Dijital Pazarlama Bloğu; Clicks’us Digital olarak kahve molalarınızı değerlendirmeniz için oluşturduğumuz güncel marketing yazılarımız.

Nedir bu WOMM? (Ağızdan Ağıza Pazarlama)

WOMM tüketicinin sesidir ve aslında geleneksel pazarlamadan kat kat daha güçlüdür. İnsanoğlu genel anlamda başkalarının fikirlerine daha çok önem verdiği için bu yöntem genel pazarlamadan daha fazla etkilidir. Temel mantığı hizmeti veya ürünü kullanan kişinin çevresine tavsiye etmesidir. Aynı zamanda bu hizmet veya ürünün satışını hızlandırma süreci diye adlandırabiliriz. Genelde kendi kendine gelişen bu süreci kontrol etmek mümkündür. Oldukça doğal, samimi ve dürüst bir pazarlama taktiğidir. Dijital tarafta aslında bu alanı kontrol edebiliyor olmak bunu bir hizmet haline getiriyor.

Gerçekten iyi bir ürün satıyorsanız olumlu-olumsuz düşünce ve yorumlar size maddi kazanç sağlayabilir. Arkanızda güçlü gönüllülerin oluşabilmesi için müşteri memnuniyetine ihtiyacınız vardır. Bu da faydalı ürün veya hizmet üretmekten geliyor tabii.

Müşterilerin aklından çıkmayın!

Müşterinin birçok alternatif arasında seçim yapmakta zorlanmış durumdayken; akrabasının, arkadaşının, iş arkadaşının, komşusunun ya da sosyal ortamdaki kişilerin tavsiye ettiği, önerdiği ürüne, hizmete veya markaya yönelmesi çok daha doğaldır. Bu sebeple satışlarınızın artması gözle görülür hale gelecektir. Üstelik bunu düşük maliyetle elde etmiş olacaksınız.
Firmaların kendi kendilerini anlattığı bir ortam müşterilere çok inandırıcı ve sıcak gelmez. Ama bunu sizin adınıza başkaları yaptığında, ürün hakkındaki bilgiyi yakın çevresinden alınca çok büyük ve objektif bir kitleye erişmiş olursunuz. Bu yöntemle sahip olunan bilgiyi genişletmek oldukça ucuz ve kalıcıdır.

Sonuç olarak WOMM…

Ağızdan ağıza pazarlamanın bize kazandırdığı 4 önemli madde vardır.

  1. Güvenilirlik,
  2. Müşteriye dayalı olması,
  3. Zaman tasarrufu,
  4. Para tasarrufu.

Günümüzün yoğun rekabet ortamında bu 4 temel maddeye ulaşmamızı sağlayan ağızdan ağıza pazarlamada sizin ücretsiz olarak uygulayabileceğiniz bir örnek; uygun bir kanaat önderi seçmek, bu kişilere ücretsiz numuneler göndermek ve memnuniyetleri karşılığında çevrelerine tavsiye etmelerini rica etmektir.

Biz Clicks’us olarak (bkz: WOMM Danışmanlığı )  kendi networkümüzde bulunan sözlük siteleri, forum siteler, bloggerlar, haber siteleri ve kapalı sosyal medya gruplarına ilgili ürünü, hizmeti ya da markayı doğal gözüken yöntemlerle duyurarak uygulamakta ve takibini yapmaktayız. WOMM’un başarılı olabilmesi için en önemli kriter sürekliliğinin olmasıdır.

Ücretsiz SEO Link Araçları

2017 yılını geride bıraktığımız şu dönemlerde sizlere ücretsiz olarak faydalanabileceğiniz backlink araçlarından bahsedeceğiz. Aslında piyasada bu işi profesyonel olarak yapan bir çok ücretli araç mevcut ama aynı işleri kendi yaratıcılığımız ile birleştirerek yapabileceğimiz araçlarda mevcut.

SEO’nun bir bütün olduğunu tekrar hatırlayarak konuya giriş yapmak istiyorum. Sadece on-page geliştirmeler, sadece off-page geliştirmeler yaparak bir yerlere gelebilmek artık imkansız. Kapsamlı bir şekilde 360 derece SEO planı oluşturmak gerekiyor. Bu yazımızda bu bahsettiğim durumun sadece bir ayağı olan link building kısmında elimizin altında olmasında fayda olan ücretsiz link – backlink araçlarını derledik.

Tam olarak backlink , link kontrol aracı arıyorsanız ve bunu ücretsiz yapabileceğiniz bir yol arıyorsanız bu kılavuzu aslında çok seveceksiniz.

1 – Check My Link

Aslında sadece bir chrome eklentisi ama zamanı geldiğinde çok fazla ihtiyaç duyulabiliyor. Aslında popüler bir araç ama hala tanışmamış olanlar varsa yıl bitmeden kullanmaya başlamasında fayda var. Bulunduğunuz web sayfası üzerinde bütün linkleri saniyeler içerisinde kontrol eden ve bizlere geri bildirim yapan bir eklenti. Kırık, gizlenmiş, zararlı bağlantıları bulmak için hızlı bir yöntem..

Kullanmaya hemen başlamak için :

https://chrome.google.com/webstore/detail/check-my-links/ojkcdipcgfaekbeaelaapakgnjflfglf 

Chrome SEO Eklentileri

2 -Disavow.it

Disavow.it gerçekten ihtiyaç duyulan ufak bir araç. Gerektiği yerde çok güçlü bir silah. Disavow dosyası oluşturarken harcadığınız zamanları en aza indiren, otomatik olarak liste oluşturmanızı yardımcı olan ve bunu Google Search Console‘a upload etmenize yardımcı olan browser tabanlı bir uygulama. Uygulama kısaca, Google Search Console’a yüklemeye hazır bir disavow dosyası oluşturuyor. Size sadece zararlı linkleri bulup bu araç sayesinde işlemleri gerçekleştirmek kalıyor.

hemen denemek için http://disavow.it/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

3-Domain Hunter Plus

Aslında ilk madde üzerinde bahsettiğim “Check my link” aracının bir benzeri. Ama ekstra özellikleri mevcut. Özellikle domain ticareti yapanların çok hoşuna gidecek geliştirmeler var. Sayfa üzerindeki kırık linkleri sadece bulmakla kalmıyor.  seoMOZ Api bağlantısı sayesinde bu linkin ne kadar değerli olup olmadığına kadar değiniyor. Üstüne bir adım daha atıyor, o linkin (domainin) şuan alınabilirliğini kontrol ediyor. Tam bir domain hunter gerçekten.

hemen denemek isteyenler için resmi site : https://netvantagemarketing.com/about/domain-hunter-plus 

4 – Siege Media Embed Code Generator

Direkt olarak backlink kontrolü için bir araç değil ama genellikle embed kodu oluşturmak zaman alan bir hadise. Bu tarz bir araç yardımı ile saniyeler içerisinde embed kod oluşturabiliyorsunuz. Ciddi anlamda zaman tasarrufu yapmanızı sağlayan bir araç.

5 -Backlinkwatch.com

Ücretsiz olarak sitenizin backlinklerini bulmanıza yardımcı olan bir araç. %100 yeterli mi, elbette değil daha profesyonel araçlar mevcut ama hem ücretsiz hem iş görür bir araç arıyorsanız en azından bir deneyebilirsiniz.

6- Google Alert

Google alert hizmetinin aslında çok fazla kullanım alanı olabilir. Markanızın internet ortamındaki yansımalarını izlerken kullanabileceğiniz bir araç. Eğer SEO ile uğraşıyorsanız bu ücretsiz Google servisini güçlü bir backlink bildirim aracına çevirebilirsiniz.

2018’de Gözardı Edilmeyecek 3 SEO Trendi

2018-SEO-Trends

2018’de Dikkat Edilmesi Gereken SEO Kriterleri

Sesli Arama

Dijital ortamdaki asistanlar arasında popüler olan ve 2018’de üzerinde durulması gereken konulardan biri olan “Voice Search” SEO açısından da önemli. Çünkü insanların neyi nasıl arayabileceğini düşünerek içerik üretmek gerek.

Sesli arama teknolojisi, süreç ve bilgi alışverişi şeklimizi değiştirmek için büyük bir fırsat sunmakta. Google verilerine göre şuana kadar (2017) beş aramadan biri sesli arama şeklinde gerçekleşmekte.

Bu durum arama pazarına yeni bir soluk getirmekte ve 2018‘de sesli aramaya doğru daha büyük bir değişim beklenmekte.

Bir SEO stratejisi kurma söz konusu olduğunda, sesli arama yükselişi, daha uzun kuyruklu arama anahtar kelimelerine odaklanma ihtiyacını ortaya çıkarıyor çünkü insanlara konuşmak yazmaktan çok daha kolay geliyor.

Kullanıcı Deneyimi

SEO için kullanıcı deneyimi 2018 yılında daha da önemli hale gelecektir. Google, kullanıcıya odaklandığından ziyaretçiye iyi bir UX sunmak SEO kriterleri açısından çok daha önemli bir etken olması bekleniyor.

İyi bir kullanıcı deneyimi, ziyaret edilen sayfadaki kullanıcı davranışı ile ölçümlenebilir. Zaten bu verileri GA aracılığı ile Google tarafına veriyoruz. Bu, arama motorlarının hangi sayfaların insanlar için daha yararlı olduğunu keşfetmesine yardımcı bir yapı oluşturmakta ve buradaki UI ve UX Rank Brain algoritmasını tetiklemekte.

Burada mobil yapıya değinmeden geçmemek gerek. Gelişen mobil teknolojileri ile birlikte web sitelerine sağlanan trafiğin büyük bir bölümü mobil olarak karşımıza çıkmakta. Dolayısıyla mobil taraftaki mobil uyum, kullanıcı dostu tasarım ve hız iyi bir kullanıcı deneyimi açısından oldukça önemli.

Link Building

Link inşası 2018’de de etkisini sürdürecek gibi görünüyor ancak söylemler, alınan linklerin kalitesi, makale aracılığı ile alınıyorsa makale kalitesi ve alındığı site ile uyumu çok daha önemli olacağı yönünde. Yani bir sitenin backlink profilini güncellemeden önce kötü backlinkleri disavow edip alınacak yeni backlinkleri iyi kurgulamak gerekir. Gerekirse çapraz linklemelerle alınan backlinkleri organik gösterebilmek adına çalışmalar yapılmalıdır. Backlink alım frekansları iyi belirlenmeli ve çok sık backlink almaktan kaçınılmalıdır.

4 Altın Bilgi ile Landing Page Optimizasyonu

4 Altın Bilgi ile Landing Page Optimizasyonu yazımda aslında performans reklamları ile uğraşan herkesin bildiği fakat genelde ihmal edilen detaylardan oluşan optimizasyonlardan bahsedeceğim. Bu sebeple makalenin başlığını “4 Altın Bilgi ile Landing Page Optimizasyonu” olarak belirledik.

Müşterilerimiz için ayda binlerce lira CPC ve CPL reklamlara yatırım yapıyoruz. Bu yüzden sürekli olarak Landing Page tarafında kendimizi geliştirmek zorundayız. Asıl sorun kaliteli ve göze hoş gözüken bir Landing Page’den ziyade dönüşüm alabilecek bir varış sayfası oluşturmak oluyor.

Reklamlar ve kampanyalar araçlar tarafında belirli bir noktaya geldikten sonra, daha fazla optimize edilecek durum kalmayınca işin teknik tarafta daha fazla neler yapabilirim boyutu kalıyor. Bu boyuta kadar geldiyseniz herşey şimdi daha zor diyebilirim.

Bu durumda sizin işinizi kolaylaştıracak bazı bilgiler verelim bakalım…

Öncelikle sanmıyorum ama hiç bilmeyen varsa eğer ;

LP ( Varış Sayfası, Sonuç Sayfası ) Nedir ?

kısaca LP olarak yazımızın bundan sonraki tarafında devam edecek olduğumuz, web sitemize yönlendirdiğimiz ziyaretçileri yönlendirdiğimiz sayfalardır. Yüksek performanslı reklamlar yönetiyorsanız, ana siteye ziyaretçi yönlendirmek her zaman işinize gelmeyebilir. Çünkü her bir tekil ziyaret çok önemlidir ve bunların dönüşüm gerçekleştirmesi için her yolu denersiniz. Ay sonu rakamlarda % 1 + 1 – oynama bile performansınızı ve hedeflerinizi ciddi olarak etkileyecektir. Genellikle çok fazla reklamlarını gördüğünüz markalar LP kullanır. açık ve ya kapalı bir form ile data toplama gayreti gösterirler. Bütün performans buna göre ölçüler. Zaten diğer türlü performansdan ziyade biraz süreç branding olarak adlandırılabilir.

LP ne demek kavradığımızı düşünüyorum; şimdi gelelim en eğlenceli taraflara…

Daha fazla performans için taktiklere gelecek olursak;

1- Otomatik doldurulan alanlar

Sadece bize özgü bir durum değil, internette hepimiz tembeliz. İlk bakışta belki Türk insanına çok yakışan bir özellik olsa bile, Dünyanın her yerinde bu durum bu şekilde. İnsanlar kendilerine çok çok faydalı olduğuna inanmadığı anlarda, zaman harcayarak sitede vakit dahi geçirmezler. Vakit geçirmekten ziyade biz e-posta,telefon gibi bilgilerinide bizlerle paylaşmalarını istediğimiz noktada, bütün bu süreçleri çabucak yapabilecekleri bir yapı oluşturmak durumundayız.

Genel bir kural olarak, kullanıcıya bir işlemi yapmanız ve tamamlamanız ne kadar basit olursa, kullanıcıların daha fazla harekete geçmesi ve o işlemi tamamlaması o kadar çok olasıdır.
“Form alanlarını otomatik seçme” seçeneğini etkinleştirmek bu fikrin harekete geçirilmesine mükemmel bir örnektir. Açılış sayfasına ulaştığınızı ve şu formlardan birini gördüğünüzü düşünün.

Yukarıda bulunan örneğe iyice baktığımızda bir fark göremiyor olabilir. Ama burada süreç kayıt olmak için formu doldurmaya başladığımızda anlaşılıyor. Tıpkı Google, Facebook, Youtube gibi büyük sitelerin arama mantığı ile aynıdır. Dünyada otomatik tamamlama olarak bilinen bu durum biz internet kullanıcıların üşengeçliğinden ötürü ortaya çıkan tatlı bir durumdur ve bunu kabul edelim hepimiz severiz.

Bu doğrultuda ilk adım olarak kolay doldurulabilir, mümkünse full otomatik tamamlanan formlar oluşturmak ilk tüyomuz olacak.

Wishpond’in Pazarlama Müdürü Kevin Ho’nun analizine göre otomatik dolduran ve otomatik doldurulmayan alanlar ile ilgili yapılan A/B testleri sonucu %56’lık bir dönüşüm farkı olduğu ortaya çıkmış. Rakam inanılmaz değil mi? Ufak bir detay ama bütün performansınızı etkileyebilir.

2- Tıklayınca açılan pop-uplar

Form alanlarını optimize ederken hepimizin aklından “Acaba e-posta çok mu gereksiz oldu?” , “Telefon numarasını istemezsek eğer, daha mı çok lead toplarız” gibi fikirler geçmiştir. Peki komple form alanlarını kapatım bir buton koyma fikrini hiç düşündümüz mü?

Bu durum görsel anlamda bize yer kazandıracak, yani kocaman bir form alanı yerine ufak bir bilgi ve CTA butonu ekleme firsatı sağlayacak. Ve aklımızda şu olacak, bu sayfaya kadar gelmiş bir kullanıcı bir üzerine sizin yazdığınız CTA butonuna basarak harekete geçiyorsa, o formu doldurmadan bırakmaz. Tabi 1.maddede söylediklerimide dikkate almak gerekiyor.

yani demek istediğim tam olarak bu resimde gördüğünüz gibi. Bir çarpıcı test sonuç resminide hemen şimdi paylaşıyorum.

Buradan çıkartacağımız tek bir net sonuç varsa o şudur ; Kullanıcılar neye dönüşüm yapacağını bilerek formu açarsa, daha fazla dönüşüm elde ederiz. “Hemen E-kitabı İndir!” , “Uygulamayı Ücretsiz Yükle” ,”Şimdi Üye Ol” gibi CTA butonlarını oluştururken gerçekten kullanıcılara hayal satmak yerine ciddi anlamda bu butona basarsanız size bu havuçu sunacağız dememiz gerekmekte. Diğer türlü bu dataların ve test sonuçlarının emin olun hiç bir anlamı yok.

3- Kullanıcı deneyimlerini takip edin

Ciddi bir reklam bütçeniz var ve bunun çöpe gitmesini istemiyorsanız, sitenize gelen trafiğin efektifliğinden emin olamıyorsanız. Her koşulda bu trafiği güzel analiz etmeniz gerekmektedir. Son zamanlarda bu konu ile ilgili bir çok ek araç çıkıyor. Bu gibi durumları ücretsiz olarak yandex metrica ile bile yapabilirsiniz. Daha profesyonel bir şey istiyorsanız Hotjar bu konuda şu sıralar çok popüler. Direkt olarak kullanıcıların neler yaptığını / neler yapmadığını / neler yapamadığını! video olarak ekran görüntüsü kaydı alarak dahi size sunabilir.

Bütün bu veriler ışığında CTA butonunu, Başlık yazınızı nerelere koyacağınıza karar vermek size kalıyor. Bizim gibi dataları seviyorsanız. Bu araçlar her zaman yan cebinizde bulunmalı. Yandex Metrica’nın da dediği gibi “Çok Yönlü Web Analizi!”

4- Ayrılırkan Pop-up gösterme

Web sitenizi ziyaret eden kullanıcılara onlar tam sayfanızdan çıkarken pop-up göstermek mantıklı bir çözüm. Ama bunun kendi içerisinde dikkat edilmesi gereken yanları var. Kullanıcıya spam yapmamak gibi mesela,

Bu ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Ama şaşmaz bir gerçek varki insan psikolojisi bilmiyorsanız satış yapamazsınız. Satış aslına bakarsanız sadece dışarıda birilerini ikna etme sanatı değildir. Web sayfanıza kadar gelmiş bir ziyaretçiyi, belki potansiyel bir müşteriyi ikna ederek bilgilerini alabilme sanatıdır.

Pop-up olarak bir CTA gösteriyorsanız sağ üst köşede açık bir şekilde çıkış simgesi bulundurmak hem alttaki sayfanıza değer katacak, hem insanları zorlamayarak, zararlı bir marka izleniminden sizi kurtaracak. İnternet çöplüğünde çok fazla spam trafik bulunuyor. Herkes bu durumlara aşina. Bu sebepten kalitenizden ödün vermeyerek lead toplama konusunda fark yaratabilirsiniz.

Nasıl bir pop-up koyacağınızı tahmin etmek için  3.maddeye geri giderek tam olarak çıkışlar nerede yaşanıyor tespit etmeniz gerekiyor. Örnek olarak bir e-ticaret sitesi yönetiyorsanız ve çıkışların büyük çoğunluğu Sepette gerçekleşiyorsa burada bir güven sorunu var demektir, ya da tatmin edilemeyen müşteriler bulunuyor anlamına geler bu durumda “x ürünüde sepetine ekle %10 indirim kazan” tarzında bir CTA ile yönelmek kullanıcıyı tekrar sitenizde tutmaya yetebilir. Aynı örnekten gidersek eğer tam ödeme adımında çıkış işlemi gerçekleşiyorsa belki kredi kartı ile ödemek istemeyen ama kapıda ödeme seçeneğiniz yok diye giden kullanıcılardan bahsediyoruzdur. Bunlara “Kredi kartı ile ilk alışverişte kargo bedava” diyebiliriz.

Elbette bütün bunları net olarak söylemek için çıkışların hangi sayfalardan yapıldığını, çıkan kullanıcıların demografik olarak ortak özelliklerini ve daha bir çok metriği iyice analiz etmek gerekiyor. Bir çırpıda yazıldığı kadar kolay olmayan bu analizler, ilerde markanız ve satışlarınız için büyük yatırım olacaktır.

Google, Google Search Console Yeni Tasarımını Denetiyor!

Şimdilik bütün Google Search Console kullanıcılarına olmasa bile test grubunda olan kullanıcılara Google yeni arayüzü ufak ufak test ettiriyor. Bizim hesaplarımızdan bazılarına bu tarz bir uyarı gelmiş. Sizlere Google Search Console Yeni Tasarımı ile ilgili bir kaç görsel sunmak isteriz.

Search Console Yenileniyor!

Google Search Console yeni arayüzü, bir yıldan kısa bir süre önce piyasaya sürülecek gibi duruyor. Yenilenen yapıda en çok dikkatimizi çeken mobil ağırlıklı hata ayıklama seçeneklerinin bulunması. Mobile uygun test seçenekleri , AMP istatistikleri gibi neredeyse tamamen mobile ağırlık vermiş bir Search Console karşımıza çıkıyor.

Bazı kullanıcılara çok daha önceden sunulan test hesabı Türkiye’de yeni yeni tanıtılmaya başlandı. Gelen mesajı aşağıda iletecek olursak ;

Dear site owner,
Thank you for using Search Console!
We are currently asking users for feedback to understand your experience with the AMP issues / report in the beta version of the new Search Console.
We would appreciate it if you could take some time to complete this survey.
Thanks, The Search Console team

AMP Önemi

Bize gelen yenilik duyurusunda görüldüğü gibi, bizim test etmemiz için sunulan kısım AMP kısmı 🙂 Sizin için ekran görüntülerini paylaşalım.

Search Console Ana Ekranı

AMP-HATA

Search Console’un yeni arayüzü On-Page bir SEO aracını andırıyor. Ortak çalışma, İstatistik verileri, Düzeltilen hatalar gibi bir çok yeni özellik bizi bekliyor.

 

HTTP’den HTTPS’ye Geçiş Hakkında

Google-SSL

Https’ye geçiş ile ilgili Search Console’de bilgilendirme yapıldı. Google geçtiğimiz hafta itibariyle Webmaster Search Console‘de site yöneticilerine SSL‘e dair bir mesaj iletti. Http kullanan sitelerin Https’ye geçmesi ile ilgili iletilen bu mesajda Ekim 2017 itibari ile Google Chrome’n SSL’e sahip olmayan sitelerde uyarı göstereceği bildirildi. Kısacası Google artık SSL sertifikasını zorunlu hale getirmek için bir adım daha attı. Daha önceki yıllarda da SSL’in SEO‘ya etkisini 2014 yılında yayınlandığı “HTTPS as a ranking signal” başlıklı makalesinde takipçileri ile paylaşmıştı. Zaman içerisinde SSL’e verilen değer çeşitli güncellemelerle daha da belirgin hale gelmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde de SSL’i zorunlu hale getirebilmek açısından bir adım daha atarak site sahiplerine Https’ye geçmeleri yönünde bir uyarı yaptı diyebiliriz.

İşte Webmaster Search Console‘deki Mesaj ;

Ekim 2017 SSL

Bu açıklamadan ile ilgili olan  Search Console yardım sayfasında Https’in önerildiğini  açıkça görebilirsiniz.  Ek olarak Https’in kullanımı ve uygulanması ile ilgili bilgilere de ulaşabilirsiniz.

Peki Google Neden SSL’i Zorunlu Hale Getirmeye Çalışıyor Olabilir?

Aslında Https protokolü siteden ziyade kullanıcıyı korumaya yönelik bir güvenlik sistemidir. Google, SERP’te yer alan sitelerin kullanıcı güvenliğine önem verdiğini görmek istiyor olabilir. Dolayısıyla veri gizliliği kapsamında kullanıcı verilerinin güvenliği ve gizliliği konusunda hassas davranıyor olabilir. Bu yüzden de SSL’i zorunlu hale getirmek için adımlar atıyor olabilir.

Http’den Https’ye Geçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

SSL’e Geçiş Nasıl Olmalıdır?

Bir SSL sertifikasının siteye entegrasyonu sırasında dikkatli olunmalıdır. Yanlış veya eksik yapılan işlemler hem motivasyon kaybına hem de maddi kayıplara yol açabilir.

  • Tüm site kayıpsız bir şekilde SSL’e geçilmelidir.
  • SSL yönlendirmesi 301 kalıcı yönlendirme ile yapılmalıdır.
  • Standart sertifika 128 bit ve 256 bit veri şifreleme özelliğine sahiptir. Eğer kapsamlı ve büyük bir siteniz yoksa standart SSL kullanabilirsiniz.
  • Wildcard sertifika site ile birlikte tüm subdomainlerinizi de kapsayabilecek bir imkan sunar. Eğer büyük ve kapsamlı bir siteniz varsa Wildcard SSL kullanmalısınız.
  • SSL sertifikasının geçerlilik süresi önemlidir. Süre bitmeden uzatılmalıdır.
  • Sertifika kullanılan adres için alınmalıdır. Yani www.orneksite.com’u mu kullanıyorsunuz yoksa orneksite.com’u mu kullanıyorsunuz veya kullanacaksınız buna karar verip o şekilde alınmalıdır. Aksi takdirde sorunlar çıkabilir.
  • SSL’e geçtikten sonra Google Analytics kullanıyorsanızYönetici – Mülk Ayarları” bölümünde bulunan “Varsayılan URL” bölümünü “HTTPS” olarak güncellemeyi unutmayın.
  • Sitemap.xml ve Robots.txt kontrollerinizi yapın.
  • Search console’a SSL sertifikalı versiyonunu ekleyin. Ancak burada dikkat edilmesi gereken çoğu sitede canonical yapısı sayfaların kendinedir. Dolayısıyla Google’a baz almasını söyleyeceğiniz linki bildiren bu yapıyı Https’ye çevirdikten sonra Search Console ayarlarını gerçekleştirin ve bir süre Http olan yapıyı silmeyin.
  • Google’de “SSL Test” diye arattığınızda bir çok SSL test platformu çıkıyor. Bu platformlar aracılığı ile SSL’i test edebilirsiniz.
  • Http’den Https’ye geçtikten sonra Search Console’u daha sık ziyaret edip “Tarama Hataları” bölümünde SSL kaynaklı bir hata var mı yok mu kontrollerinizi yapmayı unutmayın.

Http’den Https’e geçiş ile ilgili benim unuttuğum veya sizin eklemek istediğiniz olursa aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz.

Google-SSL

SSL’e geçmeyi de unutmayın… 🙂

Mükemmel İşletme Instagramı İçin İpuçları

Kevin Systrom, Instagram’ı 2012’de 1 milyar dolara sattığında, severek kullandığımız Instagram bugün geldiği halinden uzak bir noktadaydı. Zaman içerisinde fazlasıyla büyüyen ve gelişen Instagram, sosyal medyanın kale platformlarından biri olmayı ve hayatımızın tam ortasına girmeyi başardı. Her yeni çıkan özellik bizleri daha fazla Instagram kullanmaya itti. Hatta Türkiye’de InstaStory kullanımı bu sene içinde çıkmasına rağmen yoğunluğu ile Instagram yönetimini dahi şaşırtmış durumda.

2017 itibariyle dev platformun istatistikleri şu şekilde ;

  • 700 milyon aktif instagram kullanıcısı
  • Günlük 400 milyon tekil kullanıcı
  • 250 milyon aktif günlük InstaStory kullanıcısı.

Rakamlar çılgınca gelebilir. Cümlenin başında Kevin Systrom’a atıfta bulunmamızın sebebi bu. Kim bilebilirdi bu denli bir platforma dönüşeceği.

Fakat yazımı “Mükemmel İşletme Instagramı İçin İpuçları” seçmemin asıl temel sebebi, kullanıcıların % 80’inin Instagram’da bir işi & işletmeyi takip etmesi ve bu da potansiyelini bir sosyal paylaşım platformundan öte pazarlama platformu olabileceğini gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.

Birçok işletme için sorulması gereken soru öncelikle görsel içeriğe odaklanan bir uygulama üzerindeki satış etkisini en üst düzeye çıkarmak için pazarlama stratejilerini nasıl olmalıdır?

İşletmeler için Instagram yazımızda, herhangi bir işletmenin marka bilinirliğini artırmak, potansiyel müşterileri çekmek ve topluluğun etkileşime geçmesi için teşvik etmek için Instagram’ı nasıl kullanabileceği konusunda bilgi edineceğiz.

Instagram’a İşletmenizi Kaydetme

İşletmenizin Instagram’da olması avantajlarını elde etmek için önce aşağıdaki adımlarla uygulayama kayıt olmanız gerekiyor. Instagram’a kayıt olmak için tıklayın.

  1. Instagram’ı edinip, Email adresiniz ile kayıt olun.
  2. Ücretsiz bir işletme profili oluşturun.
  3. Mesai saatleri, adres ve ilgili iletişim bilgileri gibi bilgileri ekleyin.
  4. Paylaşıma başlayın

Bitti. Bu kadar 🙂 Buraya kadar işlemler oldukça hızlı ve kolay. Ünlüler, ev markaları veya tanınmış kişiler, hesaplarında doğrulanmış bir rozet alabilir; Bu açıdan işletmeniz için rozet almanız önemli. Instagram’ın belli şartları var. Arada bir aracı yok direkt olarak Instagram ile iletişime geçerek rozet sahibi olabiliyorsunuz.

Bu konuyla ilgili verebileceğimiz tek tüyo, web sitesi ve diğer sosyal medya hesaplarının bağlı ve ilişkili olması olabilir.

Instagram hesabını edindiğinize göre, topluluğunuzu yönetmeye hazırsınız demektir. O zaman başlayalım…

İşletmeniz için Instagram Neden Önemlidir?

  • Görsel içerikler, yazılı içeriklere göre %65 daha fazla akılda kalıcı oluyor.
  • Bütün küresel internet tüketiminin %80’i video olarak biliniyor.
  • Günümüzün modern tüketicileri bir satış işlemi gerçekleştirmeden önce video analizleri değerlendiriyor.(kendinizden pay biçin)

Facebook içinde işletme sayfaları oldukça önemli fakat Instagram üzerinden yapılan paylaşımların daha çok yerine ulaştığı aşikar. 10 kat daha fazla görünüyor!

Instagram’a kayıt olmak için tıklayın.

Sanıyorum Instagram’ın işletmeler için önemi net olarak anlaşıldı. Şimdi başlayabiliriz.

İşletmeniz veya Ürünleriniz için Markalı Hashtag Oluşturun

Ürününüzü kullanan kullanıcılara, ürününüzü kullandıklarında fotoğraflarında etiketlemek için kısa ve hatırlaması kolay bir #hashtag verin. Örneğin, Redbull’un #PutaCanOnIt, Instagram ve Twitter’da tamamen viral bir şekilde büyüdü.

Hashtag İçin Araştırma Yapın

Neyse ki, Instagram ile ilgili hashtag araştırmak oldukça basittir. İşletmenizle alakalı hangi hash tag’ları en çok kullandığınızı yalnızca yazarak aratın, sonuçlar direkt karşınıza çıkacaktır. Bunu daha profesyonel şekilde yapmak isterseniz bu durumu çözmesi için geliştirilen bir çok analiz aracı mevcuttur. Bunları deneyebilirsiniz. Çünkü burada bulunan asıl risk sahiplenmek istediğiniz hashtag’in daha önce başka bir marka tarafından sahiplenmiş olup / olmamasıdır. Eğer böyle bir negatif sürece giderseniz bu işin içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Daha önce hiç kullanılmamış bir etiket belirlemek bu kampanyaların başlangıcı için önemlidir. Aksi halde başlamadan biter.
Mesela alttaki resim, ne kadar kötü ve itibar zedeleyici değil mi ?

Instagram Bio’yu Mantıklı Kullanın

Biliyorsunuz Instagram üzerinden link çıkışı yapılmıyor. (bio hariç) İşyerinizdeki özel tekliflere, yarışmalara veya hediye fırsatlarına bağlantıları sadece Instagram Bio kısmına koyabiliyorsunuz. Bu kısımda bu tarz fırsatlara yer vermek, kullanıcıları sizi takip etmeye teşvik edecektir. Ayrıca, dikkat çekici hashtag’ınızı bir kampanyaya burada yer verebilirsiniz. Genelde çoğu kişi gönderinin altına “bioda bulunan linke tıklayın” şeklinde yönlendirmeler yapar. Bu da mantıklıdır. Bunları atlamamak gerekiyor. Çünkü timeline’a biodaki link düşmediği için timeline’a düşen yaratıcı bir resimin altından linke yönlendirme yaparak sitenize trafik sağlayabilirsiniz.

Tutarlı Olun

Daha önce Sosyal Medya Yöneticisi ile ilgili Altın kurallar yazımızda değinmiştik. Bu kısımı dikkatlice okumanızı öneririz.

Trendleri Takip Edin

Realtime Marketing kolay bir iş değildir. Fakat gündemi ve trendleri takip eden bir Sosyal Medya Yöneticisi, aslında zaten gündemin içinde olduğu için viral etki yaratacak içerikler hazırlamakta çok fazla zorlanmayacaktır. Biraz yaratıcılık, biraz tasarım, zekice bir metin… işlem tamam.

InstaStory Kullanın

Instagram hikayelerinin kullanımını ve izlenme sayılarını yazımızın başında belirtmiştik. Burası bir cevher, burası bir pazar yeri 🙂 Tekrar değinmek gerekirse, Instagram öyküleri Snapchat’ın günlük kullanıcı sayısını (250 milyon günlük kullanıcı sayısını) aştı. Storyler yalnızca 24 saatlik bir süre boyunca bulunmakla birlikte, kısa ömürlü olmaları Instagram’ı kullanan işletmeler için bir avantaj olabilir. Burada strateji geliştirmek artık size kalmış durumda. 24 saatlik kampanyalar, özel günler vb.. Ek olarak onaylı ve 10.000 takipçi üzerindeki hesaplar InstaStory üzerinden link verebilmekte. En can alıcı kısım burası. Daha fazla methetmeye gerek yok sanırım…

Yüksek Kaliteli Resimler Kullanın

Aslında olayın doğası gereği, yani Instagram mecrasının iletişimi gereği bunu yapmamız gerekiyor. Bilindiği gibi bir resim paylaşım platformu. Paylaşmaya değer göreceğiniz resimleri paylaşın ya da şöyle diyelim kitlenizin görmesine değer olacak resimeler paylaşın. Sevilen bir Instagram sayfası olmak sadece işin ticari boyutu değil organik takipçi anlamında fayda sağlayacaktır.

Daha Fazla…

  • Çalışanlarınızın, işletmenizin hayvanları varsa, bunları paylaşın. İnsanlar hayvanlara bayılır!
  • Web sitenizin mobil anlamda kullanıcı deneyiminin üst seviyede olduğuna emin olun. Instagram’dan göndereceğiniz trafiğin tümü mobil olacağı için bu kısım oldukça önemli. https://www.clicksus.com/blog/mobil-seo-4-adimda-basari/ bu bağlantı kısa vadade işinizi görecektir.
  • Takipçilerinize önemli kilometre taşlarını anlatın. Yeni ofis, yeni ekip elemanı, iş ilanı, yeni alınan iş, yeni tasarlanan ürün gibi. İnsanlar merak ediyor!

Bütün bu veriler sonrasında sizin işletmeniz hala Instagram kullanmıyorsa hemen şimdi başlayın.

3 Altın Kural: Daha İyi Sosyal Medya Yöneticisi Olun!

Sosyal Medya Topluluk yöneticisi olarak asıl amacınız, markanızı sosyal paylaşım ağlarında savunmak, potansiyel müşterileri çevrimiçi bir toplulukta bulup meşgul etmek ve müşterinin markayla olan ilişkisini derinleştirmektir. Kulağa kolay geliyor değil mi? Herkes yapar gibi düşünüyorsunuz. Fakat göründüğü kadar elbette basit değil!

Topluluk yönetimi zorludur. Topluluğu anlamak, dinlemek, iletişimi sürekli sağlamak zorludur.

Aslında bir markanın sosyal medya iletişimini yönetmeye başladığınızda, müşteri beklentileri gittikçe daha zorlayıcı hale geliyor ve müşteri marka bilinirliğini bu zamana kadar olduğundan daha fazla kontrol ediyor. (bu en doğal hakkı.)

Sosyal Medya Topluluk Yöneticisi olarak, markanın topluluğunu yalnızca markayla ilişkilendirmekle kalmaz aynı zamanda topluluk genelinde markanın hedeflerine yine markanın iletişim dili ile ulaşmak önemlidir. Bütün bu süreçlerin yönetimi sorumluluk ve titizlik gerektiriyor.

İyi Müşteri Deneyimi Oluşturun

Aşırı yoğun bir dünyada yaşıyoruz, burada kullanıcılar sınırsız içeriğin dengesinde kaybolabiliyorlar. Bir gün içerisinde standart bir internet & sosyal medya kullanıcısı sayısız kampanya ve söylem görebiliyor. Hayatın akışında sizin markanızın iletişimi burada kaybolabilir. Bütün bu kargaşa aslında insanların tam aradıklarını, ihtiyaç duyduklarında bulmalarını zorlaştırıyor. İyi bir müşteri deneyimi oluşturmak için, müşterilerin markanızın içeriğini kolayca tanımlayabilmesi ve markanın diline aşina olması gereklidir. Sosyal medya kullanıcısının, sizin markanız olduğunu anlayabilmesi, ayırabilmesi için tutarlı marka mesajları, benzer bir görünüm ve his sağlamalısınız. Her platformda mesajlaşma ve içeriğin türünü o belirli platformu kullanarak kitleye hazırlayın. kısaca dijital reklamcılığın altın kuralı olan “Doğru kişiye, Doğru zamanda, Doğru mesajla” mottosu ile çalışmaları sürdürün. Tutarsız davranışlar sosyal medyada konumlanmayı zorlaştırmaktadır. Toparlamak gerekirse bir marka diliniz olsun. ( Ülker ve mutluluk gibi.)

Sohbete Teşvik Edin

Sosyal medya ağları için hazırlanmış pek çok mesaj türü vardır ve her ağ, belirli bir mesajlaşma tipiyle daha uyumludur. Her durumda, müşterinin mesajı değerli ve ihtiyaçlarına göre alakalı bulması önemlidir. Facebook üzerinde paylaştığınız metin LinkedIN için hiç uyumlu olmayabilir. Öncelikle bu metinleri dikkatli seçmek ve her mecranın kendi kitlesi ve alışkanlıklarına göre topluluğu markanızla etkileşime sokabilecek yapıda güncellemeler paylaşmalısınız. Bunun dışında özel günlerde verilen özel gün mesajları aslında herkesin yaptığının bir tık üstüne çıkmalısınız. 23 Nisan günü herkes aynı metni paylaşıyor. Siz bunu farklılaştırmayı ve viral etki yaratmayı deneyin! Emin olun bu konularda farklılık göstermek sizleri 1 adım öne taşıyacaktır.

İtibarı Geliştirmek İçin Verileri Kullanın

Her sosyal medya platformunda, itibar yönetimi yapmak için elbette mevcut olan itibarı ölçmek gerekmektedir. Bütün bunları ölçümlemek için çok sayıda analiz aracı bulunuyor. Bu araçları sık sık kullanın, kitleniz hakkında daha fazla fikir sahibi olun. Yaş, cinsiyet, sıklıklı yaptıkları eylemler, sizle beraber beğendikleri sayfalar gibi… Bu anlayışları bir başlangıç ​​ve sürekli etkileşim ölçütü olarak kullanın.

Diğer yandan sosyal medya analiz araçları, markanızın başarıyı nasıl ölçtüğünü anlamanıza yardımcı olur ve çabalarınızın başarılı olup olmadığını öğrenir, iyileştirme fırsatı verir ve size uygulanabilirlik sağlamak için bilgi verir. Kısacası KPI… Marka için bir KPI şablonu belirleyin ve bunu sürekli takip edin. Başarılı olup olmadığını açık yüreklilik ile ölçün, bunu tekrar edin.. En iyisini buluna kadar.

Görüyorsunuz değil mi? Sanıldığı kadar kolay değilmiş…

Başarıyı ölçmenize yardımcı olacak birkaç analitik araçların bir listesi:
Google Analytics – reklam yatırım getirinizi ölçmenizi ve sosyal ağ sitelerini izlemenizi sağlar.
Sprout Social – değerli eğilimleri ortaya çıkarmak için sosyal medya yönetimi bilgilerinizi izlemenize, ölçmenize ve bunlarla etkileşime girmenize yardımcı olur.
Hootsuite – tüm sosyal medya pazarlama çabalarınızı tek bir gösterge panosundan yöneterek zaman kazanmanızı sağlar.
Sprinklr – müşterileriniz için daha iyi ve kişisel deneyimler yaratmak için müşteri odaklı ekipleri bir araya getiren bir sosyal katılım platformudur.
Bit.ly – size Webin çevresindeki sık kullanılan bağlantılarınızı kısaltmak, paylaşmak, yönetmek ve analiz etmek için.

Hepsini Bir Araya Getirin

Tabii, zaten yoğun olan programda itibar yönetimi için bu görevinizi yerine getirmek zor olacaktır. Yukarıda yazılan maddeler 3 değil 33 bile olabilir. Ama iyi bir başlangıç yapmak istiyorsak bu temel maddeler üzerine yoğunlaşmak fayda sağlayacaktır. Sosyal Medya Müşteri topluluğunuz ve markanız arasındaki bağlantıyı daha fazla güçlendirmek istiyorsanız emin olun fazlasını yapmanız gerekecektir.

Faydalı 3 SEO Chrome Eklentisi

SEO meraklılarının dikkatini çekecek bu eklentilerle SEO’ya dair gerçekleştireceğiniz aksiyonları bilimsel verilere dayandırabilir ve hataları açıkça görebilirsiniz. Genel olarak kullanılan pek çok SEO aracı mevcut tabi ki ancak daha pratik ve daha hızlı çalışma yapmak isteyenlere yönelik internet tarayıcılarında kullanılabilen birçok araç mevcut. 2017 senesinde en popüler olanları derlediğimiz bu içeriği okuduktan sonra SEO’ya dair sizlerin de kullandığı tarayıcı eklentileri varsa yorum bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz.

SEO CHROME EKLENTİLERİ

1 – MOZBAR

400.000 üzeri yüklemeye sahip olan MOZBAR on-page konularına dair faydalı olabilecek bilgiler veriyor.  Pek çok metriği içerisinde barındıran MOZBAR genel bir overview ile de incelemek istediğiniz site hakkında sizleri bilgilendiriyor.

mozbar-chrome-seo-eklenti

2 – Ayima Redirect Path

Bu eklenti ile girdiğiniz sitedeki yönlendirmeleri, yönlendirme hatalarını, sunucu hatalarını vb. pek çok şeyi basitçe görebilirsiniz. Aşağıdaki görsel örnek mevcuttur.

ayime-path-seo-chrome-eklenti

3 – SEO META in 1 CLICK

Bu eklenti ile on-page tarafta H etiketi hiyerarşisi, meta düzenleri vb.  SEO konularını açıkça görebilirsiniz. Daha detaya inersek görselleri, linkleri, canonical URL yapısını, meta tagları, sayfa hızlarını da eklentinin içerisinde bulabilmeniz mümkün. Aşağıdaki görselde zaten eklentinin içerisinde neler bulabileceğinizi net olarak görebilirsiniz.

SEO-Meta-In-Meta-Chrome-Eklenti

Başlangıç seviyesi hızlı ve pratik analizler için hem zamandan kazanabileceğiniz hem de on-page ile ilgili düzenlemelere dair fikir sahibi olabileceğiniz bu eklentiler 2017 Google Chrome ‘da kullanılan en popüler ve faydalı eklentiler olarak literatürde yerini almış durumda.

Youtube Rakiplerimin Anahtar Kelimelerini Nasıl Görebilirim?

Youtube etiketlerini aslında bütün web sitelerinin keyword etiketlerinde olduğu gibi kaynak kod üzerinden görüntüleyebiliyoruz. Bu yazımızda bilinçli bir şekilde SEO ile uğraşan herkesin bilebileceği fakat Youtube video içerik üreticisi arkadaşlarımızın belki gözünden kaçan bir noktaya değineceğiz. Biliyorsunuz Youtube arayüzünde videonun açıklama kısmı gözükmekte fakat video sahibinin yazdığı anahtar kelimeler gözükmemektedir.

YouTube etiketlerini herhangi bir videonun görüntüleme kaynağı kodundaki <meta name=”keywords” content=”[keywords]”> alanından görebilirsiniz.

youtube-keyword-meta

Peki nasıl,

Sayfa kaynağını açtıktan sonra, “keywords” meta etiketi için CTRL-F’yi yaparak arama yapabiliriz. Youtube üzerinde üstteki resimde gördüğünüz gibi hem description hem keyword kısmını görebiliyoruz. Description kısmı zaten Youtube arayüzünde videonun altında gözüken kısım.

Bu kadar basit…