmeyi zorlaştırır.

Her zaman hipoteze sadık kalın ve hipotezinizin sitede yaptığınız değişikliklerle eşleştiğinden emin olun.

  1. Yanlış Kanı: Yaygın kullanılmayan unsurlardan kaçınılmalıdır

Carousel’lerin işe yaradığına inanmayan bir müşterimiz vardı. Ben de carousel’leri sevmem açıkçası, ancak bu müşteri spesifik bir ürün sattığı için, carousel’lerin gerekli olduğunu ve kullanılmaları gerektiğini düşündük.

Ancak, müşterileri şikayetçi oluncaya kadar bu müşterimiz direndi. O zamana kadar, müşterimiz, döner carousel’lerin ziyaretçilere ihtiyaç duydukları şeyi bulmalarına yardımcı olacağını ve sattıkları ürün yelpazesine genişlik katacaklarını fark etmedi.

Araştırma size bir ögenin sizin için bir çözüm sunabileceğini gösteriyorsa, onu tamamen kaldırmadan önce test edin.

  1. Yanlış Kanı: Dönüşüm oranı optimizasyonu için siteniz çok küçük

Dönüşüm oranı optimizasyonu (CRO) yalnızca testle ilgili değildir. CRO, ziyaretçilerinizi anlamak ve onlara daha ilgi çekici bir deneyim sunmakla ilgilidir. Herhangi bir boyuttaki siteye sahip olan dijital pazarlamacılar ve web yöneticileri CRO’nun uygulanmasını sağlamalıdır.

Teorilerinizi haklı çıkaracak bir trafiğiniz varsa, test edin! Aksi takdirde, sitenizi sürekli olarak güncelleyin ve analizlerinizle veya kullanılabilirlik testi aracılığıyla önemli metriklerin gözlemlenmesi yoluyla değişikliklerinizi ölçün.

Sosyal Medya’nın SEO’ya Etkisi Var Mıdır?

Kasım 8, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Sosyal Medya SEO’ya Etkisi Var Mıdır? Google çalışanlarının yorumlarını ve kişisel tecrübelerimizi baz alarak bu içeriği sizler için kaleme aldık.

Sosyal Medya: Sıralama Faktörü

İlk olarak şöyle bir gerçek var ki; Google’da çalışan biri “Google’ın sıralama faktörü bunlar!” diyerek, bizimle paylaşmaya karar vermediği sürece, Google’ın algoritmasında ne olduğunu tam olarak bilmemiz pek olası bir durum değildir.
Şaşırdınız mı?

Şaşırmayın; bunun gerçekleşmesi maalesef mümkün değil.

Google çalışanlarının anlattıklarına ve vaka çalışmalarımızda edindiğimiz tecrübelere dayanarak çıkarımımız; Google ve sosyal medya sinyallerin doğrudan sıralama faktörü olmadığını belirtmiştik. Fakat, Google’ın bir sıralama faktörü olmadığını söylemek, sıralamanın etkilemediği anlamına gelmez.

Sosyal Medya SEO’ya Nasıl Etki Eder?

Sosyal medya, doğrudan Google sıralama faktörü olmasa da, sosyal medyanın aslında SEO çalışmalarında yardımcı olmasının dört yolu vardır bunlar;

  1. Bağlantılar için potansiyel paylaşımlar hazırlamak
  2. Bir kitle oluşturmak
  3. Markalı anahtar kelime aramaları yapmak
  4. Promosyona yardımcı olmak

Biraz daha detaylandırmak gerekirse;

Bağlantılar İçin Potansiyel Paylaşımlar Hazırlayın

Sahip olduğunuz sosyal medya hesaplarınızda daha fazla paylaşım, kullanıcıların içeriğinizi görmesi ve ona bağlanması için daha fazla kapı aralayacaktır. Sosyal medyada ilgi çeken yüksek kaliteli içerikler yaparsanız, diğer web sitelerinden doğal backlink almanız daha yüksektir. Google için bir web sitesi diğer siteler tarafından ne kadar fazla kaliteli backlink alıyorsa o kadar trafik sağlar.

Bir Kitle Oluşturmak

Sektörünüz ile alakalı en iyi ürün veya hizmete sahip olabilirsiniz, ancak insanlar bunu bilmiyorsa bu hiçbir işe yaramayacaktır. Proaktif olmalısınız ve insanların nerede olduklarına ulaşmalısınız. İnsanların çoğunluğu nerede? Sosyal medyada. Facebook’un yaklaşık 2 milyar kullanıcısı olduğunu biliyor muydunuz? Sosyal medyadaki kullanıcı sayısı, erişim ve paylaşım kolaylığı ile sosyal medya, web varlığınızı oluşturmanın ve hızlı bir şekilde kitle oluşturmanın harika bir yoludur. İnternetteki milyonlarca site arasında bulunmak istiyorsanız, sosyal medyada bulunmalısınız.

Ek olarak, tıklama oranlarının Google Arama Motoru ve diğer arama motorlarında sıralamasını etkileyebileceğini de biliyoruz. Sosyal medya reklamcılığı, marka bilinirliği ve kitle oluşturmada katkı sağlayacaktır. Bu da, kullanıcıların Google’ın arama sonuçlarında markanızın içeriğine tıklama olasılığını artıracak yöntemlerden biridir.

Markanız ne kadar büyükse ve tüketiciler size ne kadar güvenirse, Google’da daha büyük bir tıklama elde etme olasılığınız o kadar yüksek olur. Sosyal medya, markanızı oluşturmanıza ve başka türlü sizi bulamayacak kişilere görünmenize yardımcı olacak harika ve etkili bir yöntem. Genişletilen kitlenizden, Google’daki tıklamaların payından daha fazla yararlanmaya başladıktan sonra, sıralama da o kadar yüksek olur.

Markalı Anahtar Kelime Aramaları Yapmak

Müşteriler markanızın adını ve bir anahtar kelime öbeğini Google’da aradığında, benzer anahtar kelime öbekleri de sıralamaya yardımcı olur. Örnek ile açıklamak gerekirse; “(marka adı) elbise ” araması yapan bir tüketici kitlesine sahip ve içeriğinde olumlu etkileşimde bulunuyorsanız, Google sayfasında “(marka adı) elbise” için iyi bir yer olduğunu düşünür. “elbise” içinde iyi bir sonuç olur ve “elbise” anahtar kelimesi için size daha fazla yer verir.

Promosyona Yardımcı Olur

Unutmadım 🙂 Makalede Facebook üzerinden konuştuk ama Youtube‘u unutmadım. Çünkü YouTube en çok aranan ikinci arama motorudur.  SEO performansınızı olumlu etkilemek için YouTube’u kullanabilirsiniz. İçeriğinizi veya markanızı tanıtmak için bağlantı oluşturabileceğiniz videolar oluşturabilir ve videolarınız potansiyel olarak SERP’lerde organik olarak sıralanabilir. Hatta Youtuber’lar ile çalışarak marka bilinirliğinizi artırabilirsiniz.

İçeriğinizi kitlenize tanıtmak ve yüksek kaliteli geri bağlantılar elde etmek için bu örneği ve diğer sosyal medya platformlarını kullanabilirsiniz. Ancak birkaç bağımlılık var:

Müşterileriniz sosyal medyadaki içeriğinizi önemsemelidirler. Bu yüzden SEO’ya yardımcı olmak için sosyal medya pazarlaması yaparken oldukça zor bir satış. Katılım, çoğu B2B şirketi için zorlayıcıdır. Genel olarak, sosyal medyayı kullanan insanlar iş odaklı düşünmüyorlar. İlgi alanları ve hobileri hakkında düşünüyorlar. Yani farklı kurgular (belki de mizahi içerik ya da hizmet teklifinizin dışında), stratejiler daha çok dikkat çekecektir.

Özet

Kaybolma Görün! Geleceğin ne olduğuna bakılmaksızın, sosyal medyanın aslında SEO çalışmalarınıza yardımcı olabileceğini gördünüz. Sosyal medya birçok uzun vadeli faydalar sunar. Sosyal medya doğrudan Google sıralama faktörü olmasa bile, içeriği tanıtmanın ve çevrim içi bulunmanın en iyi yollarından biridir.

Sesli Aramalar Rehberi – SEO’da Yeni Dönem

Haziran 29, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Selamlar arkadaşlar,

Blogumuzda farkettiğim kadarıyla Sesli aramalar için bir rehber ve buna benzer bir içerik oluşturmadığımızı gördüm. Son günlerde özellikle 2018 in ilk çeyreğinde herkesin dilinde olan Sesli arama ile ilgili sizlere bilgi vermek istedik.

sesli arama - Sesli Aramalar Rehberi - SEO'da Yeni Dönem

Nedir Bu Sesli Arama ?

  • Comscore verilerine göre 2017 yılında dünya genelinin %20’si civarında sesli arama yapıldı.
  • İlk sesli aramalarda gelişim 71 yılında IBM  tarafından 17 dilde çıkartıldı.
  • Google mazisine baktığımızda 16 yıllık bir mazisi var.
  • 2007 yılında 1-800-GOOG-411 adı altında Google sarı sayfalar sayfası vardı.
  •  Sesli aramalarda Google asistan – Siri – Google Home – Windows cortana şeklinde ilerleme kaydedilmiştir.
  • Modern olarak ise : Siri-2011 – Google Now-2012 – Windows cortana-2013 – Amazon Echo-2014 – Google Home-2016
  • Popülariteye baktığımızda ise Siri kelimesi Google asistandan daha fazla arandığını görmekteyiz.

voice search logos lr 1 - Sesli Aramalar Rehberi - SEO'da Yeni Dönem

Peki Sesli aramalarda nasıl öne çıkabilirim ?

  • Site hızı. Site hızınız ne kadar iyi olursa o kadar iyi dönüş alırsınız. Ortalama sesli aramalarda çıkan sonuçlara baktığımızda sayfa yüklenmesi 2 saniyenin altında olan siteler sesli aramalarda daha öne çıkıyor.
  • SSL. Google artık bildiğiniz gibi SSL sertifikasını her yerde bangır bangır bağıra bağıra lanse ediyor.
  • Kısa ve net metin. Bir soru sorduğunuzda net sonucu veren metinler. Örnek vermek gerekirse 2017 yılında süper lig şampiyonu kimdir ? sorgusunda 75 puanla Galatasaray sonucunu getirmesidir.
  • Schema yapısını kullanan siteler daha fazla ön plana çıkıyor.
  • Ortalama domain otoritesi 75 sayfa otoritesi ise 22 olan siteleri ön plana çıkartıyor. Bu da demek oluyor ki sesli arama konusunda Google şuanda sadece çok güvenilir sitelerle çalışıyor ve ileri dönemlerde bunu daha spesifik bir hale getirecek.
  • Ortalama 1200 Facebook paylaşımı ve 20 Twitter paylaşımı. Detaylı olarak baktığımızda ortalama olarak 1200 paylaşım Facebook ve 20-30 arası da Twitter’da paylaşılmış sayfaların daha ön planda olduğunu görüyoruz.
  • %40 oranında Zero features sonuçlarından çekiyor. Zero position bildiğiniz gibi özellikle artık günümüzde çok popüler. Bununla birlikte bir sorguya cevap veren web siteleri; Ne?, Nerede?, Nasıl?, Neden?, Ne zaman? gibi sorgularla daha çok ön plana çıkar oldu. “CRM nedir” gibi sorular sorduğumuzda karşımıza çıkan sonuçtan görebilirsiniz.

2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Haziran 11, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

youtube - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Web siteler için o kadar SEO çalışmaları yapılıyor da, Youtube için neden yapılmasın? Büyük paraların döndüğü Youtube’da size nasıl SEO yapıldığını aşamalar halinde göstereceğim.

Aşama 1: Video Anahtar Kelimeleri Bulmak

Her SEO türünde olduğu gibi bunda da bir anahtar kelimesi buluyoruz.

Amacımız ise anahtar kelimemizin Youtube sonuçları Google’da 1. sırada olması

Anahtar kelimeniz Google’da aratıldığında eğer hiç Youtube videosu yoksa sadece 10 adet web sitesi varsa o anahtar kelimeyi çöpe atın! Başka bir anahtar kelime bulmaya çalışın.

google video results - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Amacımız örnekteki gibi bir kelime bulmak. “Kaykay nasıl yapılır?”

Google genelde bazı kalıplı kelimelerde bu tarz videolu sonuçlar ortaya koyar.

  • Nasıl Yapılır kelimeleri (Kaykay nasıl yapılır?)
  • İnceleme videoları (Gta v inceleme)
  • Tutorial(rehber) videoları (WordPress kurma rehberi)
  • Sporla alakalı videolar (kick boks videoları)
  • Eğlenceli videolar (Araba kazaları)

Neden bu kadar önemli?

Çünkü birisi gta v inceleme diye yazdığında web sitelerine girmeden önce videolara bakar. Biz de o çıkan videolar arasında yer aldığımız zaman daha çok izleneceğiz.

Anahtar Kelime Nasıl Bulunur

Anahtar kelime bulmanın en basit yolu niche kelimelere bakmak. Biraz göz gezdirip niche kelimeler arasında Youtube videoları çıkan bir kelime bulmaktır.

youtube results in google - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Kolay değil mi?

Kelimemizi bulduktan sonraki amacımız aranma hacmine bakmak. Kelimenin ne kadar büyük bir aranma hacmine sahip olduğunu öğrenmeliyiz.

Büyük aranma hacmine sahip videolar çok büyük bir rekabet gerektirir. Onun için küçük balığa bakmamız gerek.

Bulduğumuz kelimenin en azından aylık 300 aranması olmalı. Aranma hacmini buradan kontrol edebilirsiniz.

aranma hacmi raporlar%C4%B1 - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Neden en az 300?

Eğer Google’da bile 300 aranıyorsa Youtube içerisinde daha büyük bir aranma hacmine sahiptir. Ancak Youtube aranma hacmini ölçen bir araç olmadığı için Google üzerinden tahmin yürütüyoruz.

Aynı zamanda eğer videonuz Google’da ilk sıraya ulaşırsa aylık 300+ izlenim alacaksınız demektir. Bu da hiç az sayılmaz, değil mi?

Size Gerçek Bir Örnek Göstereyim

Birçok internet sitesi SEO tutorial kelimesi için çalışma yapmakta. Ancak bizim yöntemimizi uygulayan insanlar “SEO Tutorial” yazıldığında bakın kaçıncı sırada yer alıyor!

seo tutorial sonuçları - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Gördünüz mü! İşte bizim amacımız da tam olarak bu.

monthly searches - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Aranma hacmi de 300’ün üstünde.

SEO Tutorial kelimesi üzerinden bir video yapmak kulağa hoş geliyor değil mi?

Aşama 2: Videonuzu Yapma Zamanı

Diğer her işte olduğu gibi video işinde de ne kadar çok yatırım yaparsanız o kadar geri dönüşü olur.

Mesela size bir taktik.

1 günlüğüne profesyonel video grafikçisini işe alıp videonuzu çekin. Bir editöre de videonuzu editlemesi için para verin. İşleyin.

Video gayet kaliteli ve pahalı gözüküyor değil mi? Aslında hiç pahalı değil.

Sadece 90 $’a mal oldu. Eğer bütçeniz bu kadar yüksek değilse Powerpoint sunumlarında konuşmak için bu programı kullanabilirsiniz. Yıllık 15 $.

İlk başta çok fazla para harcamanıza gerek yok. Geri dönüşler arttıkça harcadığınız miktarı da arttırırsınız. Önemli olan izleyiciyi sıkmayacak eğlenceli bir video yapmak.

Kalite Youtube için en önemli şey. Videolarınız ne kadar kaliteli olursa sıralamada o kadar yukarıya çıkarsınız.

Eğer çektiğiniz videolar kalitesiz ise çöptür. Ne kadar SEO yaparsanız yapın bir işe yaramaz.

İnsanların sizin videonuzla olan etkileşimine göre kalitenizi anlaşılacaktır. Bunu unutmayın!

Videonuzun Kaliteli Olduğunu Gösteren Belirtiler

İşte videonuzun kalitesini belli eden etkileşimler

  • Ortalama İzlenme: Ortalama izlenme ne kadar yüksek ise insanlar videolarınızı o kadar sevmiştir. Eğer az ise insanlar videoyu direkt kapatıyorlardır. Videonuzun başında bir yerinde sorun vardır. Kontrol edin!

ortalama izlenme süresi - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

  • Yorumlar: Eğer birisi videonuza yorum yapıyorsa bu kişi videonuzu sevmiştir, eğlenmiştir ya da bilgili bulmuştur. Ne kadar çok yorum geliyorsa o kadar kaliteli iş çıkarmışsınızdır. Aynı zamanda gelen yorumlardaki önerilere dikkat ederek daha kaliteli işler çıkarabilirsiniz.

yorumlar - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

  • Video Bitimi Abone Olma: Eğer birileri videonuz bittikten sonra kanalınıza abone oluyorsa bayağı iyi bir iş yapmışsınızdır. Doğru yolda ilerlemeye devam!

youtube abone butonu - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

  • Paylaşımlar: Videonuzun yayılması için en önemli olaylardan biri paylaşımlar. Videonuzu izleyenler ne kadar çok yerde paylaşırsa o kadar çok izlenim alırsınız.

 

  • Favoriler: Videolarınızı favorilerim kısmına almaları iyiye işaret. Daha sonradan tekrardan videolarınızı izleyeceklerini gösteriyor.

 

  • İstatistikler: Youtube Analitik sizin can dostunuz. Her an ondaki değişimlere bakarak hangi yolda ilerleyeceğinizi görmelisiniz.

istatistik - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Eğer yaptığınız video çok iyi olursa birçok like, yorum ve paylaşım alacaksınız. Bunların hepsi de Youtube’un bir videoda görmek istedikleri.

Videolarınızı En Az 5 Dakikalık Yapın

Uzun makalelerde olduğu gibi uzun videolarda üstte çıkmak için çok önemli.

Küçük bir arama sonucu Youtube’da çıkan sonuçlarda en üstteki videoların çoğu uzun süreli olanlar.

youtube arama sonuçları - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Buradaki örnekte görüldüğü gibi ilk 4 sırada olan videodan 3’ü 1 saatlik videolar hatta daha uzun.

Bu yüzden en azından 5 dakikalık videolar çekmeyi unutmayın.

Videolarım çok uzun kimse izlemez diye düşünmeyin. Eğer eğlenceli videolar yaparsanız insanlar ne kadar uzun olursa olsun izler.

Size nasıl video yapılacağını gösterdik. Şimdiyse en büyük kısma geliyor. Videonuzu optimize etmeye.

Aşama 3: Videolarınızı Youtube SEO’ya Göre Uploadlama

İşte karşınızda Youtube SEO’ya en uygun video uploadlama.

Video Dosya İsmi

Videonuzu tamamladığımızda uploadlamadan önce video isminde anahtar kelime geçsin.

Mesela anahtar kelimemiz “weight loss tips” ise video ismi “weight_loss_tips_video.mp4” olsun.

 

Video Başlığı

Video başlığınız en az 5 kelimeden oluşsun. Bu sayede anahtar kelimelerle doldurmanıza gerek kalmaz.

Mesela bu örnekte videonun başlığı 5 kelimeden oluşuyor. Ama sadece 2 tanesi bizim ana kelimemiz.

video başlığı - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Önemli Not: İnternet sitelerinde anahtar kelimeleri ilk başa koymamız daha çok işe yarar bilirsiniz. Aynı mantık Youtube için de geçerli.

Mesela kelimemiz “surfing tutorial” ise video başlığımız şöyle olmalı ;

“Surfing Tutorial: Learn How to Ride a Wave Today”

Açıklama

Videonuzun açıklaması ÇOK ÖNEMLİ!

Çünkü Google ve Youtube videolarınızı “dinleyemiyor”. Henüz. Bu sebeple videonun neyle alakalı olduğunu başlığınızdan ve açıklamanızdan anlıyor.

İşte sizlere videonun açıklaması için birkaç tavsiye:

  • Sitenin linkini üst taraflara koymaya çalışın.
  • İlk 25 kelimenizde anahtar kelimeniz bulunsun.
  • Açıklama en az 250 kelime olsun.
  • Açıklamada 3-4 kez ana kelimeniz geçsin.

Bu sistem sayesinde videolarınız Google ve Youtube gözünde spam yapılmamış bir şekilde gözükecek ve hedef kitleye videolarınız ulaşacak.

İşte size bir örnek. Youtube video açıklamalarınız bu şekilde olmalı.

youtube açıklama - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Etiketler

Etiketler çok önemli değil ancak bize yardımları dokunuyor.

Tek yapmanız gereken Youtube ve Google’a videonuzun neyle ilgili olduğunu gösteren etiketler kullanmak.

youtube etiketler - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Sadece ana kelimenizle ilgili etiketler girmeyin.

Anahtar kelimenizle farklı ancak videonuzla alakalı etiketler girdiğinizde farklı aranma sonuçlarında da çıkabilirsiniz.

youtube ornek - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Bütün bu işlemleri halletikten sonra Ayarları kaydet diyoruz.

Aşama 4: Videonun İzlenmesini Sağlamak

Buraya kadar birçok kez kullanıcılar için önemli şeylerden bahsettik.

Ancak videolarınızın üst sıralarda çıkmasını istiyorsanız videoların ÇOK FAZLA izlenmesi gerek.

Çok izlenme = Yüksek sıralama

Ama önemli bir şey! İzlenmelerin gerçek olması gerekiyor.

Youtube gelişmiş bir sistem. Hem de sizin sahte izlenim gönderdiğinizi anlayacak kadar. O yüzden hiç bu işlere bulaşmayın.

Daha önceden söylediğimiz gibi uzun süreli izlenimler altın kadar değerli.

İşte videolarınızın izlenim almasını sağlayacak bir kaç taktik:

Videolarınızı Soru Cevap Bölümlerine Ekleyin

Son zamanlarda insanlar forum yerine soru cevap sitelerinde takılıyor. Siz de bu sitelerde sizin içeriğinizle alakalı sorulara cevap olarak videonuzu gösterin.

Soru soran kişi istediği cevabı aldığı sürece hiçbir sorun ortaya çıkmayacaktır.

Quora gibi kalteli soru cevap sitelerinde “SEO nedir” diye bir çok başlık bulunmakta.

quora soru cevap sitesi - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Hemen gidip bu başlıklara Youtube videosunu gösteriyoruz.

quora cevaplama - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Bu sayede doğal bir şekilde insanlar videolarınızı izleyecek, beğenecek, yorum atacak ve paylaşacak!

Video Linkinizi E-mail İmzanız Yapın

İnsanlar çoğu zaman mesajlaşmak için e-mail kullanıyor. Benim gibi insanların e-mail’den birçok arkadaşı oluyor. Onlara mesaj atarken imzamıza video linkini koyarak insanları videoyu izletmeye teşvik ediyoruz. İşte organik izlenme diye buna derim!

email imzas%C4%B1 - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Videonuzu Siteye Gömün

Size en klasik taktiği söylüyorum. Videonuzu sitede yayınlatın! Zaten sitenizin içeriğiyle uyumlu olacağından dolayı hiç sorun olmayacaktır.

Yazılarınızın sonunda “şu şu videomuzu da izlediniz mi?” tarzı yazılar yazıp videonuzun embed koduyla gösterim kazanabilirsiniz.

youtube embed - 2018 yılı için Youtube SEO Nasıl Yapılır?

Yolun Sonu

Bugün sizler için Youtube SEO üzerine bayağı bir konuştuk. Üstte verdiğimiz Youtube SEO teknikleri sayesinde üst sıralarda çıkmanız kaçınılmaz olacaktır.

Bir PBN Kullanmamak ve Kullanmak İçin 3 Neden

Mayıs 18, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Bu yazıda sizlere özel blog ağı (PBN) kullanmanın yararlarını, zararlarını, neden kullanmamanız ve kullanmanız gerektiğini anlatacağız.

1. Maliyet

PBN’in en büyük eksilerinden biri, bir ağın geliştirilmesi ve sürdürülmesi maliyetidir. Eğer auction (herhangi bir reklamın gösterilip gösterilmeyeceğine karar vermek, reklamların hangi sırayla gösterileceğini ayarlamak gibi işlemleri yapmak ve vesaire) modeliyle çalışıyorsanız bu durum size iyi bir alan adı için 40-400$ arasında bir maliyete mal olacak. Eğer alan adı işleri için aracı kullanıyorsanız maliyet yine benzer aralıklarda olacaktır.

Tahmin ettiğiniz gibi bu işlem git gide büyüyecek ve maliyeti artacak.

Yeni alan adınızı güvenli hale getirdikten sonra, özel WHOIS için ödeme yapmanız, onu barındırmanız ve ona içerik eklemeniz gerekir.

100 dolara yeni bir alan adını satın alıp onu güvenli hale getirdiğinizi varsayalım:

  • Domain = 100$
  • Özel Whois = 5$
  • Hosting = 12$
  • Makale = 5$ (iyi bir PBN’nin birden fazla makalesi olur)

Bir site için 112$ harcadınız bile.

Maliyetin yüksek olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Zaman yatırımından bahsetmemize izin verin.

hizli pbn olusturma - Bir PBN Kullanmamak ve Kullanmak İçin 3 Neden

2. Zaman Yatırımı

Kaliteli bir PBN oluşturmak ciddi bir zaman kaybı olabilir. İlk olarak, satın almaya layık olan alan adlarını bulmalısınız. Alanların yaklaşık% 95’i işe yaramazdır ve bu alanlara para akıtmak çok cömertçe!

10 web sitesi ağı oluşturmaya çalıştığınızı varsayalım. On nitelikli alan bulmak için sizin 6-12 saat arasında bir vakit harcamanız gerekiyor. “Nitelikli” bir alanın en az 15 kişisi ve 15 kişilik bir Alan Yetkilendirmesi olmalıdır.

Artık on alan adına sahip olduğunuza ve bunları güvence altına aldığınıza göre şimdi bunları ayarlamalısınız. Web sağlayıcılarını bulmak ve bu siteleri geliştirmeye hazır hale getirmek 2 ila 4 saat sürecektir.

Ardından, gerekli tüm sayfaları oluşturmanız, uygun temaları bulup yüklemeniz, içerik yazmanız ve yazı işleri için dış kaynak kullanmanız, eklentileri yüklemeniz ve sitenin görünümünü normal yaparak siteyi geliştirmeniz gerekir. Ekstra işler yapıp güvende olmak istiyorsanız, her site için sosyal hesaplar da oluşturmak isteyebilirsiniz.

Bu işlem site başına 1-2 saat sürebilir.

Bu, 10 web sitesi ağı için yaklaşık 36 saate eşittir.

Bu hesaplama, karşılaşabileceğiniz herhangi bir barındırma veya saldırı sorununu da hesaba katmaz. Ucuz web host çalışanları genellikle size herhangi bir rapor vermeksizin işten çıkıp korkunç uptime (çalışma süresi) süresine (mesai saatine) sahip olurlar.

Bu konularla uğraşmanız ciddi bir zaman katili olmanıza sebep olabilir.

Şimdi, bu adımları kendiniz yapmak yerine başkasına yaptırarak dışarıdan destek alabilirsiniz fakat dış kaynak kullandığınızda masraflarınızı artırırsınız. Daha yüksek harcamalar, yaptığınız yatırımların gelirleri azaltacak ve sürenizden çalmaya devam edecek.

white black seo pbn - Bir PBN Kullanmamak ve Kullanmak İçin 3 Neden

O halde bir sonraki adıma geçelim:

PBN’lerin iyi bir “Yatırım Getirisi” (ROI) ve “Dönüş Zamanı” (ROT) var mı?

PBN’lerin Kullanılmasının Yatırım Getirisi

Hem siz hem ben, paranın değerini anladığımızdan, oradan başlayalım.

Bu örnekte, anahtar kelime öbeğini kullanacağım: “Los Angeles kişisel yaralanma avukatı”.

Bu anahtar kelime ile ilgili bazı hızlı numaralar:

  • Ayda yaklaşık 1.000 arama alır
  • İlk sayfada rakipler için ortalama bağlantı referans bağlantı 135 olarak tespit edildi.

Bu verilerin gösterdiği şey, bu anahtar kelime için sıralama yapmak ve sıralamada yer almak için yaklaşık 135 adet süresi dolmuş alana (domain) ihtiyacınız olduğudur.

google - Bir PBN Kullanmamak ve Kullanmak İçin 3 Neden

Bu tam bir bilim değil. Bu süreç daha fazla zaman alabilir veya daha kısa sürebilir. Ayrıca, alan adlarının kalitesini de göz önünde bulundurmanız gerekir. İlk sayfada yer alan rakipler bağlantılarının çoğunu yüksek otorite sitelerinden alıyorsa, düşük metrik süresi dolmuş alan adları etkili olmaz.

Bununla birlikte, ortalama bağlantı oluşturan kök alan adlarını bilmek, bir anahtar kelimeyi hedeflemenin Yatırım Getirisi’ni ön görmenizi sağlayacaktır.

Yaptığınız yatırımın getirisini doğru tahmin etmeniz için bilmeniz gereken diğer noktalar şunlar:

  • Ortalama SERP CTR ~% 3 -% 30 (daha yüksek sıralamalar için daha yüksek TO)
  • Ortalama PTL Dönüşümü ~ %5
  • Yeni Müşteri (ILC) Dönüşümü için Ortalama Gelen Gelir ~ %21

Bir ağ sitesi geliştirmek için yaklaşık maliyet = ~ 112 $

  • Bir ağ sitesi geliştirmek için harcanan yaklaşık zaman = ~ 1 saat

Aşağıda, konuyu daha iyi anlamanız açısından bir tablo yer alıyor.

Bunlar cömert hesaplamalar ancak PBN’leri kullanma fikrinin ROI potansiyeli hakkında bir fikir verir. Bir kişisel yaralanma müşterisinin Yaşam Boyu Değeri (LTV) yüksektir. Bu uç noktaya sahip bir LTV’ye sahip olacak pek çok niş yoktur, yani pozitif bir yatırım getirisi elde etmek daha uzun zaman alacaktır.

Birinci ay ile üçüncü ay hesaplamaları,  “Los Angeles kişisel yaralanma avukatı” için ilk sayfadaki sıralamaya dayanmaktadır. Bunun rekabetçi bir niş olduğunu aklınızda bulundurun. Bu nedenle, muhtemelen 6-12 ay sonunda ilk sayfaya ulaşabilirsiniz(eğer iyi iseniz). Bu, oraya varıncaya kadar belirli bir yerde debelenip duracağınız anlamına gelir.

SEO’ya 28 Bin Dolar Yatırım Yapmanın Farklı Yolları

Yirmi sekiz bin dolar ile SEO alanında birden çok adım atabilirsiniz. Beş yüz dolarla bile SEO için bir şeyler yapabilirsiniz ancak bu yetmez, ter üstüne ter akıtmanız yani çok çalışmanız da şart. Eğer sermayeye sahip değilseniz, Mark Cuban‘ın söylediği gibi, parasızlığınızı alın teriniz ile telafi etmek zorundasınız. Bununla birlikte, SEO’ya PBN’lerin dışında yatırım yapmanın iki yolu vardır:

İçerik

pbn icerik - Bir PBN Kullanmamak ve Kullanmak İçin 3 Neden

İçerik odaklı SEO stratejileri, zamana karşı mücadele edecek. Sadece içerik odaklı stratejiler en güvenli değil, aynı zamanda aslında en ölçeklenebilir bağlantı edinme modelidir. Eğer 28 bin dolar paranız varsa, bunun% 80’ini, değerli içerik varlıklarını oluşturmaya yatırmalısınız. Kısacası, bu piyasa standartlarından daha iyi değerli içerikler oluşturmak anlamına gelir.

Gerçek Backlinkler (Geri Bağlantılar)

Backlink kullanmadan SEO alanında başarılı olmuş kişiler bulmak oldukça nadir olan bir olaydır. Ancak PBN’leri kullanmadığınız için, gerçek geri bağlantılara yani backlinklere odaklanmalısınız. “Gerçek” backlink’ler, trafiğe sahip olan ve editöryal takdir yetkinizin bulunmadığı web sitelerinden gelir. Gerçek backlink edinmenin üç yolu vardır:

  1. İçeriğinizi tanıtım yoluyla tanıtıp öne çıkarın.
  2. İçeriğinizi misafir yazarlık yaparak tanıtın.
  3. Yerleşim yoluyla backlink edinin (riskli).

PBN’leri kullanmanın yatırım getirisini ve aynı zamanda sermaye yatırımı için bazı alternatifleri bilmediğinizden, PBN’leri kullanmanın son olumsuz yönünü açıklamamıza izin verin.

3. Risk

Kabul edin. Ağınızı ne kadar iyi geliştirirseniz geliştirin, her zaman iki tehlikeyle baş başa kalacaksınız : A) siteleriniz indexlerinin silinmesi ve B) doğal olmayan gelen bağlantılar için elle cezalandırılmanız.

Saniyeler içinde, hem nakit hem de zaman yatırımınız hiçbir şey için değmeyen işe yaramaz ikili haline gelecek.

Bunun yerine bütün paranızı ve bütün zamanınızı daha fazla para kazanmak için harcayabilirdiniz.

Tamam, tamam.

PBN’lere çok fazla yüklendik ancak bütün PBN’ler kötü değildir.

Bir PBN Kullanmanız İçin Üç Neden

Biraz da özel blog ağı kullanmanın avantajlarından bahsedelim:

1. Kontrol

SEO’da kontrol sahibi olmak güçlü olmaktır ve muhteşem bir olaydır. Bir ağ ile, link metnini ve bağlantılarını yönetip onları kontrol edebilir ve neyin işe yaradığını görmek için deli gibi test yapabilirsiniz. Başka hiçbir bağlantı kurma stratejisi size böyle bir özgürlük sağlamaz.

En kötü senaryodan bahsedersek en fazla elle ceza alırsınız. Kontrolünüz olduğundan, linkleri kaldırabilirsiniz ve bu sayede cezanızı kaldırtabilirsiniz.

GSA bağlantıları oluşturduysanız veya sahip olmadığınız sitelere bağlantı sattıysanız, manuel ceza kaldırma işlemi hemen hemen imkansız hale gelir.

2. Anında Yetkinlik ve Saygınlık

Özel blog ağları güçlüdür, çünkü yaşlı ve güvenilir bir web sitesinin yetkisini kullanıyorsunuz. Muhtemelen deneyimlediğiniz gibi bu tür bağlantıları sosyal yollardan ya da doğal yollardan elde etmek çok zordur.

3. Sosyal Yardım veya Birileriyle İlişki Oluşturmak Yok

Özel blog ağlarına güveniyorsanız birisine ulaşmak veya birisiyle ilişki kurmak için zaman harcamak zorunda kalmazsınız. Bu iyi bir şey olmasa da size zaman kazandırabilir.

Yani, bir PBN kullanmanın hem artıları hem de eksileri olduğundan, herhangi bir çözüm var mı?

En Üst Düzey PBN Stratejisi

Çok fazla SEO modelinin özel blog ağlarına çok fazla güvenerek büyük işlere kalkıştığını ve büyük bir hata yaptığını görüyorum. Daha önce bu sözü duymuşsunuzdur: “Tüm yumurtaları bir sepete asla koyma.”

Bu HERHANGİ bir bağlantı kurma türü için geçerlidir.

Yıldan yıla Google, tek bir bağlantı oluşturma yöntemiyle çeşitlendirilmemiş ve güvenilir olmayan SEO’ları yok etti.

Özel blog ağlarına nasıl yaklaşmanız gerektiğini söyleyeceğim:

İlk olarak, bir bağlantı kurma stratejisi riskini değerlendirin. Ardından, bu stratejiye ne kadar sermaye ve zaman ayıracağınıza karar verin.

Örneğin, “daha riskli” hisse senetlerine yatırım yapabilirim çünkü potansiyel getirisi daha yüksek. ancak genel olarak riskli stoklar sadece genel portföyümün küçük bir yüzdesini oluşturacak.

Bu düşünce tarzı, bağlantı kurma konusuna ve özel blog ağlarına tam olarak nasıl yaklaşmanız gerektiğini gösteren bir düşünce biçimidir.

Gelen bağlantılarınızın yüzde yüzü PBN’lerden geliyorsa, ateşle oynuyorsunuz demektir.

PBN’ler diğer bağlantı kurma çabalarınızı desteklemelidir. Endüstrinizdeki ilişkilerin oluşturulması ve geliştirilmesi, içerik tanıtımı (erişim yoluyla) ve içerik varlıkları oluşturma gibi diğer önemli otorite oluşturma faaliyetlerinin yerine geçmemelidirler.

Eğer PBN bağlantılarınızı genel bağlantı profilinizin yüzde beşi ila yirmisi arasında tutarsanız, oldukça güvende olacaksınız.

PBN’ler her zaman risklidir ancak bağlantı profilinizin yalnızca küçük bir yüzdesi olduklarında bu risk azalır.

Bağlantılarınızın diğer yüzde sekseni ila yüzde doksanı; editoryal bağlantılardan, işletme listelerinden, marka sitelerden veya niş blog / forum yorumları gibi dahili sayfalardan gelmelidir. Ayrıca White SEO tekniklerini de kullanabilirsiniz.

Kendinize bu soruyu sorma vakti geldi:

PBN’ler sonuçlarına katlanılması değen bir oluşum mudur?

Karar sizin.

90/10 bağlantı çeşitliliği kuralını takip ederseniz gerçek backlinkler elde etmek için zaman harcamak zorunda kalacaksınız.

Aynı zamanda, azaltılmış riskle PBN bağlantılarının avantajlarını da elde edeceksiniz.

Aklınızda Tutun:

Pazarlama, yatırım getirisi ile ilgilidir. Yalnızca PBN bağlantılarını kullanarak yatırım getirisi alabileceğinizi düşünüyorsanız, yapın!

Çoğu insan için, daha güvenli taktikleri ve daha çok para getiren yöntemleri kullanmak en iyisidir.

 

Google Adwords Yeni Güncellemeleri 2018

Mart 30, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Google Partners; Ajansları tek bir alanda bir araya getirerek, genel olarak ortak bir çatı altında toplar. Google Adwords ile ürün ve hizmetlerinizi tanıtırken doğru hedef kitleye ulaşmanızın en önemli etkeni uzman bir ekipten alacağınız desteğe bağlıdır. Reklamlarınızın kalite puanındaki değer ile daha az maliyet sizi rakiplerinizin önüne geçirmek için en önemli detaylardır. Bununla paralel olarak Google AdWords önemli değişikliklere imza atmaya devam ediyor. Yapılan değişikliklerden haberdar olmanızı istedik ve sizler için bununla ilgili bilgi içeriği derledik.

Bu sene Google Partners sitesinde yer alan materyallerin birçoğu yeni AdWords deneyimindeki Partners programı sekmesine taşınacak. Bununla birlikte, bazı özellikler tamamen kaldırılacak. Birazdan okuyacağınız üç özellik Nisan 2018 itibariyle artık kullanılamayacak.

adwords 1 1024x768 - Google Adwords Yeni Güncellemeleri 2018

Potansiyel müşteriler
Google Partners’da şirket yöneticisi olduğunuz durumda Potansiyel Müşteriler’e rahatlıkla erişebiliyordunuz. Potansiyel Müşteriler’i kaldırılınca artık Partners portalındaki Potansiyel Müşteriler sayfasından reklam verenle iletişim kuramayacak, potansiyel bir müşterinin durumunu değiştiremeyecek ve Şirketim sayfanızdaki Analytics sekmesine erişemeyeceksiniz. Bununla birlikte, önceki potansiyel müşterilerin iletişim bilgilerini görmeye devam edeceksiniz.
Google İş Ortağı Arama
Google Partners’da bir şirket yöneticisi olduğunuz durumda şirketinizin bilgilerini Google İş Ortağı Arama’da listeleyebiliyordunuz. Bu özellik kaldırıldığında aşağıdakiler artık kullanılamayacak.
Google İş Ortağı Arama giriş sayfası

  • Arama sonuçları
  • Şirket profili sayfasındaki ajans arama çubuğu gibi arama filtreleri ve gezinme ögeleri
  • Şirketim sayfanızın Analytics sekmesindeki Aramada görüntülenme sayısı, Profil görüntülenme sayısı ve Potansiyel müşteri sorguları
  • Şirket profili sayfanız yayında kalacak. Ayrıca, kullanıcıları şirketinizin Partner veya Premier Partner rozet resminden şirketinizin genel profil sayfasına yönlendirmeye devam edebileceksiniz.

Materyaller
Tüm Google Partners kullanıcıları Materyaller’e erişebiliyordu. Materyaller kaldırıldıktan sonra, daha önce bu bölümünde yer alan belgeleri artık bulamayacaksınız. E-öğrenme kurslarımız, sınavlarımız ve sertifika programlarımızı bulmak için Academy for Ads’i ziyaret edin. Pazarlama bilgileri ve eğilimleri için Think with Google’a göz atabilirsiniz.

Dijital Reklam Maliyeti Hesaplama

Mart 12, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

İnternette reklam verirken dikkat edilmesi gereken birçok husus vardır. Bu hususların en başta ve en önemli olanı reklamın maliyetinin ne olacağıdır. Bu reklam maliyetini hesaplarken birçok maddeyi göz önünde bulundurmamız gerekir. Kampanya türü, zaman, bütçe ve farklı reklam verme çeşitleri gibi durumlar başlıca değişiklik gösterme sebepleridir. Bunlara bağlı olarak Reklam Maliyeti Hesaplama Çeşitleri oluşturulur. Bu bir süreçtir ve her Dijital Pazarlama Uzmanı bu süreci çok iyi bilmelidir. Herhangi bir markanın dijital reklamlarından sorumlu birisi ya da bu işlere meraklı biriyseniz Dijital Reklam Maliyeti Hesaplama ile ilgili aklınızda soru işaretleri olabilir. Buyrun sizler için derlediğimiz yazımıza göz atalım.

Dijital Reklam Maliyetleri Nasıl Hesaplanır?

performance - Dijital Reklam Maliyeti Hesaplama

Cost Per Action ( CPA ) Nedir? Nasıl Hesaplanır?

CPA, Aksiyon Başı Maliyet demektir. Adından da anlayacağınız gibi her aksiyon için maliyet anlamına gelmektedir. Hedeflenen aksiyon genellikle sabit ya da yüzdesel olarak ücretlendirilir. Ve kullanıcılardan aksiyon alındığında fiyatlandırılır.
CPA Nasıl Hesaplanır ?

Toplam Maliyetin, Toplam Aksiyon sayısına bölünmesi ile hesaplanır.

cpa hesaplama - Dijital Reklam Maliyeti Hesaplama

Örneğin ; Yeni bir telefon modeli için reklam yapmayı düşünüyorsunuz. Bu reklam için 3000 TL’lik bir bütçe ayırdınız. Yaptığınız reklam sonucunda 20 tane telefon satışı gerçekleşti. Bu reklamın CPA’ini yukarıdaki gibi hesaplayabilirsiniz.
Yukarıdaki hesaplamadan gidersek 3000/20 = 150 TL olarak her telefonun satışı için 150 lira harcadığınızı görebilirsiniz.

Cost-per-Click  (CPC) Nedir ? Nasıl Hesaplanır ?

CPC, Tıklama Başı Maliyet demektir. İnternet reklamcılığında sıkça kullanılan bir terim ve yöntemdir. Google’da arama yapıldığında karşınıza çıkan Adwords reklamları CPC  çalışma modeline verebileceğimiz en iyi örnek olacaktır. Her bir tıklama için ücretlendirme yapıldıktan sonra, kullanıcıların ilgili reklamlara tıklamasıyla ödeyeceğiniz toplam miktarlardır.
Nasıl Hesaplanır ?

cpc nasil hesaplanir - Dijital Reklam Maliyeti Hesaplama
Tıklama Başına Maliyetiniz ile Tıklama Sayısını çarparak hesaplayabilirsiniz.
Örneğin ; Verdiğiniz bir reklam için CPC değeri 20 Kuruş. Reklamın tıklanma sayısı da 500. Bu durumda Maliyet= 0.20 x 500 = 100 TL maliyetiniz olmuş olur.

CPL (Cost-per-Lead) Nedir? Nasıl Hesaplanır ?

CPL, Data Edinme Başı Maliyet anlamına gelir. Veritabanınıza aldığınız her data başına ödediğiniz ücretlerdir. Yani kullanıcıların bir form doldurup veritabanınıza bu bilgileri almanız ücretlendirilmenizi sağlar.

CPM (Cost-per-Mille) Nedir? Nasıl Hesaplanır?

CPM, Bin Gösterim Başına Maliyet anlamına gelir. Türkçe karşılığından da anlayacağınız üzere satın aldığınız reklamın 1000 kere gösterilmesi sonucunda ödeyeceğiniz maliyettir.
Nasıl Hesaplanır ?
CPM maliyetinizi ölçmek için aşağıdaki formül işinize yarayacaktır.

cpm nasil hesaplanir - Dijital Reklam Maliyeti Hesaplama

Örneğin; Bir reklam satın aldınız. Aldığınız bu reklamın maliyeti 1000 TL iken 300.000 gösterim sağladınız. Formüle göre reklamın CPM değerini hesaplayabilirsiniz.
CPM = 1000/300.000 x 1000 = 3.33

CPI (Cost-per-Impression) Nedir ? Nasıl Hesaplanır ?

CPI, İzlenim Başı Maliyet anlamına gelir. İnternet reklamcılığında ve pazarlamada sıkça kullanılan bu yöntem doğrudan web sayfası trafiği ile ilgilidir. İnteraktif bir kampanyanın ne kadar başarılı olduğunu ve maliyetini ortaya çıkarabilmek için kullanılan etkin bir tekniktir.

CPC (Cost-per-Conversion) Nedir Nasıl Hesaplanır ?

CPC, Dönüşüm Başı Maliyet anlamına gelir. Çoğunlukla yayınladığınız reklama tıklama sonrasında yönlendirme, satış gibi durumları değerlendirir. Yani müşterinin ilgili reklamınızla etkileşime geçip, herhangi bir şekilde size dönüş sağladığında ödediğiniz fiyatlardır.Dönüşüm oranı optimizasyonu çalışmalarında en fazla üzerinde durulması gereken metrikdir.

Google Maccabees Güncellemesi Nedir?

Mart 7, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Google, güncellemeleri ile her sene ziyaretçilerine daha iyi sonuçlar sunmak için geliştirmelerini sürdürüyor. 2018’e yönelik çıkardığı Maccabees güncellemesinin etkileri Türkiye’de 2018 Mart ayı itibariyle net olarak görülmeye başlandı.

Google Maccabees güncellemesi, 12 Aralık 2017’de çıkan ve dünya genelinde birçok sitenin trafiğini etkileyen önemli güncellemelerden biri olarak literatürde yerini aldı. Yine spam içeriklerin önüne geçmek amaçlı gerçekleştirilen bu güncellemede anahtar kelime varyasyonları abartılmış olan, lüzumsuz açılış sayfalarına sahip olan, kopya kelimelerin fazla olduğu siteler üzerindeki etkileri net bir şekilde görünüyor.

Özgünlükten uzak, site dışı ve özellikle site içi duplicate content, duplicate pages hatalarının Maccabees güncellemesi ile daha kritik hale geldiğini söyleyebiliriz. Bu güncellemeden etkilenen sitelere baktığımızda kurulan yapıya bir örnek verecek olursak; “ucuz ikinci el araba, ekonomik ikinci el araba, uygun ikinci el araba” gibi benzer sayfaların fazlaca oluşturulması Maccabees güncellemesinin filtresine takılıyor.

Bu güncellemeye takıldığını düşünenlerin sayfalarını özgünleştirmesi, benzer açılış sayfalarını değiştirmesi ve uzun kuyruklu anahtar kelimelere yönelmesi çözüm olarak denenebilir.

Biraz daha derine inersek genel olarak bu tarz Google güncellemelerinin temel dayanağı iyi bir kullanıcı deneyimi sunmaktan geçer. Dolayısıyla sayfalarınızı kullanıcı odaklı tasarlamak sadece bu güncelleme için değil gelecek güncellemeler içinde hazırlıklı olmanıza zemin sağlayacaktır. Bu noktada en sık yapılan hatalar; site hızına yönelik optimizasyon yapılmaması, responsive veya mobil uyumlu olmayan bir yapıda yayın yapılması ve reklam yerleşimlerinin ziyaretçiyi bunaltacak şekilde kurgulanması diyebilirim.

Sesli Aramalara Yönelik İçerikler Nasıl Olmalı?

Şubat 28, 2018 içinde Dijital Pazarlama Bloğu

Arama motorları üzerinde yapılan sesli aramalar belli klişeleri değiştirmeye başladı. Artık arama motorları özellikle Google kullanıcı deneyimine çok fazla önem verdiği için “Voice Search” yani “Sesli Arama” yapan kişilere en doğru sonucu verebilmek adına belli başlı güncellemelere gitti.

SEO, sesli arama ile birlikte potansiyel ziyaretçi daha sorgusunu çalıştırmadan, yapacağı aramayı zihninde belirlediği andan itibaren başlıyor.  Çünkü sesli aramanın en önemli kıstasları yapılacak sorguya göre, sesli aramalara yönelik başlık ve içerik oluşturmaktan geçiyor.

Bu durumda ziyaretçinin ne arayacağını tahmin etmek ve içeriğinizi biraz daha spesifik hale getirmek, yazının içeriğinde semantik yapıyı korumak çok büyük bir artı sağlayacaktır. Lokal sayfalarınızı optimize etmek (varsa) ve soru-cevap şeklinde içeriklere yer vermek ziyaretçiye aradığı cevabı bulmasında faydalı olacaktır. Bu durum zaman içerisinde kullanıcı deneyimi de arttıracaktır.

Sesli aramaların mobilden yapıldığını düşününce teknik tarafta da bazı işlemler yapılması gerektiğinin altına çizmek gerekir. Eğer siteniz mobil uyumlu değilse, açılış hızı yüksekse yani yavaş yükleniyorsa, arama motorlarına içeriğiniz ile ilgili yeterli datayı vermiyorsanız vs. bu durum içeriğiniz ne kadar kaliteli olursa olsun sizi olumsuz yönde etkileyecektir.

Kısaca teknik anlamda sesli aramalarda dikkat edilmesi gereken genel olarak kabul edilen metriklere değinecek olursak;

  • Yerel sayfaların optimizasyonu
  • Yapılandırılmış veri kullanımı
  • Mobil uyumlu bir tasarım (Mümkünse AMP)
  • Doğru reklam seçimi ve yerleşimi
  • Ziyaretçinin site içerisindeki etkileşimini artırmaya yönelik on-page SEO geliştirmeleri

Sesli Aramalara Yönelik İçerik Oluştururken Nelere Dikkat Edilmeli?

Sesli aramalara yönelik oluşturulacak içeriklerde, içeriğin alakalı olması tabi ki çok önemli ancak bunu yaparken Google da beni anlasın diye düşünerek çok fazla anahtar kelimeye içeriği boğmak, kopya içerik kullanmak, anlamsız kelimeler ve cümleler kurmak, başlıkları ve alt başlıkları yanlış seçmek hem kötü bir kullanıcı deneyimine sebep olacaktır hem de sitenizin kalitesini düşürecektir. Bu yüzden içeriğinizi hazırlarken arama motorlarından ziyade kullanıcıyı hedef almalısınız.